0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Terör ve moda 

Bir millet arasında kanun ve nizama boyun eğme fikri yok olup, herkes hareketlerinde keyfine tabi olursa, o millet, dekadans denilen yok olma felaketine kadar gider... 
1930'lu yıllarda, bölücüler, Ağrı Dağı’nın zirvelerine yerleşir, günün şartları içinde ve elimizdeki askeri uçakların kabiliyetinin yetersizliği sebebiyle, buraya tam ve mütekamil bir operasyon yapılamadığı için, buradaki fesat yuvaları, memleket içindeki ve dışındaki bazılarına ümit verirdi. Ağrı Dağı’nın yerini daha sonra Kandil aldı. 

Siyasete yön veren araçlar ve bunların “görünen” idarecilerinin kimlikleri, ülkeye ve döneme göre her zaman değişir. Kıyafet alanındaki moda gibi, siyasete yön veren eylem türlerinin de modası vardır. CHP döneminde Meclis’te Arapça ezanlar okunur, Atatürk'ü Koruma Kanunu’nun sahibi Demokrat Parti iktidarında Atatürk heykelleri parçalanır, Atatürk’ten bahsetmeyen tarih kitapları, Milli Türk Talebe Birliği’nce törenle yakılır ve külleri yazarına gönderilirdi. Radyo’dan saat başı verilen “Ajanslar”la, vatandaş Komünizm’e karşı “uyanık ol”maya çağırılır, memleket saat ayarının yanısıra, halka bir de NATO ayarı yapılırdı. 

Mucidi CIA olan “Kızıl Domuz” ifadesiyle İslam dünyası içinde aşağılanmak istenen ve “Tüm dünyayı dinsiz yapacaklar, aman dikkat” denilen Rus Komünistler, tehdit ve tehlike olmaktan kendiliğinden çıktı. Karşıt görüşlü grupların provakatif hadiselerle karşı karşıya getirilmesiyle yapılan hareketlerin yerini, bir avuç yetiştirilmiş terörist eylemleri aldı. 
Meydana gelen bütün savaşlara bir koalisyon tarafından karar verildiğinden, savaşın; savaş koalisyonunu oluşturan her bir tarafın menfaatlerini savunacak şekilde çok sayıda hedefi gözetmesi doğaldır. Misyon tamamlanınca, Taliban, El Kaide ve IŞİD gibi örgütlerce, din uğruna yapıldığı ileri sürülen mücadele de tedavülden kalkacaktır. 
 

Terör olayları ve manüplasyon 

İngiliz Haber Ajansı Reuters, 5 Ocak 1999 günü abonelerine şu haberi geçmişti: "Soğuk Savaş dönemi sırasında iki süper gücün, sınır ötesi operasyonlarında önemli roller oynayan casuslar, artık uluslararası finansal operasyonlar için kafa yoruyorlar." 

Günümüz küresel mücadelesinin araçları, terör örgütleri ve ekonomik manüplasyonlardır. Yemen’le Suud arasındaki mücadele, bölgesel düzeyde dahi ne “etkileyen” ve ne de “belirleyen”dir, mücadele her zaman olduğu gibi, büyük güçler arasındadır. 

Küresel güçlerin dünya ölçeğinde yürüttüğü mücadelenin görünen yüzünde terörü yok etmek, demokrasi getirmek olduğu söylense bile, temelde diğer ekonomilerin enerji ve hammadde kaynaklarına, pazarlarına hükmetmek ve onları kontrol altında tutmak arzusu yatar. 
Yeryüzü, giderek gökyüzünün hakimiyetine girerken, gökyüzünde salınan Mata Hari'ler, fersah fersah uzaklardan köstebek yuvalarını dahi dinlerken, ABD ve NATO gibi küresel güçlerin, terörle mücadele ettiği ama arzulanan seviyede başarılı olamadıkları düşünülemez. Sahibince, kullanılan bir aracın yok edilmesini beklemek, ahmaklık alametidir. 

Doğal ömrünü tamamlamak üzere olan bir yapı, yüksek bir bedelle bize satılmak isteniyor. Gelişmeler, provakasyon hadiseleri çıkarma ve ülkeleri istikrarsızlaştırmada, insanlı terör örgütlerinin yerini, insansız hava araçlarının alacağını gösteriyor. 
Uluslararası terörizm, artık uzayda cereyan edecek.  

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanan aydınlatma metnimizi okumak için buraya, mevzuata uygun çerez politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya, gizlilik politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.
closeX