• BIST
    1121.47
  • Dolar
    7,7954
  • Euro
    9,0828
  • Altın
    464,3440
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
10 Ağustos 2020 Pazartesi 12:55:00 - Güncelleme:10 Ağustos 2020 Pazartesi 12:58:00

Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin bir sonraki hamlesi ne olacak?

Kaynak: AA

ABONE OL

Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hakan Karan, Yunanistan ve Mısır'ın imzaladığı deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasının bölgedeki tansiyonu iyice yükselttiğini belirterek, 'Yunanistan, kendi ana karasına uzak adalarına neredeyse tam yetki vererek, ortay hatta yakın bir noktadan sınırlandırmaya gitmekte. Bu sınırlandırma Türkiye'nin deniz yetki alanlarına tecavüz etmektedir.' dedi. Mısır Araştırma Enstitüsü Enerji Analisti Halid Fuad, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan'ın Akdeniz'deki EastMed boru hattı projesinin Mısır'ı dışarıda bıraktığına dikkati çekerek, söz konusu boru hattını ekarte eden Türkiye-Libya deniz yetki alanı anlaşmasının ise Mısır'ın yetki alanını genişlettiğini anımsattı.

Karan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin uluslararası hukuka aykırı böyle bir anlaşmayı yok saymasının en doğal hakkı olduğunu söyledi.

Türkiye'nin Akdeniz'de sahip olduğu uzun kıyı şeridi bakımından bölgede en fazla söz sahibi olması gereken ülke olduğunu hatırlatan Karan, Türkiye'nin, deniz yetki alanlarını sınırlandırılırken bölgedeki tüm aktörlerin katılım ve özel durumunu gözeterek hareket ettiğini vurguladı.

Karan, uluslararası yargı kararlarında özel durumu bulunan adaların statüsünün söz konusu sınırlandırma anlaşmasında yeteri kadar dikkate alınmadığına işaret ederek, "Yunanistan, kendi ana karasına uzak adalarına neredeyse tam yetki vererek, ortak hatta yakın bir noktadan sınırlandırmaya gitmekte. Bu sınırlandırma Türkiye'nin deniz yetki alanlarına tecavüz etmektedir. Yunanistan ve Mısır'ın, aralarında anlaşma yapabilme ihtiyarına sahip olsalar dahi bu anlaşmanın uluslararası hukuka uygun olması ve özellikle adil çözümün bir gereği olarak adalar gibi bölgedeki özel durumları da dikkate alması gerekirdi." ifadelerini kullandı.

- "MÜŞTEREK İŞLETİM, BÖLGEDE TANSİYONU DÜŞÜREBİLİR"

Türkiye'nin tüm iyi niyetli çabalarına rağmen Yunanistan'ın müzakerelere başlamaktan kaçındığını ve bölgede aksine tansiyonu arttırıcı uygulamalara giriştiğini belirten Karan, bu aşamada son bir kez daha müzakerenin dile getirilebileceğini ifade etti.

- "EASTMED BORU HATTI, MISIR İÇİN DEZAVANTAJ OLUŞTURUYOR"

Mısır Araştırma Enstitüsü Enerji Analisti Halid Fuad, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan'ın Akdeniz'deki EastMed boru hattı projesinin Mısır'ı dışarda bıraktığına dikkati çekerek, söz konusu boru hattını ekarte eden Türkiye-Libya deniz yetki alanı anlaşmasının ise Mısır'ın yetki alanını genişlettiğini anımsattı.

Mısır rejiminin, ulusal güvenlik önceliklerini belirlemede yetersiz kaldığını ve İsrail gazının Avrupa'ya satılmasını öngören EastMed boru hattının, Mısır için dezavantaj oluşturduğunu belirten Fuad, "Yunanistan ile imzalanan anlaşma neticesinde Mısır, gaz ticaret merkezi olma potansiyelini kaybedebilir. Bu anlaşma daha çok İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan'a EastMed boru hattının inşası için yeni olanaklar sağlıyor." dedi.

Fuad, Doğu Akdeniz'in dar alanda birçok karşıt kıyı ülkesini barındırması sebebiyle karmaşık bir coğrafyaya sahip olduğunu belirterek, deniz yetki alanları belirlenirken bölgedeki siyasi, ekonomik ile özel durumların gözetilmesi gerektiğini kaydetti.