• Bist 100
    99806.2
  • Dolar
    5,6855
  • Euro
    6,4007
  • Altın
    258,4570
İstanbul
21 / 30
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

İşini hakkıyla yapan Şenol Güneş!

Geçen yazımda, ‘’Herkes işini hakkıyla yapsa’’ başlığını kullanmıştım, tevafuk bu ki, Türkiye Fransa’yı tarihinde ilk kez mağlup etti! 

Uzun bir zamandan sonra milletimiz bu netice ile moral kazanmış, Avrupa’da özellikle de Fransa'da yaşayan kardeşlerimizin buruk geçen bayramı neşeyle neticelenmiştir! 

Ramazan müddetince Fransa’da bulunduğum süre içerisinde herkesin dilinde, gözünde bayram vardı! 

Her bayram olduğu gibi bu bayram da bayram tadında kutlanamayacaktı, çünkü sabah bayram namazına gidilemeyecek, evde evlatlar babalarının dedelerinin ellerini öpemeden babalar, dedeler işe gideceklerdi! 

Oysa, Fransa nüfusunun neredeyse %10’u Müslüman olmasına rağmen bırakınız bayramda tatil olmasını, ibadethane yapma izni bile almak neredeyse imkânsız halde! 

Ramazan ayı süresince kaldığım Strasburg şehrinde DİTİB (Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği), cami inşaatı için çıkacak izni hala beklemekteydi! Avrupa’nın birçok yerinde cami bulunmakta, lakin o cami izinlerinin nasıl alındığını, bir de orada yaşayan vatandaşlarımıza sorun! 

Neresi burası, Fransa! 

Hangi Fransa? 

AB (Avrupa Birliği) Parlamentosunun bulunduğu, Fransa! 

Başka? 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bulunduğu, Fransa? 

Peki, nüfusunun neredeyse %10’u Müslüman olmasına, ibadet hakkının temel insan haklarından olmasına rağmen, bu insanların bayramlarını ağız tadıyla kutlamasına bile müsaade etmeyen Fransa! 

Bebek, yaşlı, genç demeden insanları katleden PKK terör örgütüne, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve AB Parlamentosu önünde çadır kurduran Fransa! 

15 Temmuz 2016’da Gazi Meclisi bombalayan, insanımızı katleden FETÖ terör örgütü pisliklerinin sokaklarında, devlet dairelerinde fink atmasına müsaade eden Fransa! 

Senin adın Türk ise, -ki Avrupa’nın gözünde Türk eşittir İslam-  Avrupa’nın insan ve insan hakları ölçütü bu! 

Türkiye Fransa maçı oynanırken 2. golden sonra Ramazan süresince müdavimi olduğum kahvehanedeki dostları aradım, istisnasız hepsi ağlıyordu! 

Neden mi? 

Sevinçten... 

Neden mi? 

Vatandan, sıladan ayrı buruk geçen bayramı bayram yapan o iki golün sevincinden... 

İşte bu sevinç, üstünden daha 24 saat geçmeden, Avrupa’nın adı devlet gerçekte bir şehir ebadındaki devleti İzlanda'ya varıncaya  kadar, Avrupa’yı nasıl da çıldırttı! 

Türk Milli Takımının , bugün saat 21:45’te oynayacağı İzlanda maçı için, İzlanda’ya girişinde gördüğü muamele, Avrupa’nın bize bakışının en güzel göstergesiydi! Bu muamele karşısında kaptan Emre Belezoğlu’nun şu sözleri de bizim duygularımıza ne güzel tercüman oldu, ‘’Kurban olsunlar benim ülkeme’’! 

Sonuç ne olur, bilmiyorum! 

Ben ve milyonlarca Türk’ün bildiği bir şey var ki, içimiz rahat ve Milli Takımımıza güveniyoruz! 

Peki, bizim çifte bayram yapmamıza, Fransa’daki buruk bayram yaşayan insanlarımızın buruk bayramını bayram sevincine boğan ve bugün içimizin rahat olmasında en önemli etken nedir? 

İşin Sayın Şenol Güneş gibi işinin ehli birine verilmesi ve o ehil insanın ve kadrosunun işini hakkıyla yapmasıdır! 

Anlatmak istediğim tam da buydu! 

Biz işi ehline verirsek, yükü paylaşmış, bir tek kişi ya da kişilerin omuzuna yüklememiş olacağız! 

Unutmayalım ki, biz zaferle değil seferle görevliyiz! 

Biz seferimizi layıkıyla yaparsak, zafer elbet inananların olacaktır, bu hep böyle olmuştur!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları