• BIST
    1467
  • Dolar
    7,4348
  • Euro
    9,0033
  • Altın
    438,9530
0530 708 54 54
0530 708 54 54
22 Temmuz 2020 Çarşamba 09:18:00 - Güncelleme:22 Temmuz 2020 Çarşamba 09:18:00

Dışişleri'nden Yunanistan'ın iddialarına sert tepki: Reddediyoruz

Dışişleri Bakanlığı, 'Yüzölçümü 10 kilometrekare olan, Anadolu'ya 2 km, Yunan ana karasına ise 580 km uzaklıkta olan bir adanın 40.000 kilometrekare genişliğinde kıta sahanlığı alanı yaratması rasyonel ve uluslararası hukuka uygun bir tez değildir. Bu nedenle Yunanistan'ın bu iddialarını reddediyoruz' açıklamasında bulundu.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy'un imzasıyla yayınlanan açıklama şöyle:

"Ülkemizin Doğu Akdeniz’de devam eden hidrokarbon faaliyetleri çerçevesinde, Oruç Reis araştırma gemimizin 21 Temmuz 2020 tarihinden itibaren, Doğu Akdeniz’de yeni bir sismik araştırma faaliyetinde bulunacağı ilgili makamlarımızca yayımlanan bir NAVTEX (Denizcilere Duyuru) ile kamuoyuna duyurulmuştur.

Oruç Reis gemimizin araştırma yapacağı deniz alanı, ülkemizin Birleşmiş Milletler’e bildirdiği kıta sahanlığı sınırları ve 2012 yılında Hükümetimizce TPAO’ya verilen ruhsat sahaları içindedir. Sözkonusu sahanın bir bölümünde Barbaros Hayrettin Paşa sismik araştırma gemimiz esasen geçmiş yıllarda faaliyette bulunmuştu.

Hal böyle olmasına rağmen Yunanistan bu araştırma faaliyetimize itiraz ederek, araştırma sahasının kendi kıta sahanlığında olduğunu iddia etmiştir. Yunanistan bu iddiasını başta Meis olmak üzere, kendi ana karasından uzaktaki adalarının varlığına dayandırmaktadır. Yunanistan’ın bu maksimalist kıta sahanlığı iddiası uluslararası hukuka, içtihata ve mahkeme kararlarına aykırıdır.

Yüzölçümü 10 kilometrekare olan, Anadolu’ya 2 km, Yunan ana karasına ise 580 km uzaklıkta olan bir adanın 40.000 kilometrekare genişliğinde kıta sahanlığı alanı yaratması rasyonel ve uluslararası hukuka uygun bir tez değildir. Bu nedenle Yunanistan’ın bu iddialarını reddediyoruz.

Türkiye, bugüne kadar çeşitli vesilelerle her düzeyde dile getirdiği üzere Yunanistan’a diyalog çağrılarını yinelemekle birlikte, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru hak ve çıkarlarını müdafaa etmeye devam edecektir."