• BIST
    1328.83
  • Dolar
    7,8228
  • Euro
    9,4308
  • Altın
    459,3260
0530 708 54 54
0530 708 54 54
26 Ekim 2020 Pazartesi 11:20:00 - Güncelleme:26 Ekim 2020 Pazartesi 11:21:00

Sektörün uzman isimleri Bosphorus Film Lab etkinliklerinde izleyici ile buluşmaya devam ediyor

Sektörün başarılı isimlerini katılımcılarla buluşturmaya devam eden Bosphorus Film Lab etkinliklerinin ikinci günü, Zeynep Atakan, Sarp Kalfaoğlu, Onur Güvenatam, Yamaç Okur ve Cemil Yavuz'u çevrimiçinde ağırladı.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkıları, Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansı'nın destekleriyle; Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından 30 Ekim’e dek düzenlenecek 8. Boğaziçi Film Festivali, Bosphorus Film Lab etkinliklerinin ikinci gününde sektörün birbirinden değerli isimleri ile sinema endüstrisine yönelik farklı konuları ele aldı.

“Zeynep Atakan”dan Ders Niteliğinde Instagram Yayını

25 Ekim Pazar gününün ilk etkinliği festivalin Instagram hesabında sinemaseverlerin beğeniyle izlediği filmlerin yapımcısı Zeynep Atakan’ın katılımıyla gerçekleşti. Canlı yayında Atakan, Bosphorus Film Lab direktörü İpek Tugay’ın sorularını yanıtlayarak yapımcılık üzerine deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştı.

Söyleşide “Senaryom hazır diyen biri projesinin bittiğini zannediyor fakat bu yanlış bir bakış açısı” diyen Zeynep Atakan, senaryonun yazımından önce filmin tasarımının yapılmasını ve bunun bir bütün olarak geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Proje sahibinin süreç boyunca gerçek yapımcılarla yola çıkması gerektiğinin de altını çizen Atakan, yapımcı ile yönetmen ilişkisini uzun soluklu bir evliliğe benzetti.

Konuşmasında her projenin bir dosyası olması gerektiğini ifade eden Atakan, dosya hazırlandıktan sonra yapımcıyla birlikte bir strateji oluşturulmasının da şart olduğunu söyledi ve “Proje dosyasının fikri ve sizi anlatması gerekiyor. Bunun yanı sıra projenize her açıdan hakim olun. Kendinizi ve ne demek istediğinizi yapımcıya anlatmak bu işin en önemli kısmı” dedi. “İyi bir yapımcı nasıl olmalıdır?” sorusunu da cevaplayan Atakan, tüm zorluklara göğüs gerebilen, yönetmeni anlayıp ona doğru bir yol haritası çizen, finansmanı sağlayan, yatırımcıyı ikna eden, filmin ekonomisini doğru stratejilerle yapan ve çalıştığı kişilerle tekrar çalışabileceği bir ortaklık yaratabilen kişinin “iyi yapımcı” olduğunu açıkladı.

TV ve Dijital Mecralarda Yapım Sektörün Önde Gelen Yapımcıları ve Yöneticileri Tarafından Değerlendirildi

Boğaziçi Üniversitesi’nden Arzu Öztürkmen moderatörlüğünde; Yapımcı Yamaç Okur, BluTV Dramalar Müdürü Sarp Kalfaoğlu, OGM CEO’su ve Yapımcı Onur Güvenatam ve TRT 1 Kanal Koordinatörü Cemil Yavuz, TV ve Dijitalde İçeriğin Döngüsü başlıklı panelde bir araya geldi.

“Yayıncılıkta En Önemli Amaç Devamlılığı Sağlamaktır”

Panelde pandemiyle değişen izleme alışkanlıkları ile TV ve dijitalde içeriğin döngüsü hakkında görüşlerini paylaşan ilk isim TRT 1 Kanal Koordinatörü Cemil Yavuz oldu. Pandemi sürecinde setlerde paydos veren ilk kurumun TRT olduğunu belirten Yavuz, kanalda çok ciddi önlemler alarak herkesin evden çalışma düzenine geçtiğini söyledi. Bu süreç boyunca seyirciyi de kaybetmemek adına Seksenler, Kalk Gidelim ve Tutunamayanlar dizilerinin uzaktan çekildiğini ifade eden Yavuz, “İnsanların evlerinde kaldığı pandemi döneminde TRT olarak arşivimizi daha da genişlettik. Süreç boyunca reyting amaçlı yayın yapmadığımız için de izlenme oranlarımız düştü ama bu bizi endişelendirmedi” dedi. Yayıncılıkta en önemli amacın “devamlılığı sağlamak” ifadesiyle özetleyen Yavuz, TRT’nin kendi dijital platformunu kurma çalışmalarını yaptığını ve tahmini olarak 2021 yılı sona ermeden seyirciyle buluşturmak istediklerinin müjdesini verdi.

“Pandemi, Setlerdeki Telaş ve Anksiyeteyi Ekrana Yansıttı”

Panelin diğer konuşmacısı OGM CEO’su ve Yapımcı Onur Güvenatam da pandeminin başlarında yapımcıların stok çekmeye çok fazla eğildiğine değinerek bunun kendisi açısından bir hata olduğunu deneyimlediğini çünkü setteki o telaş ve anksiyetenin ekrana yansıdığını belirtti. “Dijital veya kanala yapılan projeler arasında pek fark görmüyorum. Önemli olan projenin içeriğidir” diyen Güvenatam, yapımcının içeriği üretirken “İzleyiciyi etkileyebilecek miyim?” sorusunu da kendilerine sorması gerektiğini ifade etti.

“Seyirciyi Kaybetmemek İçin İlgi Çekici İçerikler Üretmek Zorundasınız”

BluTV Dramalar Müdürü Sarp Kalfaoğlu da konuşmasında ilk olarak pandemiyle değişen izleme alışkanlıkları ve dijitalin yükselişine dair açıklamalarda bulundu. “Ticari açıdan sürdürülebilir bir süreç yaşayamadık ama buna rağmen dijital platformların abone sayıları ciddi derecede arttı” diyen Kalfaoğlu, pandeminin en büyük artısının bu olduğunu belirtti. Pandeminin herkes için öğretici olduğuna değinen Kalfaoğlu, yeni içerik modelleri üzerine düşünme imkanının da evlerde çalışılan dönemde daha rahat gerçekleştiğini söyledi. Dijital platformların işleyişi ve sistemleri hakkında bilgi veren Kalfaoğlu sözlerine şu cümlelerle devam etti: “Abonelik sistemiyle devam eden platformlarda insanları merak ettirecek ve başka yerde izleyemeyeceği içerikleri sunmak zorundasınız. O yüzden seyirciyi elinizde tutmanız için ilgi çekici içerikleri üretmeniz gerekir”.

“Doğru ve Kaliteli İçerik Her Yerde Seyircisini Yakalar”

Panelde yer alan bir diğer isim de Yapımcı Yamaç Okur’du. Yeni koşullarla beraber yapım süreçlerinin çok değiştiğini belirten Okur, proje geliştirmeye daha çok eğilme fırsatı buldukları bu dönemde seyircinin de dijitale ilgisinin büyük olduğunu vurguladı. Doğru, kaliteli ve izleyicisine dokunmayı başaran her içeriğin TV kanalı veya dijital platform fark etmeksizin kendine yer bulacağını da belirten Okur, TRT’nin bu süreçte yeni içerikleriyle reyting paylaşımında yeni bir düzen oluşturduğunu söyledi. İçerikleri üretme konusunda seyirci profilinin göz ardı edilmemesi gerektiğine değinen Okur, sözlerine “Dijital ve televizyon seyircisi birbirine çok benzer. İçerik iyiyse seyirci televizyonda da izler o diziyi. Ülkemizde televizyonlar hala daha kuvvetli ve o kuvvetini devam ettirecek gibi. Yapımcı olarak biraz daha risk almalıyız ve içerikleri farklılaştırarak senaristlere yatırım yapmamız gerek” dedi.

Bosphorus Film Lab Etkinliklerinde 26 Ekim Pazartesi

Festivalin endüstri bölümü Bosphorus Film Lab, gün boyuna yayılan üç etkinliği sektör ilgililerine sunacak. 26 Ekim Pazartesi gününün ilk etkinliği 11.00-12.00 saatleri arasında Film Pazarlama Stratejisti Joanna Solecka’nın Filmler İçin İzleyici Kitlesi Yaratmak: Dijital Ortama Geçiş başlıklı sunumunda sosyal medyanın film pazarlama için büyük fırsatlar sunması ile niş hedeflemeden kişiye özel mesajlara, dijitalin film tanıtımında nasıl devrim yarattığına ve filmlerin izleyicilerini bulmasına nasıl yardımcı olduğuna dair bilgiler paylaşılacak.

Bosphorus Film Lab’da yarının ikinci etkinliği 16.00-18.00 saatleri arasında gerçekleşecek olan Jürileri Tanıyalım. Etkinlikte hem pitching platformunun uluslararası jürisi hem de work in progress platformunun uluslararası jürisi dinleyiciyle buluşacak. Pitching jürisinde olan Sorfond Proje Yöneticisi Per Eirik Gilsvik ile Tribeca Film Festivali ve Les Arcs Film Festivali Artistik Direktörü Frederic Boyer’in ardından Work in Progress’in jüri üyeleri arasında yer alan Cottbus Film Festivali Program Direktörü ve Berlinale Forum Danışmanı Bernd Buder ile Cannes Film Festivali Director’s Fortnight ve Locarno Film Festivali Seçici Komite Üyesi Anne Delseth Bosphprus Film Lab direktörü İpek Tugay’ın sorularını yanıtlayarak uzmanlık alanları hakkında paylaşım yapma fırsatı bulacaklar.

Her iki etkinliğe katılım www.bogazicifilmfestivali.com’da Özel Etkinlikler sekmesi altında belirtilen Zoom linki üzerinden ve resmi Youtube kanalı olan Boğaziçi Film Festival hesabından canlı olarak yapılacak.

Bosphorus Film Lab’da yarının üçüncü ve son etkinliği festivalin Instagram hesabında gerçekleşecek. 19.00’ da başlayacak olan instagram canlı yayınının konuğu ödüllü kurgucu Ayris Alptekin olacak.

Katılımcılar Bosphorus Film Lab etkinlikleri ve projeler hakkında ayrıntılı bilgiye www.bogazicifilmfestivali.com adresindeki Bosphorus Film Lab sekmesinde yer alan katalogdan erişebilirler.