• BIST
    1197.87
  • Dolar
    7,9744
  • Euro
    9,4431
  • Altın
    489,8480
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
08 Aralık 2019 Pazar 14:23:00 - Güncelleme:08 Aralık 2019 Pazar 14:25:00

Yusuf Yazıcı: Ailemi de kendimi de üzdüm

Sezon başında Trabzonspor'dan Fransa'nın Lille takımına transfer olan Yusuf Yazıcı, çok özel açıklamalarda bulundu.

TRT Spor’da yayınlanan Sporcu Vizesi programında samimi açıklamalarda bulunan Yusuf Yazıcı, Trabzonspor ile Lille arasında 2011’de Trabzon’da oynan karşılaşmada top toplayıcı olduğunu öğrenen şimdiki yöneticilerinin kendisine, “Siz öndeyken bize top atmıyordunuz” diyerek takıldıklarını anlatan genç oyuncu gülerek, “Evet bunu yaptım. İyi top saklarım; sanırım orada görüp beğendiler ” dedi.
 
“Trabzon futbolcu fabrikası”
 
“Trabzonluları niye üzdün?” sorusuna Yusuf Yazıcı, “Sadece Trabzonluları değil, ailemi de kendimi de üzdüm. Ama gitmem gerekiyordu, dışarda ülkemi , şehrimi temsil etme zamanımın geldiğini hissediyordum. Trabzon için de iyi oldu; Trabzon bir futbolcu fabrikası. Bende fabrikanın ilk satışıyım. Ben buraya geldikten sonra insanlar Trabzonspor kulübüne bakacaklar “Bu oyuncu nereden geldi, var mı bundan daha?” diyecekler. Çok daha fazlası var. Trabzon bir futbol fabrikası” açıklamasını yaptı.
 
“Milli takımda şu anki jenerasyon çok iyi” 

 
Milli takım ile ilgili de konuşan genç oyuncu, çok iyi bir jenerasyon ve uyum yakaladıklarını belirterek şunları söyledi: “Ülke olarak da çok yol kat ettik. Şu anki jenerasyon çok iyi; yaş ortalaması da iyi. Herkes bir birine yakın. Ayrıca ağabeylerimiz var hepsi tecrübeli oyuncular. Güzel bir ekibiz yani. İnşallah bu yardımlaşmamızı bu güzel ekip ruhunu Avrupa şampiyonasına da taşırız.
 
Sonuca bakınca sporu seven bir ülkeyiz, futbolu ekstra bir seviyoruz. İnsanlarla bu mutluluğu paylaşınca daha da mutlu oluyoruz. Çünkü bizim başarımız onların başarısı, bizim mutluluğumuz onların mutluluğu. Beraber birleştikçe ve o mutluluğu paylaştıkça daha da mutlu oluyoruz.”
 
“Kulüpte herkesin selamlaşması zorunlu”
 
Siyamend Kaçmaz’ın tesiste antrenman sırasında kendisini beklerken önünden geçen herkesin kendisi ile selamlaştığını hatırlatması üzerine ise Milli oyuncu, “Kulüpte tesiste içeri girdiğin andan itibaren kimi gördüysen selam vermek zorundasın. Herkes birbirine selam vermek zorunda. Hoca mesela soyunma odasına sonradan giriyor, herkese teker teker selam veriyor. Alt yapıdan hocalar geliyor herkese selam veriyor. Bütün oyunculara, doktor ekibine yardımcı hocalara herkese selam veriyor. Başkan gelince öyle. Kuralları böyle” dedi.
 
“Bana ‘Yasisi’ diyorlar”
 
Fransız taraftarlarının adını söylemekte zorlandığını onun yerine soyadını söylediklerini ve onu da Fransızca okunuşu ile “Yasisi” diyerek söylemeye çalıştıklarını belirten Yusuf Yazıcı, çok sıkı Fransızca dersleri aldığını ve az da olsa konuşur seviyeye ulaştığını belirtti.
 
İki ülke futbolu arasındaki başlıca farklılığın fiziksel açıdan göze çaptığını da belirten Milli oyuncu, “Burası daha güçlü oyunculara sahip bir lig ve onun için ben birazda ilk başlarda sıkıntı yaşadım. Fiziksel açıdan daha gerideyim ama her idmandan sonra ben ekstra çalışmalar yaparak aradaki farkı kapatmaya çalışıyorum ve her gün daha iyi oluyorum”dedi.
 
“Trabzonspor maçını izlerken istasyonu kaçırdık”
 
Lille’de kendisi gibi futbol oynayan bir diğer Milli oyuncumuz Zeki Çelik’in kendisine her konuda yardımda bulunduğunu da belirten Yusuf Yazıcı, başlarından geçen komik bir anı ise gülerek şöyle anlattı: “Zeki ile milli takıma gidiyorduk. Lille den Paris’e uçacaktık; Zeki ile trene bindik gidiyoruz. O benden daha eski burada. Herşeyi biliyor rota onda ona güvenerek hiç birşeye karışmıyorum. Telefondan da Trabzon spor maçını izliyorum. Havalimanınıa yaklaştığımızı hissetim kafamı kaldırdım zeki de birisine soruyor burası havalimanı diye. Yok bir sonraki dedi. Sonraki istasyona geldik, Zeki tekrar sordu burası havalimanı istasyonu mu diye… O da yok yok havalimanını kaçırdınız bir önceki istasyondu. Bende o anda kulaklıklarımla maçı izliyorum ama anladım bir sıkıntı oldu. Çıkardım kulaklıkları Zeki ne oldu dedim. Sorma bir önceki istasyonmuş kaçırdık. Dedi hafifte kızardı. Şansımıza karşı yönden tren geldi binip uçağa yetiştik.”