• BIST
    1328.83
  • Dolar
    7,8228
  • Euro
    9,4308
  • Altın
    459,3260
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Benim yerime siz cevap verin!

Aslına bakarsanız ben bu topa bir daha girmemeye kararlıydım, hangi topa diyecek olursanız, sanat ve dahi sanat camiası...

Şunu itiraf edeyim ki, ne zaman sanat ve sanat camiasıyla alakalı topa girsem, Nasrettin Hoca ve fil hikayesini yaşarım!

Hani, Moğol istilasında Timur her köye bir fil yollar ve o köy o file bakmak zorundadır!

Fil bu, ne yem yetiştirilir ne o file yetinilebilir !

Köy illallah eder filden ve hali arz etmek için önlerine katarlar Nasrettin Hoca’yı, tutarlar Timur Han’nın malikanesinin yolunu!

Az giderler uz giderler, tam Timur’un malikanesine yaklaşmışlardır ki, Nasrettin Hoca döner arkasına bir bakar yapayalnızdır!

Kısaca anlattığım hikayenin sonrasını yazmayacağım, çünkü ben Nasrettin Hoca’nın yaptığını yapmayacağım!

Ne, “Aman efendim yolladığınızdan o kadar memnunuz ki, yolladığınız fil dişiydi, yazık yalnızlık çekmesin bir de erkek fil yollayın” diyeceğim, ne de “Aman efendim yandık, bittik rezil rüsva olduk, bu fili geri çekin ortalığı kuruttu” diyeceğim!

Doğru, gerek Gezi Parkı olayları gerekse daha sonrasında, başta Zat-ı Devletlerine olmak üzere Ülkücülere, devlet, millet ortak paydamıza karşı, kim haddi aşmışsa kendimce haddini bildirmek istedim!

Sonuç ?

Benim adımın olduğu dizi kastları, başta TRT olmak üzere üzeri çizilirken, başta Ülkücülere olmak üzere Zat-ı Devletlerine hakaret eden Cem Özer, TRT 1 ‘de yayınlanan senaryosunu bizzat yetiştirdiğim talebemin yazdığı Payitaht Abdülhamid dizisinde rol aldı(!)

Hem de bu ülkede, 81 il 100 ilçede ölümünün 100.yılında, “Usta” isimli tiyatro oyunumla turne yaparak bir rekor kırdığım halde...

Yine aynı dizide Mehmet Akif Ersoy rolü ortaya çıktı ve bu ülkede merhum Akif ile alakalı tiyatro oyununu sahneye koyup merhumun son nefesini verdiği İstanbul Beyoğlu İstiklal Caddesi Mısır Apartmanı müze olsun diye, turne kampanya yaptığım halde, yazarımızın aklından geçmememiz de cabası, rolü alan şahıstan ise hiç bahsetmeyeyim!

Kültür sanat sezonu öncesi, “Ağabey bu sezon beraberiz “ dendiği halde, o gün bugündür telefonumun açılmaması mı...

Yoksa kafasına silahı dayamış intihar edecek haldeyken, tutup kolundan Hazreti Pir’in huzuruna götürdüğüm insanlar mı dersiniz?

Neyse!

Bir de, son günlerde malum yerli milli bir tv kanalında, bir Show programında açılan, “Berfin Elvan ölümsüzdür “ pankartı...

Gerek tv kanallarından, gerek yazılı medyadan “Siz bu konuda ne diyeceksiniz “ diye aranmam, mesaj almam..!

Evet, aldım almasına da...

Şimdi, sizden istirhamım, siz benim yerimde olsanız ne cevap verirdiniz?

Hadi, benim yerime, beni arayanlara mesaj atanlara, siz cevap verin lütfen!

Ahmet Yenilmez Diğer Yazıları

1 Aralıklar!

01 Aralık 2020

Muhsin Yazıcıoğlu ölmedi ki!

29 Kasım 2020

“Bi dakka..!”

26 Kasım 2020

Üzülmeyin öğretmenlerim!

24 Kasım 2020

Hangisi doğru Sayın Arınç?

22 Kasım 2020

Beyler işte bu olmaz!

19 Kasım 2020