• Bist 100
    101849
  • Dolar
    5,6592
  • Euro
    6,3832
  • Altın
    258,2850
İstanbul
19 / 28
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

İttifakların doğurduğu ihtilaflar!

Farkında mısınız bilmem, siyaset arenasının kimyası iyice bozuldu! Bir başka ifadeyle siyaset, yönetme sanatı olmaktan ziyade, “yönetmemek, yemek” sanatı haline geldi! 

Önce şu siyaset nedir, kısaca onu bir netleştirelim ki meramımız hiçbir “yemeye, yenilmeye” mahal bırakmadan açıkça anlaşılsın, çünkü bu “yeme” ve “yenilme” mevzuunda çok mustarip, mağdur olmuş sonrasında da çok ama çok şey deme hakkım olduğu halde susmayı, her şeyi Allah’a havale etmeyi tercih etmiş  biriyim! 
Siyaset yönetme sanatıdır, güncel bir ifadeyle de devlet yönetme sanatıdır. Siyasetin yasama, yürütme ve yargı  gibi erkleri vardır. 
Siyasetçi; yasama, yürütme ve yargı erklerinde görev alan seçilmiş veya görevlendirilmiş (atanmış) kişidir. 
Politika ise amaca ulaşmak için üretilen yol veya yöntemdir. 
Politikacı, politika üreten (düşünen ve tasarlayan) kişidir. 
Siyasetçi hem politika üretir, hem de ürettiği ya da üretilmiş politikaları yürütür, yani kuvvetler ayrılığı prensibinde, mensubu olduğu erk adına siyaset eder. Siyasetçinin siyasetçi vasfı, politikacı vasfının daima önündedir. 
Herkes  politika üretebilir, dolayısıyla herkes politikacı olabilir fakat kendisini siyasetçi yerine koyamaz. 
Şöyle ki, başarılı siyasetçiler iyi politikacılardan oluşmuş kadrolara sahip kişilerdir. Elbette hem politikacı vasfı hem de siyasetçi vasfı olup başarılı olan kişiler de olmuştur ve de olacaktır! Günümüzün en iyi örneği de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır! 
Bu arada iktidar olmadan da politikacı ve siyasetçi kimliği ile yönetime etki etmiş bir nevi devlet yönetiminde olmuş kişiler de olmuştur ki günümüzde bu duruma en güzel örnek MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Beydir. 
Siyaset etmek, sadece siyasetçilerin görevi ve sorumluluğudur. Siyasetçi de bu yetkiyi demokrasilerde milletten alır. 
İmdi, bu tariften sonra bir takım  siyasetçi ve politikacılarımıza bir baksak acaba ne görürüz? 
Birincisi, istihdamda  işgücünün yüzde yetmişlere varan oranda kısmı vasıfsız olan bir ülkede, bir başka ifadeyle mesleksiz olan bir ülkede, bir de siyaseti dizayn eden parti yapılanmaları da anti demokratik, çağ  dışı olduğunda ister istemez siyaset kısırlaşır ve siyasetçiler de günlük fırsatları değerlendirerek varlıklarını sürdürür hale gelirler! İşte bu durumda da çeşitli güç odaklarının eline düşüp çeşitli komplolarla bu yapılarda değişiklikler yapılır, dolayısıyla bu parti yapıları o odakların  güdümüne girerler! Bakınız bugünün CHP’si bir kaset kumpasıyla genel başkan değişikliği yaşamış, Cumhurbaşkanı adayını bile ülke yönetimine talip olma adına değil, kendi devamına tehlike gördüğü engeli bertaraf etme adına belirlemiştir! 
Kimi siyasi yapılar da mesleksizlerden oluşan ve isim isim, il il, ilçe ilçe bizzat kendilerinin tayin ettikleri delege yapılarıyla mevcudiyetlerini koruyup, yapı içerisinde politikacıları da istedikleri an bir MYK kararıyla ihraç edebilirler! Hatta bununla da yetinmeyip ihraç sebeplerini haklı kılmak için “hain üretme fabrikasını” tam kapasiteyle faaliyete geçirip başlarlar hain üretmeye! Dahası da hemen bir “küfür” kampanyasıyla iş tamamlanır! 
Sebep, yapıda meslekli insanların politika üretmeleri, zaman içerisinde kendi siyasi yapısı dışında kalan iktidarın icraatlarına katkı sağlamaları fikir beyan etmeleri, doğru buldukları icraatları da desteklemeleridir! 
Gün gelir, iktidar yorgunluğu ve çeşitli sebeplerden dolayı iktidarlar, bu siyasi yapılanmanın bozukluğundan kendisinin yenilenmesine sebep olacak muhalefetten yoksun kalırlar, potansiyel olarak hiçbir kıymeti harbiyesi olmayan bu yapılara mecbur kalırlar ya da kaldıklarını sanırlar! 
Zannımca asıl kayıp da bu tür mecbur hissetmelerin ve bunun  neticesinde kağıt üzerinde ittifak görünen birlikteliklerin çok daha büyük ihtilaflara sebebiyet vermesidir! 
Çünkü bu hiçbir potansiyeli olmayan siyasi yapılar,  vakti zamanında zor zamanlarda iktidarın icraatlarını destekledikleri için politika üreten kişileri hain ilan edip , açtıkları küfür kampanyaları ile bir avuç mesleksiz, mesnetsiz taraftarlarına küfür ettirme edepsizliğine kadar işi vardırmışlardır! 
Bugün bir şekilde ittifak içinde bulunan bu hiçbir potansiyeli olmayan yapılar bırakınız bir fayda sağlamayı, korkarım iktidar için yeri zor dolduracak kayıplara sebep olacaktır! 
Unutulmamalıdır ki, bugün nimette ittifak için gelenler, ilk külfette terk etme potansiyelinde olacaktır ! 
Hülasa; siyaset, politika ve politikacı sağlam kadro ister!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları