• Bist 100
    101447
  • Dolar
    5,7082
  • Euro
    6,3222
  • Altın
    275,5960
İstanbul
15 / 22
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Nereye gidiyoruz?

Gün geçmiyor ki, yazılı ve görsel ki, yazılı ve görsel medyada bir kadın cinayeti haberi yer almasın!.. 

Bazıları kötü bir haber olarak algılanırken, toplum üzerindeki etkileri 24 saat sonra yerini başka bir kadın cinayeti haberi yer almasın!.. 

Bazıları kötü bir haber olarak algılanırken, toplum üzerindeki etkileri 24 saat sonra yerini başka bir olaya bırakır, bazıları da Emine Bulut cinayetinde olduğu gibi toplumsal infiallere sebep olmaktadır… 

Cumhurbaşkanı’ndan tutun, siyasetçilerden kadın derneklerine kadar tüm sivil toplum örgütleri bu infiallerde topluma öncülük etmektedirler!.. 

İyi de yapıyorlar!.. 

Sosyal medya derseniz, orada her konuda atış serbest olduğu gibi, durum daha canlı!.. 

Ama ölçü de yok bu alanda!.. 

Emine Bulut cinayeti neden daha çok ses getirdi diye düşünürsek, şu gerçekle karşılaşırız: 

Cinayet, bir vatandaş tarafından cep telefonuyla görüntülendi ve sosyal medyada yayınlandı… 

Bir insanın hem de kocası olacak adam tarafından bıçaklanırken, kadıncağızın “ölmek istemiyorum!” feryadını 10 yaşındaki kızının “ne olur ölme anne!” çığlığı tolumu infiale sürükledi!.. 

İdam sesleri tâ Cumhurbaşkanına kadar toplumun her kesiminden yankı buldu!.. 

Peki, bu cani yarın-öbür gün hapishanede bir şekilde ölse, toplum da oh olsun, cezasını buldu deyip yürek soğutsa veya ağır müebbete çarpılsa, mesela kapanmış mı olacak? 

Eğer çare buysa, kolay!.. 

Bu şuna benziyor: bir ülkede salgın hastalık var, her gün ülkenin muhtelif bölgelerinde insanlar ölüyor!.. 

Yetkililer ise mitingler düzenleyerek, hastalığı tel’in eden hamasî nutuklar atıyorlar!.. Bu mitingler, bu hamasî, demeçler bu sorunu çözüyor mu?  

Evet diyorsanız, tamam bir diyeceğim yok!.. Beni de konuşmacı olarak bu mitinglerinize çağırın, vallahi yeri-göğü inletirim. Erkekler, artık caddelerde bile rahat yürüyemezler!.. 

Aklımızı başımıza toplayalım: bir ülkede bulaşıcı-salgın bir hastalık varsa laboratuvarlar ve sağlık personeli 24 saat aralıksız çalışmalı, yöneticiler de onlara ihtiyaç duydukları her imkânı sağlamalı. 

Çözüm ancak böyle bulunur!.. 

Nutuklarla, tel’inlerle, hamasetle kendi yüreğinizdeki öfkeyi geçici olarak hafifletirsiniz!.. 

Nereye kadar?.. 

Yani bir cinayete kadar!.. 

Yeni bir cinayetle, kaldığınız yerden hamasî nutuklara devam edersiniz!.. 

Bu cinayetlerin üzerinde küçük çaplı da olsa, bilimseli bırakın, azıcık azıcık bilimsellik kokan bir araştırma yaptırdınız mı?.. 

Hayır!.. 

Beyler, aileyi bitiriyoruz!.. Yakında karı koca kucaklarında bıçakla yatıyorlar şeklinde saçma sapan haberler okursanız şaşırmayın!.. 

Böyle giderse, şaşırmazsınız biliyorum. 

Manyağın biriydi der, geçersiniz!,,    

Aile, bitiyor!.. 

Çare?.. Var, var!.. 

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları