• BIST
    1124.17
  • Dolar
    7,6604
  • Euro
    8,9115
  • Altın
    458,4930
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
08 Ağustos 2020 Cumartesi 08:43:00 - Güncelleme:08 Ağustos 2020 Cumartesi 08:44:00

Lübnan'daki patlama sonrası Boğazlarımızı bekleyen büyük tehlike! Çözüm Kanal İstanbul

Beyrut'taki patlama gözleri Türkiye'nin boğazlarına çevirdi. Sadece geçen yıl Boğazlardan 1500'e yakın tehlikeli madde taşıyan gemi geçti. Bunun yanı sıra LPG, LNG yüklü gemiler de boğazları kullandı. Bu tehlike Kanal İstanbul ile bertaraf edilecek.

Lübnan'daki patlamaya sebep olan amonyum nitratın 6 yıl önce İstanbul Boğazı'ndan geçtiğinin belirlenmesi sonrası gözler Boğaz'daki geçişlere çevrildi. Haziran sonuna kadar 19 bin 224 gemi İstanbul Boğazı'ndan geçerken bunlardan bin 416'sını kimyasal yük taşıyan tankerler oluşturdu. Ayrıca 264 gaz tankeri yani LPG, LNG gibi yük taşıyan tanker Boğaz'ı kullandı. Benzer bir durum Çanakkale Boğazı'nda yaşandı. Bu yıl 6 ay içerisinde 20 bin 671 gemi Çanakkale Boğazı'ndan geçti. Bunlardan bin 582'si kimyasal yük taşıyan tanker, 341'de LPG ve LNG taşıyan tanker.

BOĞAZ RAHATLAYACAK

Boğaz'da tehlikeli gemi trafiğini azaltmak için hayata geçirilmeye çalışılan Kanal İstanbul Projesi'nin önemi son gelişmelerle bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, İstanbul Boğazı'nda son 50 yılda 385 kaza yaşandı, 20 de gemi battı. Kanal İstanbul projesiyle birlikte Boğaz'ın gemi trafik yükü azaltılacak. Tehlikeli madde taşıyan gemilerden dolayı oluşabilecek riskler minimize edilecek. Proje ile günde 500 bin yolcuyu seyahat ettiren şehir hatlarıyla, transit geçiş yapan gemilerin 90 derecelik dik kesişmelerinin oluşturabileceği ölümcül kaza risklerinin önüne geçilmiş olacak. Diğer yandan kent içi ulaşımda deniz yolunun payının arttırılması da bu proje ile mümkün olacak.

İstanbul Boğazı'nda yakın dönemde meydana gelen kazalardan bir tanesi

EN ZORLU SU YOLLARINDAN

Türk Boğazları'nın fiziki özellikleri nedeniyle seyir bakımından dünyadaki en zor su yollarından biri olduğu biliniyor. Kanal İstanbul Projesi'nin ÇED raporunda, Boğazlardaki güçlü akıntılar, keskin dönüşler ve değişken hava şartlarının gemi seferlerini zorlaştırdığı vurgulanmıştı. Boğaz uluslararası ulaşımda olduğu kadar şehir içi ulaşımda da önemli bir rol oynuyor. Dünya ve Türkiye'deki ekonomik gelişmelere paralel olarak Boğaz'daki trafik her geçen yıl artıyor. Özellikle tehlikeli madde taşıyan gemilerin sayısının ve taşınan yükün her geçen yıl artması olayı daha da tehlikeli bir hale getiriyor. Boğazlardan geçiş sisteminin belirlendiği Montrö Antlaşması'nın imzalandığı yıllarda İstanbul Boğazı'ndan yılda geçen gemi/tanker sayısı 3 bin iken bu sayı 30 yıl sonra (1985 yılında) yaklaşık 6 kat artarak 24 bine, 1995 yılında ise iki kat daha artarak 50 bin ulaştı. Halen, her yıl yaklaşık 43 binin üzerinde gemi Boğaz'ı geçse de Boğazlardan taşınan yük ve tehlikeli yük miktarı her geçen yıl artıyor. Ayrıca bir günde İstanbul’un iki yakası arasında karşılıklı sefer yapan şehir hatları gemileri, deniz otobüsleri ve botlarının sayısında da artış olduğu belirtiliyor.

Her geçiş bir tehlike demek

TÜM RİSKLER İÇİN HAZIRLIK

Kanal İstanbul projesinde tüm riskler araştırıldı. Kanalda 7 adet acil bağlanma alanı ve 2 adet demirleme alanı belirlendi. Ayrıca, Kanal boyunca seyir, can ve mal emniyetinin gerektirdiği her türlü elektronik izleme sistemleri ve seyir yardımcıları da bulunacak. Kılavuzluk ve römarkaj hizmetleri tecrübeli kaptan ve personel ile hizmet verecek. Kanalda 30 römorkör, palamar botları, SAR botları ve Acil Müdahale Gemisi bulunacak.