• Bist 100
    101849
  • Dolar
    5,6592
  • Euro
    6,3832
  • Altın
    259,2910
İstanbul
21 / 31
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Diş fırçalamanın önemi

Ağız ve diş sağlığının bozulması, kalp, böbrek ve romatizma gibi hastalıkları tetikleyebilmektedir. Bakımlı bir ağız, dişlerin düzenli olarak fırçalanmasıyla kazanılır. Ebeveynler, çocuklarına diş fırçalama ve diş bakım alışkanlığını, bebeklik çağında kazandırmalıdır. Doğru ve düzenli gerçekleştirilen diş fırçalamayla diş çürükleri ve dişeti hastalıklarının oluşum riski çok azalır. Dişler etkili bir şekilde fırçalanmadığında, tüketilen gıda parçaları üzerinde kalabilir. Başlangıçta yumuşak olan bu birikintiler, tükürük içindeki minerallerin de çökelmesiyle sertleşerek, diş taşı (tartar) oluşumuna neden olur. Diş taşı, yoğun bakteri içerir ve sertleştiği için fırçalamayla uzaklaştırılamaz. En çok tükürük bezlerinin ağza açıldığı yerlerde rastlanır. Bu bölgeler alt çene ön kesici dişlerin iç kısmı ve üst çene azı dişlerinin yanağa bakan yüzeyleridir. Diş taşlarının yoğun olarak biriktiği bir başka durum ise eksik dişlerin bulunduğu bölgelerde fonksiyon eksikliğine bağlı olarak biriken diş taşlarıdır. 

Periyodik diş temizliği 

Özel ultrasonik cihazlar yardımıyla yüksek frekanslarda titreşimle diş taşları dişten uzaklaştırılır. Dişeti cebi içindeki taşların temizliğinde ise bazen el aletleriyle detartraj ve dişeti küretajı yapılır. Dişeti küretajı, dişeti cebi içindeki sağlıksız granülasyon dokusunun alınmasıdır. Dişeti rahatsızlıklarıyla başa çıkabilmek için, ağız hijyenine çok dikkat edilmelidir. Normal şartlarda 6 aylık periyodik diş hekimi kontrollerinde, tüm ağzın muayenesiyle birlikte diş taşı temizliği (detartraj) de yapılır. Ancak bazı ağızlarda daha sık detartraj işlemi yapılması gerekebilir. Çünkü, diş taşının birikim hızı ve miktarı kişiden kişiye değişir. Diş hekimlerinin hastalarına önerdiği aralıklarda diş taşlarının temizlenmesi gerekir.  

Ağız kokusunun nedenleri 

Ne kadar bakımlı olursanız olun, ağız kokusu insanların sizden uzaklaşmasına yol açacak kadar ciddi bir problemdir. Hem özel yaşamı hem de sosyal yaşamı olumsuz olarak etkiler. Ağız kokusu, yüzde 90 ağız içi nedenlerden kaynaklanır. Dişler fırçalanıp düzenli ağız bakımı yapılmazsa, yiyecek artıkları dişler arasında, dilin ve dişetlerinin üzerinde birikerek ağızda kalır ve bir süre sonra ağız kokusuna neden olur. Sarımsak, soğan gibi kötü kokulu yiyecekler yenildiğinde de belirli bir süre geçene kadar bu koku ortadan kalkmaz. Dişeti hastalığında, hastalar derin dişeti ceplerine tam olarak ulaşıp temizliğini sağlayamayabilir. Bu cepler ağız kokusuna neden olur. Ağızda bulunan çürük dişler, taşkın ve komşu dişlerle kontağı olmayan dolgular, anormal diş temasları ve diş morfolojisinin kaybı, yiyeceklerin bu bölgelerde birikmesine neden olarak ağız kokusu oluşturur. Uyumsuz ve kötü kullanılan protezler ve ağız içindeki tümörler de ağız kokusuna neden olabilir. ağız kokusu sosyal yaşamda oldukça rahatsız edici bir durum olduğu için ihmal edilmemelidir. Zira ufak müdahalelerle bu sorundan tamamen kurtulabilinir. 

Ferah bir nefes için yapılması gerekenler 

Ağızdaki dişeti hastalıkları ve diş çürükleri tedavi edilmelidir. Ağız ve diş sağlığına dikkat edilmeli, günde en az 2 kez florürlü bir diş macunuyla dişler fırçalanmalı ve günde bir kez diş ipi kullanılmalıdır. Diş fırçalama sırasında dilin de fırçalanması gerekir. Kullanılan protezlerin bakımına özen gösterilmelidir. Eğer dişlerinize yapılan müdahalelerden sonra hala ağız kokusundan şikayetçiyseniz, diğer sebepleri de araştırmak gerekir. 

Diş Hekimi İlker Erdoğan Diğer Yazıları