• BIST
    1325.47
  • Dolar
    7,9425
  • Euro
    9,4828
  • Altın
    462,1570
0530 708 54 54
0530 708 54 54
12 Kasım 2017 Pazar 12:56:00 - Güncelleme:12 Kasım 2017 Pazar 13:17:00

Bu bir başarı öyküsü

TFF 1. Lig’e mükemmel bir başlangıç yaparak zirveye oturan Ümraniyespor’un genç teknik direktörü, başarı öyküsünü ve yeni sezondaki hedeflerini GÜNEŞ’e anlattı

Bu bir başarı öyküsü

8 yılda amatörden TFF 1. Lig’e çıkan ve liderlik koltuğuna kurulan Ümraniyespor’un teknik direktörü Bayram Bektaş, başarısının arkasında gerçekleri anlatarak, “Her sene bir kulüp, bırakın borç batağına girmeyi, 1 TL borçlanmadan hem sportif yönden başarılı olmuş bir üst lige çıkmış, hem de bu başarısını TFF 1. Lig’de de sürdürmüş. İşte bu bir başarı öyküsüdür” dedi.

BÜYÜK BİR İŞ YAPTILAR

TFF 1. Lig’de 11 haftada topladığı 24 puanla liderliğini sürdüren Türkiye’nin en iyi yönetilen semt kulüplerinden Ümraniyespor, Süper Lig yolunda emin adımlarla yürüyor. Sezon başı takımın başına getirilen teknik direktör Bayram Bektaş, 8 yıl gibi kısa bir sürede TFF 1. Lig’e yükselmelerinin büyük bir başarı olduğunun belirterek, bunun arkasında büyük bir ekip çalışması olduğuna dikkat çekti. Genç teknik adam arkadaşımız Selahattin Ekrekli’ye 8 yıllık başarı öyküsünü ve yeni sezondaki hedeflerini anlattı. İşte Bektaş’ın açıklamaları:

ASIL HEDEF TABİKİİ SÜPER LİG

LİGİN henüz başı. Tabiiki hedeflerimiz var. Hedeflerimiz doğrultusunda sportif başarıya orantılı yönetimimizde her türlü adımı atmaya hazır. İlk hedefimiz açıkçası geçen seneki başarının üzerine koyup ilk 6’nin içerisinde olmak. Dediğim gibi sportif başarıyı devam ettirip sezon sonu haftalar ilerledikçe şampiyonluğa gidebilmek. Bu konuda yönetimimizin de desteği tam. Gerçekçi olmak lazım ilk hedefimiz bu sene Ümraniyespor’la bir play-off oynamak ama asıl hedefimiz Süper Lig.

YÖNETİLME TARZI MÜKEMMEL

Aslında Ümraniyespor hakkında o kadar çok şey konuşulması gerekiyor ki; yönetilme tarzı, planlama program, tesisleşmesinden tutun da geriye dönüp baktığımızda 8 yılda kulüp ve yönetim olarak ne yaptığını insanların konuşması lazım. İnanın bana Ümraniyespor teknik direktörü olduğum için konuşmuyorum; bunun normalde futbolun içinde olan herkes biliyordur ve bilmelidir bence. Onun için her fırsatta dile getiriyorum.

8 YILDA TFF1. LİG

8 yıla baktığımızda bu kulüp amatör liglerden nasıl bir tesisleşmeye geldiklerini gördükten sonra inanılmaz şaşkınlık içerisinde kaldım. Bugün baktığımız zaman tesisleşme adına sportif kompleks adına yapılan yatırımları görüyorsunuz. Saha zemini inanılmaz. Tribünler yapılıyor. Şuna gelmek istiyorum. Düşünün ki; bu 8 yıl içerinde her sene bir kulüp, bırakın borç batağına girmeyi, 1 TL borçlanmadan hem sportif yönden başarılı olmuş bir üst lige çıkmış, hem de bu başarısını TFF 1. Lig’de de sürdürmüş. İşte bu bir başarı öyküsüdür. Bir örneği de yoktur aslında. Dolayısıyla herkesin taktir etmesi ve örnek alması gerektiğini düşünüyorum.

BANA KUCAK AÇTIKLARI İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM

Bana bu kulübün, bu yapının içerisinde görev almama vesile olan bana kucak açan belediye başkanımız Hasan Can’dan kulüp başkanımız Recep Yoğurtçu ve yöneticilerine kadar hepsine çok çok teşekkür ediyorum. 8 -10 tane kulüpten teklif vardı. Fakat en sağlıklı yapılanma ve tesisleşme adına sportif başarıya aç bir kulüp olarak ve de en önemlisi hiç borcu olmamasından dolayı Ümraniyespor’u seçtim. Geçmişte bu tür sıkıntıları daha önce yaşadığım için iyi biliyorum. Futbol dışı faktörlerin beni çok yorduğunu gördüğüm ve burada sadece takımımla, sistemimle, futbolumla ilgileneceğimi bildiğim için Ümraniyespor’u seçtim. Çok da mutluyum. Şu anda iyi gidiyoruz. İyi bir yapılanma içerisindeyiz. Yönetimimizde tam destek veriyor bize hiçbir sıkıntı yok.

MODEL KULÜP BAŞAKŞEHİR

Güzel büyümeye müsait bir kulüp. Dediğiniz gibi en iyi yönetilen semt kulübü. Plan proje çerçevesinde futbola çok iyi yatırım yapılıyor. Bir kaç yıl içerisinde bir Başakşehir bir Kasımpaşa modelini meydana getirmeye çalışıyoruz…

HAKEMLER ART NİYETLİ DEĞİL

Hakemlerden yana biraz sıkıntılarımız oldu. Ben çok fazla hakemleri dile getirmiyorum. Çünkü ben Türk hakemlerinin art niyetli olduklarına asla inanmıyorum. Tabiiki göremedikleri pozisyonlar oluyor. Geçen sene çok canımız yandı. Sonradan benden özür diledikleri de oldu. Haksız bir maçın sonunda o anki atmosferle hakemlere kızdığımız bağırdığımız oluyor. Sonradan “Hocam özür dilerim bir hatam olduysa” diyorum. Onlar da bunu diyecek kadar erdemli insanlar… Ancak skora etki ettikleri zamanda üzülüyorsunuz. Çünkü ortada bir emek var. Aslında sadece Süper Lig için değil büyük takımlar ve Anadolu takımlar işi değil.

GÖNLÜM BEŞİKTAŞ’TAN YANA

Favorim yok. Ancak Beşiktaş forması giydiğimiz için gönlümüzde bir sempatimiz var camiaya ve taraftara karşı. Benim futbol hayatım Beşiktaş ta bitti bildiğiniz gibi 100. Yılda dizkapağım kırılmıştı. Ben Trabzonluyum. Sonuçta gönlümüz Beşiktaş’tan yana da olsa, Bu ülkede çalışıyorum ve teknik adamlık yapıyorum. Hep şunu söylerim gönlümden de şu geçer; ‘İyi futbol oynayan ve gerçekten ipi göğüslemeyi hak eden, oynadığı futbolla, yetiştirdiği gençlerle, yaptığı doğru transferlerle örnek olan kulübün ipi göğüslemesine razı olurum’ diyebilirim.

AVRUPA’DA TAKIM ÇALIŞTIRMAK İSTİYORUM

Ben Süper Lig’den Avrupa’ya açılmayı düşünüyorum. Kariyer planlamamda da var. Neden? Ben zaten yurt dışında yetişip 20 yaşında Türkiye ye geldim. Ana dilim Fransızca. İngilizcem de var .Bu da bana  futbolcularımda diyalogda artı katıyor. Tabiiki öncelikle hedefim TFF 1. Ligi’nde kendimi kanıtlayıp, geliştirip bir yere gelmek. Daha sonra Süper Lig’de teknik direktörlük yapmak. Ondan sonra da bir Türk teknik direktörü olarak ülkemi, futbolumu yurt dışında en iyi şekilde temsil etmek istiyorum…

BEN ÇOK ŞANSLIYIM…

Çok ta şanslıyız diyebiliriz. Çünkü belki benden daha üst düzey kariyer yapmış hocalar TFF liginde iş bulamıyor. Kulüp bulamayıp iş bekliyor. Ama biz çalışıyoruz. Bu yüzden her zaman şükreden bir insanım. Kariyer planlamamda ben yaklaşık 10 yıldır antrenörlük yapıyorum. 7-8 yıl Süper Lig’de çalışmış bir yardımcı antrenörüm. Çünkü bana Bülent hocam(Uygun) da çok şey kattı. Katar’da birlikte çalıştık. Ona da çok teşekkür ederim. Ve bana “Artık teknik direktörlük yapabilecek potansiyelin var” dediğinde ayrıldım ve teknik direktörlüğe başladım.