0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
09 Kasım 2022 Çarşamba 08:00:00 - Güncelleme:09 Kasım 2022 Çarşamba 08:00:00

Kalp damar tıkanıklığının ilk sinyali KALP DAMARLARINDA TIKANIKLIĞIN İLK SİNYALİ

Kalp krizi öncesi göğüs ağrısı tehlikenin ilk sinyali olabiliyor. Özellikle yol yürümekle ya da yokuş yukarı çıkmakla gelen ve dinlenince geçen göğüs ağrılarını ciddiye almalı.

Kalp krizi öncesi göğüs ağrısı tehlikenin ilk sinyali olabiliyor. Özellikle yol yürümekle ya da yokuş yukarı çıkmakla gelen ve dinlenince geçen göğüs ağrılarını ciddiye almalı.

Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yoğun stres içeren yaşam tarzı, sigara, alkol, aşırı tuz tüketimi ve kalitesiz uyku gibi alışkanlıklar nedeniyle kalp ve damar hastalıklarının görülme sıklığı son yıllarda hızla artıyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Macit Bitargil, dünyada ve ülkemizde ölüm nedenleri arasında başı çeken kalp damarlarındaki tıkanıklığın yani koroner arter hastalığının artık gençlerde de sık görüldüğünü belirterek "Sağlıksız yaşam alışkanlıklarına genetik faktörler, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve diyabet hastalığı da eklendiğinde kalbi besleyen damarların (koroner arter) tıkanma ihtimali giderek artıyor" diyor.

YAŞAM KALİTESİ YÜKSELTİLİR

Ülkemizde her yıl bin kişiden ikisinin yani yaklaşık 160.000 kişinin kalp damarlarındaki tıkanıklığa bağlı olarak hayatını kaybettiğini söyleyen Doç. Dr. Macit Bitargil "Kalbi besleyen ana damarlarda kritik seviyede ve sayıda damar tıkanıklığı olduğu zaman ise hayat kurtaran ve yaşam kalitesini yükselten koroner bypass ameliyatları gündeme geliyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 40 bin kişi koroner bypass yani kalp ameliyatı oluyor" diye konuşuyor. Kalbi besleyen damarlarda tıkanıklık olması durumunda kalp kaslarının yeteri kadar beslenemediğini, bu nedenle özellikle kalbin iş yükü arttığında kalbin beyne bazı sinyaller yolladığını, bunun da öncelikle göğüs ağrısı ile kendini gösterdiğini vurgulayan Doç. Dr. Macit Bitargil "Özellikle yol yürümekle ya da yokuş yukarı çıkmakla gelen ve dinlenince geçen göğüs ağrılarını ciddiye alıp en kısa zamanda doktora görünmek gerekir. Tam teşekküllü bir hastanede kalp için görüntüleme yöntemleri uygulanarak kalp damar tıkanıklığı ortaya konulacak; kardiyolog ve kalp damar cerrahisi uzmanları bir araya gelerek bypass ameliyatı gerekip gerekmediğinin kararını ortak verecektir." diyor.

TIKANIKLIK KRİTİK SEVİYEYE GELMİŞSE!

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Macit Bitargil, kalp damarlarındaki tıkanıklığın kalp krizine yol açabildiğini belirterek şöyle konuşuyor: "Kalbin beslenmesini sağlayan, 2-4 mm aralığında çaplara sahip olan iki ana koroner arter ve onların dalları mevcuttur. Bu damarlarda tıkanıklık kritik seviyelere ulaştığında ve özellikle göğüs ağrıları başladığında hastalık ciddiye alınmazsa kalp krizine (miyokard enfarktüsü) yol açabiliyor. İlaç tedavisi, koroner balon anjioplasti ve/veya stentin yetersiz kaldığı durumda devreye koroner bypass ameliyatı giriyor." Koroner bypass ameliyatının, kalbin ihtiyaç duyduğu kanlanma miktarını yeniden sağlamak, hastanın hayati tehlikesini ortadan kaldırmak, yaşam kalitesini artırmak ve sağlıklı bir şekilde normal hayata geri dönüşüne vesile olmak adına devreye girdiğini vurgulayan Doç. Dr. Macit Bitargil, hangi tedavi yönteminin uygulanması gerektiğine ilişkin kararın, hastalığın durumuna göre hasta özelinde belirlendiğini söylüyor.

Bu alışkanlıklar kalbi tehdit ediyor!

Günümüzde sağlıksız yaşam tarzı nedeniyle kalp ve damar hastalıklarının yaygınlaştığını vurgulayan Doç. Dr. Macit Bitargil, son yıllarda kalp hastalıklarından ölümün gençlerde de sık görüldüğüne dikkat çekiyor. Doç. Dr. Macit Bitargil, kalp damarlarında tıkanıklığa yol açarak bypass'a zemin hazırlayan alışkanlıkları şöyle anlatıyor: "Yoğun stres kortizol mekanizmasına bağlı olarak kan basıncını, kan şekerini ve kolesterol miktarını artırarak özellikle kalp damarlarımıza ciddi miktarlarda zarar vermektedir. Yüksek oranlarda alkol tüketmek, tütün mamulleri kullanarak dumana maruz kalmak, hareketsizlik, spor yapmamak, dengesiz ve sağlıksız beslenmek, fazla tuz tüketmek, kalitesiz uyku gibi alışkanlıklar da kalp damarlarımız için zararlı olup bypass ameliyatına zemin hazırlayan yanlış alışkanlıklardır."

Koroner bypass ameliyatının yöntemi hastaya göre değişiyor

Acıbadem Taksim Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Macit Bitargil, koroner bypass ameliyatının yönteminin, hastanın durumuna göre belirlendiğini belirterek, açık ya da kapalı her iki yöntemle de, damar tıkanıklığı dolayısıyla kalbin etkilenen bölgelerine kanın sağlıklı şekilde yeniden ulaşmasının sağlanabildiğini söylüyor. Özellikle 'Minimal invaziv' de denilen kapalı ameliyat yönteminde; son yıllarda teknoloji ve tıpta yaşanan hızlı gelişmeler ve hekimlerin tecrübeleri sayesinde bypass ameliyatının, göğsün ön kemiği kesilmeden, göğsün sol alt tarafında meme altından yapılan küçük bir kesi ile de gerçekleştirilebildiğini belirten Doç. Dr. Macit Bitargil "Ameliyat esnasında kalbin kritik olarak daralan ya da tıkanan koroner damarlarına, göğüsten, bacaktan ya da koldan alınan damarlar yardımı ile bypass işlemi yapılır. Böylece hastalık nedeni ile kalbin etkilenen bölgelerine tekrardan sağlıklı bir şekilde kanın ulaşması sağlanır. Genel anestezi altında ortalama 3-6 saat kadar süren bir işlemdir" diyor. Koroner bypass ameliyatı sonrasında yaklaşık 1 haftada taburcu olunurken, vücudun kendini toplama süresinin 6-12 hafta arasında değiştiğini belirten Doç. Dr. Macit Bitargil, doktor izin verdiği takdirde 4-6 hafta sonra iş hayatına dönülebileceğini ve spor aktivitelerine başlanabileceğini söylüyor.

Etiketler : KALP DAMARLARINDA TIKANIKLIĞIN İLK SİNYALİ Uzmanı Doç. Dr. Macit Bitargil Minimal invaziv
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanan aydınlatma metnimizi okumak için buraya, mevzuata uygun çerez politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya, gizlilik politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.
closeX