• Bist 100
    90.787
  • Dolar
    5,9025
  • Euro
    6,6388
  • Altın
    254,5580
İstanbul
23 / 30
0530 708 54 54
0530 708 54 54
21 Mayıs 2019 11:36 | Salı

Giresun’da 400 yıllık 'Hacı Abdullah Duvarı’ görenlerin ilgisini çekiyor

Dünya’da savunma veya korunma amaçlı insan eliyle yapılmış yapılar arasında bulunan Giresun'daki Hacı Abdullah Duvarı’ 6,5 km'lik uzunluğu ve yapılış amacı ile dikkat çekiyor.

Dünyada bulunan bu yapıların başında ilk akla gelen ise Türk ve Moğol saldırından korunmak için Çinliler'in yaptığı ‘Çin Seddi’ ve İngiltere’de Roma imparatorluğu'nun kuzey sınırlarını savunmak için yaklaşık 2 bin yıl önce inşa ettiği Hadrian Duvarı. Bu iki önemli savunma yapısının yanı sıra ülkemizde de 400 yıl önce 6,5 kilometre uzunluğunda Hacı Abdullah Halife tarafından yaptırılan ekinleri yabani hayvanlardan korumak ve mera sınırı amaçlı yapılan ‘Hacı Abdullah Duvarı’ bulunuyor. 

TÜRK DERVİŞLERİN ESERİ 

Giresun’un Alucra ve Yağlıdere ilçelerini ayıran bir sınır görevi de gören set 1610 yılında inşa edildiği tahmin ediliyor. 6,5 kilometre uzunluğu, 1 metre yükseklikte olan duvarın ise iki metre genişliğinde bir adet giriş-çıkış kapısı bulunuyor. 

Giresun Üniversitesi Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Kültür Varlıkları Koruma ve Onarma Bölümü Başkanı Doç. Dr. Gazanfer İltar, ‘Hacı Abdullah Duvarı’na ilişkin İHA muhabirine bilgiler verdi. 
İltar, Hacı Abdullah Halife’nin 1488-1530 yılları arasında etkin olarak bölgede yaşadığını ifade ederek, bölgenin İslamlaşmasında ve Türkleşmesinde önemli rol oynadığını kaydetti. Hacı Abdullah Halife’nin Trabzon’daki Gülbahar Hatun’a bağlı bir şahsiyet olduğunu belirten İltar, “Karadeniz bölgesinin Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında her vadi boyunca Hacı Abdullah Halife gibi değişik dervişler yerleştirilmiş ve bu Türk dervişleri çevrede bir takım ilim, irfan, irşat faaliyetlerini sürdürmüşlerdir” dedi. 

Mera sınırlarını ayırmak ve yaban hayvanlarından korunmak için yapılmış 
Mera sınırlarını ayırmak ve yaban hayvanlarından korunmak için yapılan duvar hakkında ise İltar, “O dönemlerde de bu bölgedeki temel geçim kaynağı hayvancılıktır. Hayvancılık ise olmazsa olmaz olan geniş meralardır. Dolayısıyla bu bölgede yaşayan insanların en büyük sorunu ise meradır. Bu yüzden bölgede günümüzde dahil olmak üzere sınır kavgaları yaşanır. İşte bu nedenle Yağlıdere ile Alucra yaylalarını birbirinden ayırma özelliğine sahiptir” diye konuştu. 

“YIĞMA TAŞ İLE HARÇ KULLANILMADAN YAPILMIŞ” 

400 yıldır ayakta kalan duvarın ilginç bir özelliği de harç kullanılmadan yapılması olduğuna dikkat çeken İltar, “6,5 kilometre uzunluğa sahiptir yığma taş usulü ile inşa edilip, herhangi bir harç kullanılmamıştır bu nedenle 400 yıldır ayakta olması çok önemlidir. Bu duvarın ilginç bir yanı da bir tarafından yerleşim söz konusuyken diğer tarafından yoktur” ifadelerini kullandı. 

İHA