• BIST
    0
  • Dolar
    0
  • Euro
    0
  • Altın
    0
0530 708 54 54
0530 708 54 54
15 Şubat 2021 Pazartesi 13:31:00 - Güncelleme:15 Şubat 2021 Pazartesi 13:34:00

Oya Eronat: CHP, içine HDP kaçmış bir partidir

24 TV'nin ses getiren programı Arafta Sorular'a konuk olan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, Star yazarı Esra Elönü'nün sorularını yanıtladı. CHP'ye ilişkin açıklamalarda bulunan Eronat "Oya Eronat, “CHP içine HDP kaçmış bir partidir. Aralarındaki organik bağ, Kılıçdaroğlu başkan olduktan sonra, bir projedir. Sezgin Tanrıkulu, CHP'yi HDP'lileştirme projelerinden biridir." ifadelerini kullandı.

24 TV Arafta Sorular programında Star yazarı Esra Elönü'nün konuğu olan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, "CHP içine HDP kaçmış bir partidir. Aralarındaki organik bağ, Kılıçdaroğlu başkan olduktan sonra, bir projedir. Sezgin Tanrıkulu, CHP'yi HDP'lileştirme projelerinden biridir."

24 TV'nin ses getiren programı Arafta Sorular'a konuk olan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, Star yazarı Esra Elönü'nün sorularını yanıtladı.

Terör örgütü PKK'nın öldürdüğü çocukları hatırlatan Eronat, 'PKK ve destekçisi HDP, Kürtlerin bir numaralı düşmanıdır. Bu düşmanlıklarını örtmek için de, 'Düşman sensin.' diyorlar. En çok Kürt sizin yüzünüzden hayatını kaybetti. Anneler sizin yüzünüzden oturuyor... İnsanlar evlatlarından oldu, haraca bağladınız bir ara iş yerlerini kapattılar...' dedi.

Eronat, HDP'lilerin evlat acısı çeken Diyarbakır anneleriyle, alay ettiğini, onlara hakaret ettiğini belirterek, annelere rüşvet teklif ettiklerini de söyledi.

Esra Elönü: ''Bugün hüzünlüyüz. Programı hep şöyle duyururdum... Sevinenler, sevinecek olanlara iletsin. Ama, bugünkü programımıza dert edinecek olanlar, dert edinecek olanlara iletsin diyerek başlıyoruz. Oya Eronat; arafta mı?''

Oya Eronat: ''Oya Eronat; bazı konularda çok net, hiç arafta değil. Siyasi görüş olarak verdiği mücadeleyle hiç arafta değil, çok net. Ama bir anne olarak gerçekten arafta ve bütün evlat kaybetmiş anneler gibi ne hayatta ne de ölü. Bu konuda arafta olduğumu söyleyebilirim çünkü ben anneler için bu yola çıktım, evladını dağa kaptırmış anneler için, evladını şehit vermiş anneler için, kısacası evladı olan, evladı hayatta olan bütün anneler içinde yola çıktım. Bu konuda evet araftayım, arafta olduğumu söyleyebilirim. ''

"GARA KATLİAMINI, DİYARBAKIR ANNELERİNE GÖZDAĞI VERMEK İÇİN YAPTILAR. "

Irak'ın kuzeyindeki Gara bölgesinde PKK'lı teröristler tarafından şehit edilen 13 vatandaşla ve yıllar önce şehit edilen evladıyla ilgili de açıklamalarda bulundu.

Esra Elönü: ''Bugünkü katliam için, şehit olanlar için söyleyeceklerinizle başlayalım dilerseniz...''

Oya Eronat: ''Gerçekten çok üzgünüm. Gara bölgesinde 13 şehidimiz var. Kalleş, kalleşliğini yaptı. Bu 13 şehidin 5'i HDP önünde oturan ailelerin çocuklarıydı. Hatta bu şehitlerin, özellikle o annelerin dirençlerini kırabilmek için yapıldığı kanaatlerini de taşıyorum.''

Esra Elönü: "Kalleş PKK sizin de evladınızı şehit etti. Siz de onlarla hüzündaşsınız, ben biraz da sizin hikâyenizi merak ediyorum."

Oya Eronat: "Annelik çok farklı bir duygu. Söze şiirle girmek istiyorum. Hemşehrim Sezai Karakoç'un şiiri... (Anneler Ve Çocuklar)"

Annelik çok farklı bir duygu. Duygusalız biz. Kadın olarak erkeklerden daha fazla duygusal olduğumuza inanıyoruz. Gerçi, HDP önünde oturan babaları görünce, yalnız annelerin değil, babaların çok acı çektiğine tanıklık ediyoruz.

"BU KADAR İKİ YÜZLÜLÜK OLMAZ"

Diyarbakır annelerine seslenen Eronat, sözlerine şöyle devam etti. ''HDP önünde oturan ailelere selam olsun. Bugün dediler ki, 'Bizim bütün çocuklarımızı da öldürseler, şehit etseler buradaki aileler, PKK bitene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.' dediler. Burası kadına şiddetin görüldüğü bir yer. Hani sürekli dillerinden düşürmüyorlar ya... Bir anneyi evladından ayırmak, bir kadına yapılabilecek en büyük şiddettir. İnsan haklarından dem vuruyorlar.

13 yaşındaki çocukları dağa götürerek hangi insan hakkından bahsediyorlar. Bunu da bazıları Meclis'e gelip söylüyorlar. Bu kadar ikiyüzlülük olmaz.''

"CHP BUGÜNE KADAR KÜRTLER İÇİN KILINI KIPIRDATMAMIŞ BİR PARTİDİR"

Oya Eronat: ''Kanı kanla yıkamazlar, kanı suyla yıkarlar. Biz 'Kanı suyla yıkayalım' dedik. Onu da kabul etmiyorlar. Kan dökmeye devam ediyorlar. Biz iktidara geldiğimiz zaman tam 20 yıldır süren OHAL dönemi vardı. Tam 20 yıl... Doğu ve Güneydoğu; 1980 darbesiyle birlikte OHAL dönemine girdi. Ondan önce de ben genç kızken, lise yıllarımda sürekli bir sıkıyönetim vardı. Bu 20 yıl boyunca hiçbir hükümet, 'OHAL'i kaldıracağız.' demedi. Sürekli uzatıldı. Şimdi 'Kürt düşmanı' deniyor, OHAL'i kaldırdık. Bu kürt düşmanlığı mı oluyor? Kürtler için hiçbir şey yapmayanlarla birlik olmuşlar. Şimdi hatta bu sorunun müstebbibi olan parti ile el ele vermişler. Onlar bize oradan 'Kürt düşmanı' diyor. Mahkemelerde Kürtçe savunmayı biz getirdik. Kürt düşmanı, o parti olmadı. Biz olduk. ''

Esra Elönü: ''CHP neden 'Kahrolsun PKK!' diyemiyor?''

Oya Eronat: ''Oy için diyemiyor. CHP, bugüne kadar Kürtler için kılını kıpırdatmamış bir partidir CHP; ülkemizin bu noktaya gelmesinin sebebidir.''

"CHP, 'ERDOĞAN GİTSİN DE NE OLURSA OLSUN' DÜŞÜNCESİYLE BÜTÜN İLKELERİNİ YIKABİLİYOR. ŞEYTANLA BİLE ANLAŞMA YAPABİLİYORLAR."

Esra Elönü: ''Bu ittifak çok konuşulmasaydı, bu kadar ifşa olmasaydı yine kendi gündemlerinde PKK diyebilecekler miydi? ''

Oya Eronat: ''Bence diyemeyeceklerdi. Bu benim partimin görüşü değildir. Ben kendi görüşümü söyleyeceğim. Bence CHP, artık HDP olmuş bir partidir, içine HDP kaçmıştır. İçinde HDP'ye çok yakın isimler vardır. Mezhep partisi haline dönmüştür. Yani CHP, eski CHP değildir. Yine demeyeceklerdi. Bu benim görüşümdür. Şu an ben AK Parti milletvekiliyim ama bu söylediğim cümle beni bağlar... Şu anda "Erdoğan bir gitsin" düşüncesi ile bütün ilkelerini yıkabiliyorlar, her şeylerinden vazgeçebiliyorlar. Şeytanla bile anlaşma yapabiliyorlar. Ben öyle düşünüyorum.''

"SEZGİN TANRIKULU CHP'Yİ HDP'LİLEŞTİRME PROJELERİNDEN BİRİDİR"

Esra Elönü: ''Bu anlamda daha çok PKK propagandası yapan kilit isimler var mı?''

Oya Eronat: ''Var. Bence Sezgin Tanrıkulu; CHP'yi HDP'lileştirme projesinden biridir. Bu fikir de beni bağlar. Sezgin, Diyarbakır'da baro başkanıydı. Onun bütün söylemlerinde HDP' ye yakın söylemler vardı. Kalkıp da CHP'den üstelik İstanbul'dan 1. sıra milletvekili adayı olması hepimizi çok şaşırttı. Bunun bir proje olduğunu düşünüyorum. Şu an isimlerini vermeyeceğim ama başka isimler de var.''

"BEN BİR ANNE OLARAK, ÇOCUĞUMUN NAAŞINI GÖRDÜĞÜMDE ŞÜKRETTİM."

Esra Elönü: ''Evladınızı şehit eden teröristle yüzleştiniz mi?

Oya Eronat: ''Hayır. Mahkemesi oldu. Avukatımı gönderdim. Çok çirkin davranmışlar orada. Hem suçlu, hem güçlü tavırları. Ben bir anne olarak, çocuğumun naaşını gördüğümde şükrettim. Balkonlardan kollar, bacaklar toplandı. Bir babaya oğlu, bir torba içinde verdiler. Babası çocuğunu, spor ayakkabıdan teşhis etti. 'Ben öpebildim.' diyerek teselli bulmaya çalışıyoruz. Ben oğlumun katiline beddua etmedim. Bunu her yerde söylerim. Çünkü ben inançlı bir insanım. Rabbim her şeyi görüyor, biliyor. Nerede olduğunu biliyorum. Şimdi bu cezaevlerinde açlık grevi yapanların arasında o da varmış. Bir baba ve 6 çocuğu katledeni, çıkıp Meclis kürsüsünden, bu açlık grevini savunuyorlar. Savunduğunuz kişi çocuk katili.''

"BEN NE ZAMAN HDP'YE PKK'YA LAF SÖYLESEM CEVAP ENGİN ALTAY'DAN GELİYOR"

Esra Elönü: ''CHP'li Engin Altay, sürekli sizi işaret ederek, 'Megri, Megri! diyordunuz.' diyor. Bugün 'Kahrolsun PKK!' diyemeyenlerin bir bahane perdesi oldu. Nedir bu 'Megri, Megri?'

Oya Eronat: ''Ben ne zaman HDP'ye, PKK'ya laf söylesem, cevap Engin Altay'dan geliyor. Gönüllü avukatları. İnanın HDP'liler bana o kadar cevap vermiyorlar. Çok ilginçtir. 'Megri!' ne demek, 'Ağlama!' demek. Ben hala 'Megri, Megri!' diyorum. Barzani, çözüm sürecinin başında Diyarbakır'a geldiği zaman, İbrahim Tatlıses'le Şivan Perver sahneye çıktılar. 'Megri, Megri!' diye türküye başladılar. Engin Altay'a sesleniyorum. Sen orada yaşayan annelerin acısını biliyor musun? Hiç o annelerle temasa geçtiniz mi? Biz şu an HDP önünde oturan annelere 'Megri, Megri!' diyoruz. Ağlamayın, elbet bir çare bulunacak.

"ÇÖZÜM SÜRECİNDE, HÜKÜMET OLARAK, İKTİDAR OLARAK, MİLLETVEKİLLERİ OLARAK BİZ ELİMİZDEN GELEN HER ŞEYİ YAPTIK."

Çözüm süreciyle ilgili açıklamalarına devam eden Eronat; ''Şimdi bize kötü bir şey yapmışız gibi 'Megri, Megri! dediniz' diyorlar. Biz çok iyi bir şey yaptık. Niyet iyiydi. 'Megri, Megri!' denirken, Sayın Cumhurbaşkanımız bir cümle kullandı, 'Siyasi hayatıma mal olsa da ben bu işi çözeceğim' dedi. Elinden gelen her şeyi yaptı. Çözüm sürecinde hükümet olarak, iktidar olarak, milletvekilleri olarak biz elimizden gelen her şeyi yaptık.''

"PKK VE ONUN DESTEKÇİSİ HDP KÜRT DÜŞMANIDIR"

Oya Eronat: ''Diyarbakır'da son 20 yılda çok gelişen bir semtimiz var. Orada gençler özel araçlarıyla gece 2, 3'lere kadar arkadaşlarıyla eğleniyor. Sur'da patlayan bombalarda, insanlar hayatını kaybederken, şehitlerimiz olurken, buradakiler çıkıp alkış tuttular oraya. 'Siz dağa çıkın, siz ölün biz sizi alkışlayalım ama keyfimizi sürelim.' Diyorlar. Kırılmanın sebeplerinden biri de budur. Siz o tarafın evini başına yıktınız ama lüks hayatınıza devam ettiniz.

İnsanlar, 'Çocuklarımızı götürüyorsunuz, ölüleri geliyor ama, HDP'li milletvekillerinin çocukları Bodrum'da geziyor." demeye başladı. Anneler; Maldivler'deki bir HDP'li vekilin çocuğunun görüntüsünü, HDP'nin camına yapıştırdı. İnsanlar evlatlarından oluyorlar. Yokluk var. Bir de evlerinden oldular.''

"6-7-8 Ekim olayları sırasında, Silvan'da bir çocuk var. Adı Fırat Simpil... 2019'da Ayaz ve Nupelda Güloğlu kardeşler... Bu çocukları PKK katletti... PKK ve destekçisi HDP, Kürtlerin bir numaralı düşmanıdır. Bu düşmanlıklarını örtmek için de, "Düşman sensin." diyor. En çok Kürt sizin yüzünüzden hayatını kaybetti.

Anneler sizin yüzünüzden oturuyor... İnsanlar evlatlarından oldu. Haraca bağladınız iş yerlerini kapattılar.''

"BİZ KIZ ÇOCUKLARININ KUMA GÖMÜLMESİNİ REDDEDİP DE, DEMOKRASİYE GEÇMİŞ BİR DİNDEN GELİYORUZ."

Esra Elönü: ''Olmamış ya da polisin söylemediği bir sözden 'Aşağıya bakmayacağız' diyenler, bugün 13 şehidin olduğu yere de bakmadılar...''

Oya Eronat: ''Bakmayacaklar da. Tabii ki farklı fikirler de olacak. Ben sanatçılardan da mum gibi olmalarını beklemem. Sanatçı aykırı olur. Fakat anlamadığım bir şey var. Bu ülkede eğer vatanınızı sevmiyorsanız, bayrağınızı ülkenizi sevmiyorsanız ve mülüman olanlardan da nefret ediyorsunuz diye iyi bir sanatçısınız diye bir algı mı var? Bana mı öyle geliyor? Ben de bunu merak ediyorum. Bana bu hissi, bu duyguyu veriyorlar. 'Aşağıya bakmayacağız.'diyorlar. Bakmazsan bakma. Zaten sana 'Aşağıya bakma!' diyen yok. 'Yukarı bak!' Zaten önünü görmüyorsun, tökezliyorsun, düşüyorsun. 'Edirne'ye Enver gireceğine Bulgar girsin' diyen zihniyet devam ediyor. Batı hayranlığı, eziklik, aşağılık kompleksi... Biz her şeyi yaptık. Bu ülkede uçaklar kefenlenip toprağa gömüldü. Her şeyi Batı'dan beklemek. Sömürge ülkesiymiş gibi davranmamızı istiyorlar. Her şeye 'Evet' diyelim istiyorlar. Ülkemiz için iyi olacaksa tabi ki 'Evet' diyeceğiz.

Biz köklü bir gelenekten, İslam geleneğinden geliyoruz. Biz, kız çocuklarının kuma gömülmesini reddedip de, demokrasiye geçmiş bir dinden geliyoruz. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'den daha fazla demokrat olan biri var mı? Kadın haklarını koruyan biri var mı? Kız çocuklarına değer veren biziz.''

"2002 YILINDA DİYARBAKIRDA MERKEZDE 2 AMBULANS VARDI. ŞU ANDA DİYARBAKIRDA 109 AMBULANS HİZMET VERİYOR."

Oya Eronat: ''Biz kadınlarımıza, kız çocuklarımıza yatırım yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız kadınlara çok önem veriyor. Kadın milletvekili sayısından belli zaten. Daha çok olmasını isteriz tabi ki. Çocuklarımız için eğitim yerleri yapılıyor. Şimdi bas bas bağırıyorlar 'Kayyumlar paraları halka harcamıyor' Bu çocuklar halk olmuyor mu? İlla PKK'ya dağa çıkaracak alanlar açılınca mı halka hizmet etmiş oluyor.''

''Ben 15 gün önce Diyarbakır'daydım. 22 ambulans, filomuza katıldı. 2002 yılında Diyarbakır merkezde 2 ambulans vardı. Şu anda Diyarbakır'da 109 ambulans hizmet veriyor. Bütün Doğu ve Güneydoğu, hiç görmediği hizmeti aldı. Kürt meselesiyse parmağını bastı. Sayın Cumhurbaşkanımız, özgürlükler için elinden geleni yaptı. Daha da eksik varsa yaparız, çalışır, gayret ederiz. Biz de Diyarbakır'ın temsilcisiyiz.

"EMPERYALİST GÜÇLER 'ÖNEMLİ OLAN BU İKTİDARIN DEVRİLMESİ' DİYORLAR. TÜRKİYE YOK OLSUN, EZİLSİN VE ESKİ GÜNLERİNE GERİ DÖNSÜN İSTİYORLAR."

Esra Elönü: ''Zor zamanlarımız oldu... CHP'nin HDP ile bu kadar organik bağlantısı var mıydı?''

Oya Eronat: ''Yoktu. Ben şimdiki CHP'yi görüyorum. CHP içine HDP kaçmış bir partidir. O zaman organik bağ yoktu. Bu organik bağ, Kılıçdaroğlu başkan olduktan sonra, bir projedir. Her ne kadar inkar etseler de, ayyuka çıkmış durumdur. Aslında Kürtlerle CHP arasında büyük bir problem vardı. Yine var. Çatıda birleşmiş görünüyorlar ama tabanda bir birlik yok. Yani bir Kürt, geçmişte CHP'nin kendisine ne yaptığını bilmiyor mu? Emperyalist güçler 'Önemli olan bu iktidarın devrilmesi...' diyorlar. Türkiye'nin yok olmasını ezilmesini ve eski günlerine geri dönmesini istiyorlar."

"NÖBETTEKİ ANNELER, EROL KATIRCIOĞLU'NUN YAPTIĞINI UNUTAMIYORLAR."

Esra Elönü: ''Nöbetteki anneler, beklerken evlatlarının gelmemesi haricinde onları en çok acıtan şey ne?''

Oya Eronat: ''HDP'nin onlara yaptıkları. Erol Katırcıoğlu'nun yaptığını unutamıyorlar. Orada bir hakaret var. Annelere 'Buraya da bir bakın.' diye sesleniyor ve zafer işareti yaparak, dalga geçerek oraya gidiyor. Çok üzücü. Buna çok üzüldüler. Birde gidip onlara 'evlatlarınızı AKP'den isteyin' deniyor. Remziye Tosun da hakaret ediyor.

"BEN SİYASET YAPTIĞIMI DÜŞÜNMÜYORUM. KALBİNİN SESİYLE HAREKET EDEBİLEN BİR İNSANIM."

Siyasetle ilgili açıklamalarda bulunan Eronat, sözlerini şöyle tamamladı.

''Bana mecliste 'Oğlunun üzerinden rant sağlıyor.' gibi cümleler kullandılar. Evladının naaşını görmüş hangi anne evladı üzerinden bir çıkar peşine düşer ki? Velev ki bu kadar alçaldık, evlat annesine hakkını helal eder. Acaba onu çocuk yaşta hayattan koparan katilini, katilinin mensubu olduğu terör örgütünü, terör örgütüyle iç içe olan HDP'ye hakkını helal eder mi? Onlar düşünsünler. Allah ahiretimizi bir etmesin. Tabii ki yola çıkış sebebim buydu, siyasete giriş sebebim buydu. Sesimi duyurmak istedim, annelerin sesini duyurmak istedim.Siyaseti bir çıkış yolu olarak gördüm. Asla siyasi hırslarım olmadı. Bir makam, mevki hayalim hiç olmadı. Milletvekili olmadığım bir dönemde de genel merkezde Türkiye'deki Bütün şehit yakınları ve gazilerle ilgilendim. Türki'yenin her yerinden ararlar beni. Hepsinin derdine çare bulmam mümkün değil. Ama en azından onları dinliyorum. Rastgele şehit annelerini ararım, hatır sorarım. Bir gün bir hanım 'Her şeyimiz var ama unutulmak çok acı, hatırlanmak istiyoruz.' dedi. Siyaseti seviyorum ama ben siyaset yaptığımı düşünmüyorum. Kalbinin sesiyle hareket edebilen bir insanım.