• Bist 100
    102723
  • Dolar
    5,6913
  • Euro
    6,3612
  • Altın
    260,2300
İstanbul
20 / 30
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Cumhur İttifakı'na ince iğne!

Bu günlerde her kim ağzını açsa, “Bu seçim çok önemli, hayati bir seçim” diye söze başlıyor! 

Doğru bu seçim gerçekten de çok önemli bir seçim! 
Seçim önemli önemli olmasına da ne açıdan önemli işte orası muamma! 
Bu önem nereden baktığınıza bağlı olarak değişiyor. 
Muhalefetin yaptığı gibi, mensubiyetlerinin tıynetine aykırı ittifaklar kurup, sadece ve sadece “Recep Tayyip Erdoğan gitsin” gibi, hazımsızlık, kin, nefret merkezli bakarsanız evet, bu seçim önemli! Hem de 100 yıl öncesinde bu milletin ırzına, namusuna tasallutta bulunanlarla ittifak yapacak kadar önemli! Baksanıza Allah aşkına Almanya PKK- PYD- YPG’nin siyasi uzantısı bir partiye sınırları içerisinde miting izni verebilirken, müttefiki stratejik ortağı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı'nın televizyon ekranından konuşmasına bile tahammül gösteremiyor! 
Sözün kısası bu seçim, muhalefet açısından, dünün yedi düveli ile ittifak kuracak kadar önemli! 
Gelelim içten dıştan ittifaklar kurulup hedef tahtasına oturtulan kesime, yani Cumhur İttifakı'na... Bir başka ifadeyle, aslına bakarsanız bu ittifakın tabiri caizse 12’sinde  olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan açısından bu seçimin önemine! 
İster kabul edin ister etmeyin lakin Sayın Recep Tayyip Erdoğan kendi partisi, hatta kendi çalışma çevresi tarafından bile yeterince anlaşılamayan, buna rağmen dişiyle tırnağıyla hem kendi partisindekileri hem ülkeyi bir yerden bir yere getiren, hele hele bu zamanda çok az devlete nasip olacak bir lider! 
Belki bu yazacaklarıma birileri kızacak, bir kaşık suda fırtına koparacaklar ama istediklerini yapmakta da serbestler, artlarına da koymasınlar! 
Sayın Recep Tayyip Erdoğan, devletin kuruluşunda Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kaderini yaşamaktadır! 
Bu ara, 1919’un 100.yılı ile ilgili kültürel alanda ne yapılabilir maksadıyla Milli Mücadele ve Cumhuriyetin ilk yıllarıyla ilgili neredeyse okumadığım anı, kaynak kalmadı diyebilirim! Bana ne gördün derseniz, sırtını ve yüreğini millete dayamış, Allah’tan başka mutlak hakikat tanımayan bir Gazi Mustafa Kemal Paşa gördüm! Öylesine ki 25 Mayıs 1919’ da geldiği Havza’dan ayrılırken yapılan mitingde Sıtkı Hoca konuşuyordu! Kendisi 13 Haziran 1919’da Havza’dan Amasya’ya yola çıkarken şunları söylüyordu, “Bugün artık bir üniforma sahibi değilim, size evvelce de bildirdiğim gibi sadece bir millet adamıyım”! 
Daha sonrasında, cumhuriyetin kuruluş yıllarında Çankaya sofraları meşhurdur! Bütün hatıratlarda açıkça görülen şu ki, adı kadro olan insanlara hep bir şeyleri anlatmaya çalışıyor! Bir nevi onları bir başöğretmen gibi eğitmeye yetiştirmeye çalışıyor! Tabi ki ne kadar da muvaffak oluyor orası tartışılır! Tartışılır, çünkü vefatıyla birlikte açıkça görülüyor ki, bırakınız  anlamayı, öğrenmeyi hepsi de bir “Atatürk” simsarlığına soyunuyor! Her biri kendince, kendi tüccar maharetlerine göre bir marka üretiyorlar Kemalizm gibi ve hepsi de Atatürk, Kemalizm üzerinden geçiniyorlar! 
Bir de buna tıpkı 90 küsur yıl  öncesinde, “Nasıl olsa Paşa hazretleri var” denildiği gibi, “Nasıl olsa Reis var” diyerek mesuliyetlerden ve mecburiyetlerden kaçan kitleyi de eklerseniz varın gerisini siz düşünün! 
İşte bu, lideri tabiri caizse dava hedefinde bir hamal durumuna sokmaktadır! Hem de öylesine bir hamal ki katar devesi gibi! Herkes eline ne geçerse devenin sırtına yüklüyor, yüklemekle de kalmıyor utanmadan sıkılmadan kendisi de biniyor ! 
Bakınız altı aydır Anadolu yollarındayım! 
Neler gördüm neler! 
Sadece gördüklerimi nakletmek, taze taptaze bilgileri aktarmak için onlarca kez muhatap aradım! Netice mi, muhataplarım nasıl listelerde yer bulabilirim seanslarındaydılar! 
Sayın Cumhurbaşkanımızın siyaseten ve tarihi vefası itibarıyla önem verdiği merhum Sultan II. Abdülhamid Han’nın hayatını 81 İl 100 noktada oynadım! 
Peki sorun bana, “Kaç  il başkanı, belediye başkanı oyunlara lütfettiler”  diye! Emin olun ki, bir elin parmakları kadar yok! Hem de bizim oyunumuzun oynandığı il ve ilçelerde salonlarda izdihamlar oldu! 
Örnek Çanakkale 1300 kişi! 
Örnek Muş 1600 kişi! 
Örnek Diyarbakır 1800 kişi salonda, 1000 kişi de dışarıda! 
Peki bu üç il Cumhur İttifakı için önemli değil mi? 
Oyun sonrasında bir çiçek takdimi yapıp iki kelam laf etmesi önemli değil mi? 
Bakınız, bu satırları İzmir-Aydın yolunda bir mola yerinde yazıyorum. Adını vermeyeceğim Cumhur İttifakını oluşturan partilerden birinin İl Başkanı “Ağabey biz 15 Temmuz’u anlatamıyoruz” diye dert yanıyor! 150 can verdiğimiz binlerce gazinin olduğu, dört bin yıllık Türk tarihinde bir ikincisini yaşamadığımız 15 Temmuz başarısız işgal girişimini anlatamadığından dem vuruyor! Eh can kardeşim, o gece neredeydin? Anlatacak hiçbir şey bulamıyorsan, Reisin yırtına yırtına anlattıklarını da anlamadıysan, o gece yaşadıklarını da mı anlatamıyorsun? Yoksa sen hala ne yaşandı onu da mı anlamadın? 
Neden? 
Nasıl olsa Reis var ya! 
Mola yerinde bir kardeşimiz yanıma yaklaşıyor, “Ağabey yıllardır düşünüyorum, Muhsin Başkan’ı FETÖ’mü öldürdü?” diye soruyor! 
Aradan dokuz sene geçmiş... 
Merhumun partisi var, şimdi de Cumhur ittifakının bir parçası... 
Hadi geçmişte tüm ikazlara rağmen kendi bildiğinizi okudunuz da hiç olmazsa şimdi hiçbir şey yapamıyorsanız, merhum Muhsin Başkan’a nasıl bir FETÖ tuzağı kurulduğunu, geçen süreçte alçakça, haince kurdukları pis tuzağı nasıl da algı operasyonlarıyla özellikle de Sayın cumhurbaşkanımıza bulaştırmak istediklerini  anlatsanıza! 
Yok olmaz, nasıl olsa seçilecek sıradan bir yer alındı! 
Anadolu yollarındayım ve 25 Haziran akşamına kadar da evime girmeyeceğim, nerdesiniz Cumhur İttifakı teşkilatları? Reis günde üç mitinge, yurt dışı taarruzlara koşarken, sizi sokakta, ev kapılarında, yurt kantinlerinde göremiyorum! 
Evet, kim ne derse nasıl düşünürse düşünsün, ben özellikle de Cumhur İttifakına sık sık ince iğne batıracağım, çünkü bu seçim gerçekten de çok ama çok önemli!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları