0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Biz yine de yoğurdu üfleyelim!

Tunus’ta başlayıp tüm Ortadoğu’yu alt-üst eden ve adına Arap Baharı denilen süreci bütün sıcaklığıyla hatırlıyoruz… Hatırlıyoruz ne kelime, hâlen devam ediyor!.. 

Bu işgal, parçalama, tüketme, aynı coğrafyayı, aynı inanç ve kültürü, hatta tarihî kaderi yüzyıllardır paylaşan insanları birbirine düşüren bu emperyal projeye kim Arap Baharı adını taktı, bunu hâlâ çözemedim. 

Tıpkı savaşa, barış harekâtı adını takmak gibi!.. 

Nasıl da heyecanlanmıştık, değil mi?.. 

Yaklaşık yarım asırdan fazla bir süredir totaliter yönetimler tarafından yönetilen İslam coğrafyasına artık demokrasi geliyordu… Şuursuz bir sevinç ve kontrolsüz bir sokak!.. 

O günlerde çok yazdım, çok söyledim: 

Batı, Zeynelabidin b. Ali’den vazgeçer, ama Tunus’tan vazgeçmeyecektir! 

Kaddafi’den vazgeçer, ama Libya’dan vazgeçmeyecektir! 

Mübarek’ten vazgeçer, ama Mısır’dan vazgeçmeyecektir!.. 

Nitekim bu coğrafya Mübarek’i Kaddafi’yi, hatta Saddam’ı arar hâle geldi!.. 

Batı, çekiliyorum dediği Afganistan’dan çekildi mi? 

Çekiliyorum dediği Irak’tan çekildi mi?.. 

Şimdi de Suriye’den çekileceğini söylüyor!.. 

Tırlara bir şeyler yükleyip, Irak’a doğru yola koyuluyor!.. 

DEAŞ’ı zaten bitirdik, kalan kısmını da Türkiye halleder, güveniyoruz diyor!.. 

Rusya sessiz, İran sessiz… Hele hele İsrail sükût orucuna başlamış!.. Fransa birazcık başını köşeden çıkarmış gibi… Neyse!.. 

Kısaca bütün alan bize kalmış!.. 

Hâ, PYD’ye epey, hatırı sayılır çapta silah ve mühimmat vermiş ama, nihayetinde toplama bir örgüt!.. 

Futbol üzerinden analiz edersek, Türkiye Real Madrid, rakip ise formaları, kramponları olan bir köy takımı!.. 

Bu maçın sonu şöyle mi olur: ABD, Rusya, İran, İsrail ve AB ülkeleri tribünde seyirci olacaklar, yeneni alkışlayacaklar!.. 

Vallahi dostlar 40 yıllık akademik birikimim bu işi çözemedi!.. 

Ortadoğu coğrafyasını, demografik yapılarının sosyo-kültürel özelliklerini bilen, bölgede onlarca konferans veren, bir o kadar sempozyuma katılıp bildiri sunan, Esed’le aynı masada yemek yiyen, az-çok okuduğunu, dinlediğini, gördüğünü analiz edebilen biri olarak diyorum ki, bu önümüze konan yoğurt da olsa, süt muamelesi yapalım!.. 

Hele hele Batı basınındaki bizi biraz pohpohlayan haberler, demeçlerdeki methiye kelimeleri beni kuşkulandırıyor!.. 

Şunu da not edeyim: Türkiye’nin takip ettiği politika, doğru bir politika!.. Ahlâkî açıdan ise mükemmel!.. 

Önümüze konan yoğurt. Daha doğrusu benziyor!.. 

Ama biz yine de ona süt muamelesi yapalım!.. 

Temkinli olmak, korkaklık değildir!.. 

Bir de seçime gidiyoruz… Bunu da akılda tutalım!

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları