0530 708 54 54
0530 708 54 54
09 Şubat 2021 Salı 14:06:00 - Güncelleme:09 Şubat 2021 Salı 14:39:00

Öğün atlayıp aç kalmak zayıflatmaz

Ekmek tüketimini kesmek, öğün atlamak, uzun süre aç kalmak ve tek tip beslenmek gibi bilinçsizce yapılan diyetler kilo vereyim derken aksine kilo almaya sebep olabiliyor.

Beslenmeye dair kuşkusuz her dönemin en popüler konularından biri diyet trendleri oluyor. Çevremizden sosyal medyaya kadar pek çok alanda bu konuda konuşan, her gün farklı bir şey söyleyen ve kafamızı karıştıran birçok bilgiye rastlıyoruz. Ancak çoğumuzun zayıflamak uğruna aklını çelen, güvenilir olmayan bu moda diyetler, tersi etki yaratıp kilo almamıza ya da sağlığımızı bozmaya neden olabiliyor. Sağlığımızı etkileyecek konularda her zaman işin uzmanlarından destek alınması gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Emel Terzioğlu Arslan, "Zayıflamak uğruna öğün atlamak ve saatlerce aç kalmak en sık yapılan hatalardan biri olup, sanılanın aksine genelde kilo alımıyla sonuçlanıyor. Çünkü uzun süre açlığa maruz kalan metabolizma, daha yavaş çalışmaya başlıyor ve böylece harcadığımız enerji de azalıyor. Bu durumda kan şekeri de düştüğü için hem bir sonraki öğünde besin alımı artıyor hem de tatlı isteği oluşuyor. Bu nedenle 3 ana öğün mutlaka yenmeli ve ihtiyaca göre beslenme planına ara öğünler eklenmelidir" dedi.

TAM TAHILLI EKMEKLER YENİLMELİ

Diyetisyen Emel Terzioğlu Arslan, "Birçok kişinin özellikle zayıflama diyetlerine başladığında ya da sağlıklı beslenmeye karar verdiği ilk anda yaptığı şeylerden biri, ekmeği beslenmesinden çıkarmak oluyor. Oysa hiç ekmek yememek, B grubu vitaminleri, folik asit, E vitamini ve lif gibi birçok besin öğesinden mahrum kaldığımız anlamına geliyor. Kalori değerleri daha düşük olan tam tahıllı ekmekler, midedeki sindirimi yavaşlattığından ve mide boşalmasını geciktireceğinden daha uzun süre tok kalmaya yardımcı oluyor" diye konuştu.

TAMAMEN YAĞSIZ DİYETLER TEHLİKELİ

Uygulanan tamamen yağsız diyetler, yağda eriyen vitaminlerin (A, D, E ve K) emilimini engelliyor; bu vitaminlerin eksikliği ise bazı hastalıklara neden oluyor. Hormon metabolizmasının düzeninin bozulmaması için mutlaka belirli miktarda yağın tüketilmesi gerekiyor. Aynı zamanda yağ, tokluk sağlayan en önemli besin öğelerinden biridir. Dolayısıyla hiç yağ içermeyen bir diyette, günlük enerjinin sağlanması için çok daha fazla yemek yemek gerekir. Özellikle esansiyel yağlar olan omega 3 (balık, ceviz, keten tohumu), omega 6 (ayçiçek yağı, fındık yağı gibi bitkisel yağlar) ve omega 9 (zeytinyağı) sağlıklı beslenme programında dengeli bir şekilde mutlaka yer almalıdır.

DİYET ÜRÜNLERİNDEN UZAK DURUN

Modern hayatla birlikte paketli ürünler beslenmemizin en önemli parçası haline geliyor. Diyet ürünler de bu sektörde oldukça büyük bir pazar payına sahip. Diyet ürünleri gerçekten zayıflamamıza yardımcı oluyor mu? Sorusunun cevabı ise "hayır". Diyet adı altında birçok ürün, aslında sağlıksız bir sürü madde içeriyor. Şeker yerine glikoz şurubu, elma suyu konsantresi, yüksek fruktozlu mısır şurubu gibi sağlığımızı tehdit eden ve birçok kronik hastalık riskini artıran maddeler ekleniyor. Bu ürünleri diyet olduğunu düşündüğümüz için çok daha fazla tüketiyoruz. Oysa ürünlerin içine eklenen bu maddeler, vücutta insülin hormonunun daha fazla salgılanmasını sağlayarak sık sık acıkmamıza neden oluyor. Bu durumda hem karnımız doymuyor hem de lezzet konusunda tatmin olmuyoruz.

MÜKEMMEL OLMAYA ÇALIŞMAYIN

Diyet yaparken kusursuz olmaya çalışmak da yaptığımız sık hatalardan biri. Çünkü bunu yapmaya çalışırken motivasyonumuzu kaybedip diyetten uzaklaşma olasılığımız artıyor. Eğer listenizde olmayan kalorili bir gıda tükettiyseniz ertesi gün bir ara öğünü eksilterek ya da aktiviteyi arttırarak bunu dengeleyebilirsiniz. Her zaman bir B planı olmalıdır. Bu konuda en önemli nokta, sağlıklı yaşamayı hayat tarzı haline getirebilmektir. Yediklerinizi dengeleyerek fiziksel aktiviteyi artırmak, fit ve sağlıklı bir bedene kavuşmanıza yardımcı olacaktır.

HIZLI GİDEN HIZLICA GERİ GELİR

Tek çeşit beslenmeye dayalı, çeşitli kürler içeren ve çok düşük kalorili diye her yerde gördüğümüz sağlıksız diyetleri uygulamak bedenimize verdiğimiz en büyük zararlardan biri. Bu diyetlerde hızla kaybettiğimiz kilo, su ve kastan gidiyor. Yani kilo verdiğimizi düşünüyoruz ancak bedenimiz bundan olumsuz etkileniyor. Verilen birkaç kilo da aynı hızla geri alınıyor. Bu nedenle ağırlık kaybı programlarında, yağ dokularının azalması hedeflenmeli. Çünkü yağlardan veremediğimiz her kilo bedenimize geri dönmeye mahkûm oluyor. Kısa vadeli mutluluklar yaşamamak için sağlığı tehlike atan şok diyetlerden uzak durulması gerekiyor.