0530 708 54 54
0530 708 54 54
17 Ekim 2021 Pazar 18:01:00 - Güncelleme:17 Ekim 2021 Pazar 18:09:00

SSB Başkanı Demir: Türkiye o defteri açarsa onlar daha çok zararlı çıkarlar

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, 'Yunanistan için en akıllıca yol Türkiye ile iş birliği yapmaktır. Silahlanma yarışına girer gibi yapılan bu hamleler birer ekonomik yüktür. Bu kendilerine zarar verir. Türkiye'nin diyaloğu ile bu ilişki yürütülse, sorun çözülür. Tarihsel kin gütmelerin bir amacı yok. Türkiye o defteri açarsa çok daha zararlı çıkarlar.' dedi.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Kanal 7'ye yaptığı değerlendirmede, "ABD'nin yönetim tarafından şöyle bir konu gündeme getirildi. Türkiye'nin hava kuvvetleri ihtiyaçlarının giderilmesi için yeni nesil F-16'lar ile karşılanabilir mi diye. İhtiyaçlarımız gidermek açısından hiçbir defteri kapatmıyoruz." ifadelerini kullandı.

İşte İsmail Demir'in açıklamalarından satır başları:

F-35 meselesinde yeni bir şey yok ama şöyle bir detay var. Türkiye'den çıkarmak hukuka uygun değil demiştik. Türkiye'yi çıkardık açıklamalarını duyduk ama son zamanlardaki gelişme şu, mutabakat zaptında Türkiye'yi çıkaramadıklarını görünce ABD kendisi tek taraflı çekildi.

Diğer gelişme Türkiye'nin ödediği bir meblağ var. 1 milyar 400 bin dolar bu ücretin yarısı ortaklık içindi. ABD'nin yönetim tarafından şöyle bir konu gündeme getirildi. Türkiye'nin hava kuvvetleri ihtiyaçlarının giderilmesi için yeni nesil F-16'lar ile karşılanabilir mi diye. İhtiyaçlarımız gidermek açısından hiçbir defteri kapatmıyoruz. ABD'nin baskı yaptığı doğru. Bir psikolojik meseleden başka bir şey değil. Türkiye NATO'da bir müttefik olarak çeşitli faaliyetlere katılıyor. Bir meseleden bu kadar kavga çıkarmak ne kadar doğru bilemiyorum.

ABD'NİN F-16 TEKLİFİ

Karşılıklı görüşmelerde ortaya gelen bir konu. Biz buradaki hakkımızı takip edeceğiz diye söylemiştik. Türkiye çaresiz değil, bizim hep söylediğimiz şu, "Bir ürün insan yapımıysa yaparız. Kendi göbeğimizi kendimiz keseriz".

F-35 olsaydı iyi olurdu, program ortaklığındaki konular için. Bizim opsiyonlarımız açık. Bir zaafiyet oluşmaması için elimizden geleni yapacağız. Türkiye hiçbir zaman mecbur değil. Bunun altını çizmek istiyorum.

Milli duygularla hareket eden şirketlerimizin varlığı çok önemli.

SAVUNMA SANAYİİNDE İHRACAT

Çok sayıda ülke var, herhangi bir ülkenin adı gündeme geldiğinde çeşitli spekülasyonlar oluyor. Satışlar oldukça kamuoyunun duyması daha yerinde. Son fuarımızda çok fazla ülke vardı.

AFRİKA'DAN GELEN TALEPLER

Türkiye'nin Afrika açılımı, THY ile ve diğer iştirakler ile Türkiye'nin yumuşak gücü açısından önemli oldu. Savunma Sanayii Başkanlığı ile bazı ülkelerin devlet başkanları kurumu ziyarete geldiler. Bu noktada bizler çok olumlu yaklaşımlarda bulunuyoruz. Bizler onların nasıl kullanıldığını biliyoruz. Bu noktada biz bunları bildiğimiz için Afrika ile ilişki kurmamız ayrı bir boyut. Afrika'da ne işimiz var diyenler de var. Bu ülkeler aslında zengin ülkeler.

Bizler geçmişte imzalanan anlaşmaları zenginleştiriyor, savunma sanayii anlamında faaliyetleri geliştiriyoruz. Bunlar netice verecekler. Savunma sanayii işbirliği anlaşmaları kapsamında periyodik toplantıları arttırdık. Bunlarla beraber belirlenen yol haritaları sürdürülecek.

MİLLİ SAVUNMA SANAYİİ'NDE YENİ GELİŞMELER

İnsansız deniz araçları ile denizde sürü faaliyetleri gerçekleştirilebiliyor Albatroslar ile. İHA'ların yaptıkları başarıları düşünün bunlar da onu gerçekleştirebilecek. Bu sistemler zenginleştirilip, harekat konseptleri ile farklı şekilde kullanılabilecek.

İNSANSIZ DENİZ SİSTEMLERİ

TCG Anadolu'nun üzerine TB-3'ler yerleştirilecek. Belki sonrasında MİUS'lar entegre edilecek. Dünyada aslında yeni bir konsept olarak kullanılacak bu. Bunu uzaktan kumandalı ve insansız denizaltılar ile düşünürseniz denizlerde epey bir güç elde etmiş oluyoruz. Bu konuda milli duyguyla yaklaşılması gerekiyor. Teslimatlardan sonra TB-3'ün çalışmaları devam edecek, belki beraberce servise gideceği dönemler de gelecektir.

YUNANİSTAN-ABD-FRANSA ÜÇGENİ

Bu konuda muhtelif bakanlarımız devletin çeşitli kademelerinde açıklamalar yaptı. Türkiye'nin refahına katkı sağlayacak konular var bu noktada. Benim bazı arkadaşlarım var yurt dışında Yunan, onlar da Osmanlı zamanında hiç bir problemi olmadığını 400 yıl refah ve huzur içinde yaşadıklarını söylüyorlardı. Buradan bakıldığında Yunanistan için en akıllıca yol Türkiye ile iş birliği yapmaktır. Yunanistan'ın ifade ettiği tahrik cümlelerini Türkler hiç bir zaman kullanmadı. Biraz gaza gelme gibi geliyor Yunanistan'ın tavrı bana. Makul ve mantıklı düşünülürse Türkiye ile yapılacak iş birliği, başkalarıyla yapılacak olandan çok daha ekonomik ve mantıklı olacaktır.

Silahlanma yarışına girer gibi yapılan bu hamleler birer ekonomik yüktür. Bu kendilerine zarar verir. Suhuletle iki ülkenin anlaşması tek yoldur. İleri vadede kazandırmaz, yük getirir, kaybettirir, Yunanistan halkı üzerine maliyet getirir. Türkiye'nin diyaloğu ile bu ilişki yürütülse, sorun çözülür. Tarihsel kin gütmelerin bir amacı yok. Türkiye o defteri açarsa çok daha zararlı çıkarlar.

TÜRKİYE'NİN İNSANSIZ SİSTEMLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Türkiye'nin 3 hedefi bulunuyor bu alanda Drone'lar ve geliştirmeler hariç. Süpersonik hıza yaklaşan, manevra kabiliyeti olup belirli silahlar taşıyabilecek, deniz platformlarından dahi kalkabilecek bir uçaktan bahsediyoruz. İnsansız savaş uçağı çıkıp bu şekilde kalacak değil. Kendi içinde geliştirmeleri de elbette olacaktır. Bu bir yolculuktur. Biz F-35 de dahil olmak üzere tüm soruların cevabını sahada vereceğiz. Hasmane tutum takınan herkese de sahada cevabını vereceğiz. Meşhur bir laftır hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh.

SAVUNMA SANAYİİNİN GELECEĞİ

Savaş uçağı üretiliyor ancak insansız anlamda üreten aktif kullanımda olan bir ürün pek yok. Geliştirme anlamında ABD'nin ürünleri var bir iki tane. Fiilen aksiyon halde değil. Deneme kavramlarındalar. İngilizler keza öyle. ABD'de, İngiltere'de, Çin'de bu sistemler üzerinde çalışılıyor. İHA anlamında öncülük eden ülkelerden biriyiz. Kullanım konsept ve şekli açısından öncü ülkeler arasındayız. Bu hareket sürecektir.

Sürekli olarak Savunma sanayi konusunun milli bir mesele olduğunu, siyasete bahane edilmemesi gerektiğini savunuyoruz. Savunma sanayiinin gelişimi önündeki en önemli faktör siyasi iradedir. Bu kararlılığının önüne başka bir şey geçerse burada önemli kayıplarımız olur. Geçmişte bunu gördük: Ağır sanayide önemli atılım hedefleri alay konusu oldu hep. Geçmişi de düşündüğümüz zaman siyasi idare olmadığında teknik olarak ne kadar iyi olursanız olun, problem oluşturuyor.

Savunma sanayiindeki ivmenin önüne geçmek için siyasi idarenin değişmesini isteyenler var.

SAVUNMA SANAYİİ ALANINDAKİ HEDEFLER

Tam bağımsız Savunma sanayii hedefimiz. %100 yerli bir ekosistem çok da ekonomik olmayacak ancak biz tam bağımsız bir hedef planlıyoruz. Bugün yerlilik hedefi düşünürken, hangi alanlarda ilk üçte olduğumuzu konuşmamız, hedeflememiz gerekecek. Dünya artık bambaşka bir yere gidiyor. İnsan-makine sistemlerinin konuşulacağı bir yere gidiyor. Sürpriz etkisi oluşturacak kabiliyetlerin önem kazandığı bir yere gidiyoruz. Bazı alanların peşinden koşarken, bazı alanlarda önden gitmemiz gerekiyor. Her ülkenin en önde olması büyük kaynak ister, ancak biz hedef seçip o alanda iyi olmaya ilerlememiz gerekiyor.

Maneviyat ve milliyetsiz bu alanda bir başarı elde edilemez. Bu vesileyle kandilinizi kutluyor, mübarek olmasını diliyorum.

Etiketler : Prof. Dr. İsmail Demir ABD SAVUNMA SANAYİİ İHA SİHA ÇİN