• BIST
    1392.91
  • Dolar
    8,4159
  • Euro
    10,0041
  • Altın
    491,3460
0530 708 54 54
0530 708 54 54
20 Nisan 2021 Salı 08:30:00 - Güncelleme:20 Nisan 2021 Salı 08:30:00

Böbrek hastaları Ramazan'da dikkat

Beslenme, bilinen tüm hastalıklarda hastalığın ilerlemesi, durağan hale gelmesi veya olası durumda gerilemesi için en önemli etkenlerin başında gelir.

Beslenme, bilinen tüm hastalıklarda hastalığın ilerlemesi, durağan hale gelmesi veya olası durumda gerilemesi için en önemli etkenlerin başında gelir. Bu sebeple dini vecibelerini yerine getirmek isteyen hastalar için Ramazan ayı ayrıca önem taşır. Özellikle böbrek hastalığı olan ve ibadetini yerine getirmek isteyen kişilerin bazı kurallara riayet etmesi son derece hayatidir. Türk Böbrek Vakfı Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi Başhekimi Dr. Bilal Görçin, "Hemodiyalize giren hastaların oruç tutmaları mümkün değildir. Çünkü hiç idrarları yoktur, vücuttan atılmayan zararlı maddelerin oluşturduğu ağız kuruluğunu su içmeden geçirmek mümkün olmaz. Diyalize girdiklerinde kanları yabancı maddelerle temas ettiği için oruçları da sayılmaz. Biz diyaliz hastalarına oruç tutmasını önermiyoruz" dedi.

ŞEKER VE TANSİYON VARSA

Dr. Bilal Görçin "Henüz diyalize girmeyen fakat potansiyel diyaliz hastası olan böbrek yetmezlikli hastaları 5 evreye ayırırız. Böbrek fonksiyonlarının yüzde 50'nin altına indiği 3. evre ve sonrası hastalarda hastalık ilerledikçe oruç tutmaları sonucu karşılaşacağı sıkıntılar artacaktır. Özellikle şeker hastalığına bağlı bir böbrek yetmezliği meydana gelmişse bu sorunlar daha ciddi olacaktır. Bu nedenle böbrek fonksiyonlarının yüzde 30 ve daha aşağısı bozulduğu hastaların oruç tutmaları sağlıkları açısından sıkıntı yaratır. Günde birden fazla ve farklı zamanlarda alınan ilaçlar, şeker ve tansiyon kontrolü oruçla birlikte zor olabilir" diye uyardı.

Türk Böbrek Vakfı Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi Başhekimi Dr. Bilal Görçin, "Böbrek fonksiyonlarının bozulmaya başladığı ilk evrelerde oruç çok zararlı olmayabilir. İlaçlarını azaltmamak koşuluyla saatlerini ayarlayarak ve tuzdan kesin uzak kalarak tutabilirler. Oruç süresinin uzaması suya ihtiyacı arttırır. Bir böbrek hastasında en ciddi ve en önemli sorun tansiyon yüksekliği ataklarıdır. Bir kişi tuzdan uzak durursa uzun süre açlığın tansiyon üzerine düşürücü etkisi bile olur. İftar ve sahurda abur cubur ve sık yememek şartı ile dengeli tuzsuz beslenmeyle oruç tutabilirler. Bu böbrek yetmezliğinin ilerlemesine yol açmaz" dedi.

Böbrek taşı olanların uzun süre susuz kalması ağrıya neden olabilir...

Dr. Bilal Görçin, şunları dile getirdi: "Böbrek taşı hastalığı olanlarda susuz kalmak taşın ağrı yapmasına sebep olabilir. Biz, taş ve üriner enfeksiyon hastalarına bol su içmelerini, idrarını tutmamalarını öneririz. Ancak küçük bir taş veya böbrekte hiçbir sorun çıkarmadan yıllardır bekleyen bir taş veya böbrek fonksiyonlarını bozmayan bir taş oruç tutmamak için bir sebep değildir. Şiddetli taş ağrısı olursa en yakın sağlık merkezine başvurularak ağrı giderilmelidir. Susuzluğun olumsuz etkilerini azaltmak için yemeklerin tuz miktarının azaltılması çok yararlı olur. Böbreklerde basit kist, bir veya iki böbrekte hafif küçülme, üriner enfeksiyon, ailesinde böbrek hastalığı olanlar, sorunsuz tek böbrekli olanlar veya böbrek vericileri rahatlıkla oruç tutabilirler. Bu kişilerin tuza ve içtikleri suyun miktarına dikkat etmeleri yararlı olur."