• BIST
    1554.68
  • Dolar
    7,4531
  • Euro
    9,0643
  • Altın
    444,6770
0530 708 54 54
0530 708 54 54
27 Aralık 2020 Pazar 21:55:00 - Güncelleme:28 Aralık 2020 Pazartesi 10:36:00

Nezle mi, grip mi, koronavirüs mü?

Grip ve Kovid-19’a göre en hafifi olan nezle 'baş ağrısı, boğaz ağrısı ve öksürük' gibi şikayetlere sebep olduğu için en çok korktuğumuz hastalık olan Kovid-19’u bize hatırlatır. Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Demet Erciyes bu üç hastalık arasındaki farkları anlattı.

Birbirine benzer gibi gözüken bu hastalıklar aslında birçok farklılıklar taşır. Öncelikle etken olan sebepler farklıdır. Hastalık seyri farklıdır. Belirtiler de birbirine benzemekle birlikte ufak tefek de olsa bazı farklılıklar dikkati çeker. Kış aylarında bu hastalıklarda artış görülmesi ortak özellikleri arasındadır. Sebebi de havanın soğumasıyla beraber insanlar açık alanlardan kapalı yerlere parklardan, bahçelerden, teraslardan kapalı ortamlara geçmeye başlamasıdır. Bu durum da insanların bir araya gelmesiyle birlikte damlacık yoluyla bulaşan bu hastalıkların kolayca yayılmasına yol açar. İstanbul Florence Nightingale Hastanesi- Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Demet Erciyes, bu tür bulaş yolunu engellemek için insanların mümkün olduğunca toplu halde bulunmamasını, açık alanları tercih etmesini ya da kapalı alanda iseler de sık sık bulundukları yeri havalandırmalarını tavsiye ediyor. Bu sefer de soğuk hava yüzünden üşütmeler, soğuk algınlığı ve nezle vakaları daha da çoğalır. Grip ve Kovid-19’a göre en hafifi olan nezle baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük gibi şikayetlere sebep olduğu için en çok korktuğumuz hastalık olan Kovid-19’u bize hatırlatabilir.

Soğuk algınlığı (Nezle)

Hapşırma, burun akıntısı veya burun tıkanıklığı, gözlerin kızarması, sulanması ve yanması, bazen yüz ve alın bölgesinde dolgunluk hissi, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve boğazda gıcık hissi, öksürük, koku ve tat duyularında azalma nezlenin belirtileridir. Yaklaşık bir hafta sürer. Genellikle ateş olmaz ve hastalık ayakta geçirilebilir. Hastanın genel durumunu ve yaşantısını çok etkilemeyen işinden alıkoymayan belirtiler çoğu zaman ilaç kullanımı dahi gerektirmez. Sadece birkaç gün mendil ile dolaşmak gerekebilir.

Grip

Grip nezleye göre daha ağır geçer. Belirtilere ateş mutlaka eklenir. Ayakta atlatmak zordur. Eklem ağrıları, halsizlik, iştah bozukluğu olur. Yatak istirahati gerekir. Belirtiler için sıklıkla ilaç tedavisine gerek duyulur. Her yıl özellikle kış aylarında sık karşılaştığımız, çoğu zaman da basit bir soğuk algınlığı gibi görerek önemsemediğimiz grip kimi zaman antiviral ilaçlar, istirahat, parasetamol ve bağışıklığın kuvvetlenmesi ile kolayca iyileşebildiği gibi hayatı tehdit edecek kadar tehlikeli sonuçlara da sebep olabilir. Hastalığa influenza virüsü sebep olur. Bu virüsün A, B ve C olmak üzere üç tipi vardır. İnsanlarda grip hastalığına en sık neden olan influenza A virüsüdür. İnfluenza B ve C virüsü sadece insanlarda hastalık yaparken, influenza A virüsünün konak yelpazesi çok daha geniştir. İnsanların dışında örneğin kuşlarda, domuzlarda da hastalık yapar ve insanlara da bulaşır. Bu yüzden kuş gribi, domuz gribi gibi isimlerle anılmıştır. Esas salgınlara neden olan İnfluenza A virüsüdür.

Covid-19

Kovid-19 pandemisinde etken virüs koronavirüs ailesinden olan SARS-COV2 virüsüdür. Kovid-19’da genellikle kolay kolay düşmeyen inatçı bir yüksek ateş olur. Beraberinde de ani başlayan şiddetli bir başağrısı gözlenir. Tat ve koku kaybı olabilir. Boğaz ağrısını takiben kesik kesik ve günden güne artan bir öksürük gözlenir. İlerleyen nefes darlığı olabilir. Mide bulantısı ve ishal olabilir. Yaygın kas ve eklem ağrısı, sırt ağrısı aşırı halsizlik görülür.

Nasıl bulaşır?

Nezle, grip ve Kovid-19 sebebi, çeşitleri farklı virüs infeksiyonlarıdır. Virüs genellikle damlacıklarla hapşırma, öksürük ve konuşma sonrasında etrafa yayılır ve havada asılı kalır. Özellikle 30 cm ile 2 metrelik bir alanda daha bulaşıcıdır. Bu nedenle özellikle kış mevsiminde daha sık görülen hastalıklar kapalı ve kalabalık yerlerde, toplu taşıtlarda, sinema, tiyatro gibi kapalı salonlarda daha kolay bulaşır. Hasta kişinin kullandığı havlu, çatal, kaşık gibi cisimlerin ortak kullanımı da yayılımı artırır. Özellikle vücut direnci düşük, beslenmesi bozulmuş, kronik hastalıkları olan kişilerde bulaşma ve virüsün yayılımı daha hızlı olur.

Korunmak için neler yapmalı?

Bu hastalıklardan korunmanın yolu öncelikle vücudun savunma gücü yani bağışıklığını yüksek tutmaktan geçer. Zira gün boyunca bulunduğumuz değişik ortamlar, temas ettiğimiz kişi veya nesneler, hatta soluduğumuz hava yoluyla birçok mikropla da karşı karşıya kalırız. Ancak bu mikropların çoğuna karşı bağışıklığımız vardır ya da bağışıklık sistemimiz hemen onlarla mücadeleyi kazanıp hastalık oluşturmasını engeller. Bu nedenle bağışıklığımızı kuvvetli tutmak için önce doğru beslenmeye dikkat etmeliyiz. Doğru beslenmede özellikle kastedilen vitamin ve antioksidan oranı yüksek yiyeceklere öncelik vermektir. Grip tedavisinde olduğu gibi önlemek için de en yaygın bilineni C vitaminini bol tüketmektir. Ama burada bağışıklıkta etkisi kanıtlanmış D vitamini dahil tüm vitamin ve çinko dahil sağlığımız için gerekli tüm minerallerin yeterli miktarda tüketimi göz ardı edilmemelidir. Yeterli sürede uyku, stresi yönetebilmek, bol su tüketmek, el ve ortam temizliğine dikkat etmek gerekir.

Gripten korunmanın bir yolu da grip aşısıdır. Grip mikrobunun her sene kılık değiştirmesi sebebiyle yüzde yüz koruyuculuğu yoktur. Bu nedenle grip aşısı da bir önceki grip sezonunda dolaşan suşlardan hazırlanarak her sene özellik değiştirir ve her yıl tekrarlanması gerekir. Aşının koruyucu etkisi iki hafta sonra başlar. Bu nedenle aşının en uygun zamanı, gribin sık görülmeye başladığı dönemden hemen önce yapılmasıdır. Ekim ve kasım ayları tercih edilmelidir. Aşılanmayanlar ise mart ayının sonuna kadar aşılanabilir. Koruyuculuk yaklaşık 6-8 ay sürer. Kovid-19 pandemisi için ise aşı çalışmalarında umut verici gelişmeler yaşanıyor. Bu sene sonundan önce bizi bu pandemiden kurtaracak bir umut ışığı daha doğrusu tünelin ucundaki ışık artık çok şükür ki görüldü.

Riskli grup dikkat!

65 yaşın üzerindeki kişiler, yoğun sigara içenler, kronik akciğer, astım ve kalp hastaları, şeker hastaları, böbrek, karaciğer ve kanser hastaları gibi altta yatan kronik hastalığı olanlar, bağışıklık düzeyi düşük tüm hastalar özellikle grip ve Kovid-19’a karşı çok dikkatli olmalıdır