• BIST
    1328.83
  • Dolar
    7,8228
  • Euro
    9,4308
  • Altın
    459,3260
0530 708 54 54
0530 708 54 54
05 Nisan 2017 Çarşamba 13:51:00 - Güncelleme:05 Nisan 2017 Çarşamba 13:53:00

Şehit eşi yüzlerine bakarak söyledi!

TÜRKSAT'a giderek yayınları kesmeye çalışan 5'i sivil, 16 sanığın yargılandığı davada, olay gecesi şehit edilen TÜRKSAT AŞ Tesisler İşletme Direktörü Ahmet Özsoy'un eşi Yasemin Özsoy, sanıklara, "Hepinizi Allah'a havale ediyorum. Bu insanlar size ne yaptılar? Şurada nasıl konuşuyorsunuz bilmiyorum. Siz nasıl askersiniz, ülkeyi nasıl koruyorsunuz? Bana Silopi, Karayılan bilmem ne diyorsunuz? Biz sizler için dua ediyoruz, sizin yaptığınıza bak. Gurur duyun kendinizle. Burada kendinizi savunurken hepiniz masum olduğunuzu iddia ederken, üstlerinizi şikayet etmek içinizden geçiyor mu? Aranızda bir yiğit yok mu?" diye seslendi.

 

Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, ağırlaştırılmış müebbet  hapis istemiyle yargılanan tutuklu sanıklar, avukatları ile müştekiler yer aldı.  Duruşmada, Mustafa Altunay dışındaki tutuklu sanıkların savunmaları tamamlandı.  Altunay, avukat tutacağını belirterek, süre istedi. Başkan İsmail Ademoğlu, "3  aydır içeridesin, barodan sana zorunlu müdafi atanmış ama onu kabul etmiyorsan,  en kısa zamanda avukat tut. Sana bir kez süre vereceğim." dedi.

 

Sanıklardan Eray Uçkun, Tayfun Karaöz, Mesut Sancak ile tesisin diğer  bölgelerindeki çalışanları toparlamaya, tesisin tamamını kontrol altına almaya ve  yayınları kesmeye çalıştığı iddia edilen sanık Melih Varol'un avukatı, sanıklara  müvekkilini Türksat'ta görüp görmediklerini sordu. Sanıklar, Varol'u TÜRKSAT'ta  görmediklerini söyledi.

 

Duruşmada daha sonra müştekilerin beyanları alındı.

 

 Müşteki beyanları

 

Mahkeme Başkanı İsmail Ademoğlu, müşteki beyanlarının alınmasına şehit  ailelerinden başlanmasını istedi.

 

Olay günü şehit edilen, darbecilerin TÜRKSAT'a gelmesinden önce tedbir  amacıyla kuruma gelen ve personeli yönlendiren TÜRKSAT AŞ Tesisler İşletme  Direktörü AHMET ÖZSOY'un eşi Yasemin Özsoy'a ilk söz verildi.

 

Eşi Ahmet Özsoy'un şehit edilmesinin ardından darbecilerin şehidin  başında üç yudumda su içtiğini, nedeninin sorulması üzerine bu kişinin, "Ona  şehitlik mertebesi ikram ettik." dediğini belirten Yasemin Özsoy, sanıklara  dönerek, şunları söyledi:

 

"Şu an konuşacak halde değilim, hepinizi Allah'a havale ediyorum. Bu  insanlar size ne yaptılar? Şurada nasıl konuşuyorsunuz bilmiyorum. Siz nasıl  askersiniz, ülkeyi nasıl koruyorsunuz? Bana Silopi, Karayılan bilmem ne  diyorsunuz? Biz sizler için dua ediyoruz, sizin yaptığınıza bak. Gurur duyun  kendinizle. Burada kendinizi savunurken hepiniz masum olduğunuzu iddia ederken,  üstlerinizi şikayet etmek içinizden geçiyor mu? Aranızda bir yiğit yok mu? 'Emir  aldık.' diyorsunuz, bunu veren kimlerse, bunları yaptıranları şikayet edebiliyor  musunuz? Oturun Kurtlar Vadisi seyredin. Burada teknoloji devinin davası  görülüyor, bu nasıl bir aymazlıktır?"

 

Sanıkların yaptığı savunmaları eleştiren Özsoy, "Müslüman Türk kadını  olarak, olayların başlaması üzerine, lojman bahçesindeki çardağa komşularıyla  inerek dua etmeye başladıklarını" anlattı.

 

Özsoy, burada helikopterle tarandıklarını, yanlarında çocukların da  bulunduğunu ifade ederek, "Esed'in son yaptığını duydunuz, orada sizin  yaptığınızın ondan ne farkı var? Bunları yapıp hala Müslümanız diyebilecek  misiniz? Evlere kaçtık, kapılarımız yumruklandı, 'Tahliye olacaksınız, buralar  bombalanacak.' dediler. Ben giderken arkamda şehit etmişsiniz Ahmet'i, orada  yatıyordu. Hepiniz bu acıyı yaşayın, hepiniz mahvolun, kahrolun. Allah'ın gazabı  hepinizin üstüne olsun istiyorum." diyerek duygularını dile getirdi.

 

Konuşması sırasında gözyaşlarını tutamayan Yasemin Özsoy, sanıklardan  şikayetçi olduğunu ve davaya katılma talebinde bulunduğunu söyledi.

 

 "Annemlerin üzerine helikopter hedef gözetmeden ateş etmeye başladı"

 

Ahmet Özsoy'un oğlu Abdullah Enes Özsoy da olay gecesi yaşadıklarını  şöyle anlattı:

 

"Annemle evdeydik. Annemler komşularla dua etmek için dışarı çıktılar.  Annemlerin üzerine helikopter hedef gözetmeden ateş etmeye başladı. Orada  camekanlı kafeterya, çocukların oynadığı park da vardı. Ateş sonucu evlere  dağıldılar, ışıkları kapattık. Annem Kur'an-ı Kerim okudu. Sonra kapı sert  şekilde yumruklandı. Sonra bizi almaya geldiler, bizi almaya geldiler diye  düşündüm. 'TÜRKSAT lojmanlar dahil bombalanacak, herkes çıksın.' dendi. Evden  çıktık, alt komşumuzun 1 aylık bebeği vardı, araca onları da aldık. Farlar kapalı  ilerlerken, durdurulduk. 'Erkekler aşağı insin.' dediler. Bizi kurşuna dizecekler  zannettim. Sonra bizi bıraktılar yola devam ettik. Sabaha karşı babamın şehit  haberi geldi. Babamı ben teşhis ettim. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum."