0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Bel fıtığına ozonlu çözüm 

Şiddetli ağrıya neden olan bel fıtığından ameliyatsız kurtulmak mümkün. Ozon tedavisi sayesinde ağrı 2-3 gün içerisinde yok oluyor.

Her beli ağrıyan 'bel fıtığı oldum' diyor, doğrusu bel ağrılarının yüzde 15 kadarı bel fıtığıdır. Belde en sık gördüğümüz rahatsızlık, kendini bel tutulmalarıyla gösteren bizim faset dediğimiz belin arka kısmında bulunan ve omurgalarımızı birbirine bağlayan kelepçelerde (küçük eklemlerde) ortaya çıkan sorunlardır. 

Tetikleyen etkenler

Başka en sık görülen bel ağrısı nedenlerinden birisi de dejeneratif disk hastalığıdır. Bel ağrısına neden olan daha bir çok problem vardır, stres, omurga çökmeleri (kemik erimesine bağlı), bel kaymaları, aşırı zorlanmalar, düşme çarpmalar, ağır kaldırmalar, başka rahatsızlıkların yansımaları, kanser ve metaztazları ve nöropatik ağrılar gibi daha bir çok sorun bel ağrısına neden olabilmektedir. 

Ozon ile yapılan bel-boyun fıtığı tedavilerinde yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir. Hasta narkoz almamakta kesme biçme olmadığı için kansız olan bu uygulama 5 dakika gibi çok kısa bir sürede gerçekleşmekte ve işlemden sonra hasta hemen evine yürüyerek gidebilmektedir. İşlemden hemen sonra fıtık ağrısı hemen geçmeyebilir birkaç gün beklemek gerekir. Genellikle tek uygulama yeterli olmaktadır, dirençli bazı vakalarda işlem tekrarlanabilir ve güvenli bir yöntemdir. 

AKTİF OKSİJEN İÇERİR

Ozon da nereden çıktı diyebilirsiniz? Çünkü gün geçmiyor ki televizyonlarda 'ozon şöyle zayıflatır böyle güzelleştir kanser hücrelerini öldürür' gibi haberler yapılıyor. Evet bunları da yapabilir. Fakat biz OZON’u başlıca ağrı tedavisinde kullanıyoruz. Oksijeni 02 olarak biliyoruz OZON ise O3 tür. Yani yüzde 95-99 oksijenden elde edilen bir gaz olup birçok hastalığın tedavisinde kullanılan “aktif oksijendir”. Ağrı tedavisinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle bel boyun ağrılarında ve kireçlenme tedavilerinde kullanılmaktadır ilaç uygulamalarından yarar görmeyen hastalarda çok iyi sonuçlar elde edilmektedir. 

Bacağa vuran ağrı

Belde bulunan omurlarımızın arasında esnekliği sağlayan, bir anlamda amortisör görevi gören yastıkçıklar bulunur. Biz bunlara disk diyoruz. Herhangi bir nedenden dolayı bu disklerin yapısı bozularak baloncuk halinde çıkıntılar oluşturular. Bu duruma bel fıtığı denir. Fıtıklar MR görüntülerine göre bazı tanımlamalar alır. Başlangıç döneminde olanlara bulging, daha büyük olanlarına protrüzyon, patlamış olanlarına ekstrüde disk, eğer parça kopması olmuş ise buna da sekestre disk tanımlaması yapılır. Bu fıtıklar genellikle tek tarflı olup, belden, kalçadan aşağı sağ veya sol ayağa vuran ağrı ve uyuşmalara neden olur. 

Neden şiddetli ağrı duyarız? 

Diskin çıkıntıları (fıtıklar) ayağa giden sinirin üzerine basar, siniri sıkıştırır, sinirin mikro dolaşımı bozulur, sinir oksijensiz kalır şişerek şiddetli ağrılara neden olur. Bu durum fıtığın mekanik etkisi ile oluşur. Diğer ağrı oluşum mekanizması ise diskin içinden ağrıya neden olucu maddelerin salınımıdır. Bu duruma da şimik (kimyasal) irritasyon diyoruz. Tedavi bu iki mekanizmayı düzetmeyi amaçlar: yani mekanik basıyı ortadan kaldırmak  ve kimyasal irritasyona engel olmak. 

Ameliyat şart mıdır? 

Bel fıtığının ameliyatlık olabilmesi için gittikçe artan kuvvet kaybı, o taraf  bacakta refleks kaybı ve incelmenin başlaması, idrar veya büyük abdetsini tutamama gibi durumlardır. Biz bunlara ilerleyici nörolojik defisit diyoruz. Kesin ameliyat denilmesi için bu koşullardan birinin tesbit edilmesi gereklidir. Ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar da tedavinin başında verilir.

KİMLERE UYGULANIR? 

Mutlaka bu tekniğin eğitimini almış ve Sağlık Bakanlığı tarafından bu yetki kendisine verilmiş deneyimli uzmanlar tarafından uygulanmalıdır. Bu yöntemi teklif eden uzmanın belgesini görmek en tabii hakkınızdır. Neşter ve narkoza gerek duyulmayan kansız fakat ameliyathane koşullarında ve görüntüleme cihazları eşliğinde yapılması gereken bir tedavi şeklidir. 

EN ZARARSIZ YÖNTEM 

Bel fıtıklarını tedavi etmek amacıyla fıtığa neden olan omurlar arasındaki disklerin içersine ozon gazı verilmesiyle gerçekleştirilen işleme verilen addır. Bu işlem, tıbbi literatürde Ozon Diskolizis, Ozon diskektomi başlıkları altında sunulmaktadır. Daha önceleri bel-boyun fıtıklarını tedavi etmek için kullanılan yöntemler arasında insan bünyesine en zararsız yöntem olarak güncel girişimler arasında yerini almıştır. İlk uygulamalar İtalya’da başlamış ve hızla dünyaya yayılmıştır. Biz de Türkiye’de bu yöntemin ilk uygulamaya başlatanlardan yutiçi ve yurt dışında bu yöntemin uygulama tekniği eğitimini verenlerdeniz.

İLAÇLAR ÇARE OLMADIYSA! 

Özellikle yeni oluşmuş bel fıtığının her çeşidinde uygulanabilir. Kısaca ilaçlardan ve diğer konservatif tedavilerden yarar görmeyen hastalara uygulanması tercih edilir. Ameliyat olmuş fakat ağrıları geçmemiş hastalara yada ameliyattan sonra oluşan nüks fıtıklara da uygulanır. 

BUNLARA DİKKAT  

- Şüphelenilen ya da bilinen gebelik durumlarında (bebek radyasyondan zarar görmesin diye) 

- Bir başka hastalık nedeni ile tedavi görüdüğü süreçte doktorunun uygun görmemesi. 

- Kan pıhtılaşma bozukları olan hastalarda dikkatle,  kan sulandırıcı ilaç alanlarda ise ilaç kesilip bazı tedbirler alındıktan sonra uygulanır. 

- Hard disk dediğimiz çok sertleşmiş fıtıklarda tercih etmiyoruz, bu tür dumlar için başka ameliyatsız çözümler sunulabilir. 

- Çok gecikmiş patlamış fıtıklarda ve sekestre dediğimiz parça kopmuş fıtıklarda uygulanmaz. 

Başarı oranı yüksek

Bugüne kadar binlerce hastaya uyguladığımız bu yüz güldürücü yöntem, bel ve boyun fıtıklarında diğer uygulanan yöntemlere göre daha büyük avantajlara sahiptir. Doğal bir tedavi olduğu için vucuda asla zarar vermez, yan etkileri hemen hemen yoktur. Diğer yöntemlere üstünlüğü kısa sürmesi, ucuz olması, hastanın o saat hastaneden yürüyerek ayrılabilmesi, iş kaybına neden olmaması, ve işlemin mekanik hiçbir zararının olmamasıdır. Bugüne kadar binlerce hastaya uygulanan bu yöntem ile bel ve boyun fıtığından yakınan hastalar şikayetlerinden kurtulmuşlardır. Başarı oranı ortalama yüzde 65-92 arasında değişmektedir.

Prof. Dr. Nurettin Lüleci Diğer Yazıları

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanan aydınlatma metnimizi okumak için buraya, mevzuata uygun çerez politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya, gizlilik politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.
closeX
<<<<<<< Updated upstream >>>>>>> Stashed changes