• BIST
    1342.49
  • Dolar
    7,8795
  • Euro
    9,4036
  • Altın
    458,1100
0530 708 54 54
0530 708 54 54
12 Ekim 2020 Pazartesi 12:40:00 - Güncelleme:12 Ekim 2020 Pazartesi 12:40:00

ASELSAN'dan dışa bağımlılığı azaltacak yeni hamle! Millileştirildi

Kaynak: IHA

ABONE OL

Savunma sanayisinde dışa bağımlılığın azaltılması yönünde sürdürdüğümüz millileştirme çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Yurt dışından alımını yaptığımız ve ihracat lisansına tabi ‘Santrifüj Fan', Milpower firması üzerinden millileştirildi.

Şirketten yapılan açıklama şöyle;

Savunma sanayisinde dışa bağımlılığın azaltılması yönünde sürdürdüğümüz millileştirme çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Yurt dışından alımını yaptığımız ve ihracat lisansına tabi ‘Santrifüj Fan’, Milpower firması üzerinden millileştirildi. 

TÜBİTAK SAGE Enstitü Müdürü Gürcan Okumuş, “Her ülke bu yeteneği kazandıktan sonra bakacağız ki SİHA’lardan yere değil, SİHA’lar arası ayrı bir mücadele konsepti başlayacak” dedi.

Mekatronik Mühendisleri Derneği, Ankara şubesince düzenlenen Tecrübe Paylaşımı Programı’nda konuşan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) Müdürü Gürcan Okumuş, savunma sanayinde yapılan çalışmalardan bahsetti. Her konuda olduğu gibi savunma sanayisinin de gelişip dönüştüğünü belirten Okumuş, Türkiye’nin bu kulvarda Süper Lig’de olduğunu ve hedeflerinin Şampiyonlar Ligi olduğunu söyledi.

“Kısa vadede SİHA’lar arası mücadele konsepti başlayacak”

Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan çatışmalarda Azerbaycan’ın kullandığı insansız hava araçlarına karşı Ermenistan tanklarının çaresiz kaldığını hatırlatan TÜBİTAK SAGE Enstitü Müdürü Gürcan Okumuş, “Kara araçlarının, ağır silahlı kara araçların şu anda SİHA’ya (Silahlı İnsansız Hava Aracı) karşı oldukça savunmasız olduğu görünüyor. Ama bu bir geçiş süreci onlar da önlemlerini mutlaka alacaktır. Bu noktada en azından ben kendi adıma bundan sonra böyle olacaktır gibi bir fikir beyan etmem doğru olamayacaktır yani. Operasyonel yaklaşım ayrı bir uzmanlık alanı. Ama zırhlı araçların, kara araçlarının çok küçük insansız hava araçlarına karşı, silahlı olanlarına karşı savunmasının zayıf olduğunu görebiliyoruz. Bunu zaman içerisinde göreceğiz. Onlar kendi savunmasını geliştirebilecek mi? Ama şunu çok net görebiliyoruz operasyonel konsept çok değişiyor ve SİHA’lar çok etkin. Ölçüleri küçük olduğu sürece hava savunma sistemlerine görünmezlikleri çok fazla. Etkinliğin çok arttığını biliyoruz. Kısa vadede SİHA’lar arası mühimmatların yani her ülke bu yeteneği kazandıktan sonra bakacağız ki SİHA’lardan yere değil, SİHA’lar arası ayrı bir mücadele konsepti başlayacak. Bunlar zaman içerisinde gelişecek. Biz de bunlara yönelik çalışmalar geliştireceğiz. Ama savaş alanındaki oyunlar değişiyor” şeklinde konuştu.

“Hava savunma sistemleri ile ilgili ülkemizde de önemli çalışmalar var”

Türkiye’nin hava savunma sistemleri üzerine çalışan sayılı ülkelerden olduğunu ve bu alanın çok ayrı bir yetenek gerektirdiğini belirten TÜBİTAK SAGE Enstitü Müdürü Okumuş, “Hava savunma sistemleri kritik, dünyada da az sayıda ülkenin geliştirebildiği bir yetenek. Hava savunma sistemleri ile ilgili ülkemizde de önemli çalışmalar var. Hava savunma sistemi deyince bunu katmanlı hava savunma sistemi olarak değerlendirmek lazım. Çünkü tek bir sistemde işte ben hava savunma sistemi kurdum diyemezsiniz. Katmanlı bir hava savunma sistemi kurmanız gerekiyor. Ayrıca bunun çok uzun bir menzil ve yüksek irtifadan başlayıp, çok kısa menzil ve çok düşük irtifada etkinlik gösterecek bir sistemi, bir ağ sistemi içerisinde kullanabiliyor olmanız lazım. Türkiye’nin bu konuda önemli çalışmaları var. TÜBİTAK SAGE’de bu çalışmaların içerisinde. Zaten bilinen SİPER Projesinde ASELSAN, Roketsan ile birlikte çalışıyoruz. Aynı zamanda HİSAR projesi yine ASELSAN ve Roketsan’ın oradaki çalışmaları devam ediyor. Burada farklı sistemler gelişmeye devam ediyor. Ama bu dediğim gibi katmanlı bir hava savunma sistemi ve her irtifa ve menzilde farklı etkinlik gösterecek silahlara ihtiyacınız var. Yani bunun çok yüksek irtifada ama çok düşük manevra kabiliyetine sahip, işte elektronik harp uçaklarından tutun, çok düşük irtifalardaki seyir füzelerine kadar savunma sağlayacak bir sistemi kurgulamanız lazım. Biliyorsunuz seyir füzeleri neredeyse yüzeyi sıyırarak gidiyor dolayısıyla çok uzun menzilli ve çok büyük bir füzenin onu algılayıp ona etkinlik göstermesi çok kolay değil. Bu sefer ona yönelik çok daha kıvrak bir sistem geliştirmek lazım” ifadelerini kullandı.

“Süper Lig’deyiz diyebiliriz, Şampiyonlar Ligi’ne de girmemiz gerekiyor”

Öte yandan Türkiye’nin son zamanlarda savunma sanayiinde çok geliştiğini ve çok büyük aşama kat ettiğini belirten Okumuş, “Bizim savunma sanayimiz dünyada iyi bir yerde ve baktığımızda Süper Lig’deyiz diyebiliriz. Şampiyonlar Ligi’ne de girmemiz gerekiyor. Çok iyi noktadayız yani” dedi.