• BIST
    1318.14
  • Dolar
    7,9338
  • Euro
    9,4189
  • Altın
    461,9120
0530 708 54 54
0530 708 54 54
04 Nisan 2017 Salı 19:42:00 - Güncelleme:04 Nisan 2017 Salı 21:10:00

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Zerre kadar haysiyetin varsa açıkla

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan canlı yayınında önemli açıklamalar...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları...

 

FIRAT KALKANI HAREKATI

Fırat Kalkanı Harekatı ile ilgili bu işin aslında Fırat Kalkanı Harekatı'nın isim olarak birinci etap diye benim nitelendirdiğim kısım bitti. Bundan sonra tabii ki bu bir yol haritası bu yol haritasının söylenmeyen adı konmayan ikinci üçüncü etapları olacak. Bilindiği gibi olay sadece Suriye boyutunda giden bir harekat değil. Bu olayın Irak boyutu var. Irak'ta malum bir Telafer, Sincar olayı var. Orada soydaşlarımız var, Musul'da aynı şekilde soydaşlarımız var ve bir diğer taraftan orada şu anda bir üs olarak çalışmalarını yürüten askerimiz var.

 

Musul yine bildiğiniz gibi ağırlıklı Arap kardeşlerimizden oluşan bir yerdir. Tabi bu üs bölgemize çok yakın mesafededir. Bizim orada bir timimiz orada.

 

DEAŞ ciddi darbeler aldı. Burada üzerinde durmamız gereken diğer konu Haşdi Şabi meselesi. İran'ın da burada bir terör örgütü var. Bu terör örgütü Irak Meclisi'nden terör örgütü olmadığı bir oylamayla geçti. Telafer'de 400 bin Türkmen var. Sincar var oranın durumu çok daha berbat. Sincar'da ikinci bir Kandil oluşturmanın gayretleri var. Burada da 2 bin 500 kadar PKK'lı var. Irak'ın tümüne bakınca Irak'ta mezhebe dayalı bir Pers milliyetçilikte İran'a bir destek oluşturuluyor. Bir mezhep anlayışı ile bunu yapıyorlar. Bunu yayarken Pers milliyetçiliğine yayarak bunu yapıyorlar.

 

MÜNBİÇ BİTMEDİ Kİ RAKKA BAŞLASIN 

Suriye'de devam eden mücadelede DEAŞ devamlı zemin kaybediyor. Fakat merkezi yönetim kimin zemin kaybettiğine bakmıyor, ben ne kazanıyorum buna bakıyor. Münbiç örneğin. Burada DEAŞ diye bir şey kalmadı. Ama oraya bazı güçler zorla PYD ve YPG'yi sokmaya çalışıyor. Son dönemde insani yardım adıyla Rusya ABD ve Türkiye olarak biz de girdik ve bazı oradaki mahalleleri bizler de almış durumdayız. Derdimiz bizim orada bayrak sallamak değil. Münbiç'in gerçek sahipleri Araplardır gelsin oraya Münbiçli yerleşsin biz bunu istiyoruz. Putin'e de ABD'li yetkililere de bunu söyledik. Yaptığımız görüşmelerde de bunu işledik. Şu anda müttefik diyebileceğimiz ülkelerden bu konuda henüz hatırı sayılır bir görüntü verilmiyor.  Rakka diyorlar şimdi ama daha Münbiç bitmedi ki Rakka'yı görüşelim. Eğer PYD YPG ile bunu yapacaksanız Türkiye olarak biz bunun içinde olmayacağız. Çünkü bunlar terör örgütüdür ve Türkiye'nin terör örgütleri ile hiçbir dayanışması olamaz. İsteriz ki ABD ve Rusya'nın da bunlarla dayanışması olmasın. Teröristin iyisi kötüsü olmaz. 

 

MÜNBİÇ'TEKİ PYD TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ÖTELENMESİNİ İSTİYORUZ 

Şimdi Münbiç'e doğru bir çalışmanın yapılıyor olması Münbiç noktasında ortak harekat kararı verildiği anda zaten orada ciddi anlamda DEAŞ potansiyeli yok orada YPG ve PYD var onları da Fırat'ın ötesine göndereceğiz. Ondan sonra Rakka ki orası da DEAŞ'ın en önemli merkezi. Oralarda örgütlü gücü olduğu söyleniyor. Bunu Türkiye'si, Rusya'sı, ABD'si hep birlikte hallederiz.

 

 KUZEY IRAK'A ÇAĞRIMI YAPTIM: ATEŞLE OYNUYORSUNUZ 

Kerkük'te bugün Türkmeni ile Arabı ile Kürtler orada ciddi bir değişime gittiler ve şu anda yaptıkları iş bana göre bir işgal hareketidir, çok çirkindir ve Irak Parlamentosu'nun aldığı kararı ben bu noktada çok çok yerinde buluyorum ve ayın kararı bizler de paylaşıyoruz. Sayın Başbakanımız da açıklamasını yaptı ben de benzer açıklamayı Zonguldak'ta yaptım ve  Kuzey Irak'a çağrımı da yaptım. Yanlış yapıyorsunuz, münasebetlerimizin bu kadar iyi olduğu dönemde bunun adı ateşle oynamaktır. 

 

MÜNBİÇ'TEKİ PYD TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ÖTELENMESİNİ İSTİYORUZ 

Şimdi Münbiç'e doğru bir çalışmanın yapılıyor olması Münbiç noktasında ortak harekat kararı verildiği anda zaten orada ciddi anlamda DEAŞ potansiyeli yok orada YPG ve PYD var onları da Fırat'ın ötesine göndereceğiz. Ondan sonra Rakka ki orası da DEAŞ'ın en önemli merkezi. Oralarda örgütlü gücü olduğu söyleniyor. Bunu Türkiye'si, Rusya'sı, ABD'si hep birlikte hallederiz.

 

 KUZEY IRAK'A ÇAĞRIMI YAPTIM: ATEŞLE OYNUYORSUNUZ 

Kerkük'te bugün Türkmeni ile Arabı ile Kürtler orada ciddi bir değişime gittiler ve şu anda yaptıkları iş bana göre bir işgal hareketidir, çok çirkindir ve Irak Parlamentosu'nun aldığı kararı ben bu noktada çok çok yerinde buluyorum ve ayın kararı bizler de paylaşıyoruz. Sayın Başbakanımız da açıklamasını yaptı ben de benzer açıklamayı Zonguldak'ta yaptım ve  Kuzey Irak'a çağrımı da yaptım. Yanlış yapıyorsunuz, münasebetlerimizin bu kadar iyi olduğu dönemde bunun adı ateşle oynamaktır. 

 

 TÜM KARARLARI HAVADA ALDIK 

Ben helikoptere binerken kaptanımla bir kaç şey konuştuk ve hareket ettik. İlginç olan şey şu biz ne zaman ki Dalaman'a indik meğer bizden önce oraya gelmişler ve oradaki uçaklarımızı aramışlar. Bizim 3 noktada uçağımız vardı. Helikopterimiz o 3 noktadan birine ulaştıracaktı. Nereye gideceğimizi havada belirledik ve Dalaman'a indik. Uçağımıza bindikten sonra pilot soruyor bana nereye gidiyoruz diye. Sen dedim Ankara İstanbul arası bir rota çiz ben sana mesafe yaklaştıkça söyleyeceğim dedim. Geldikçe ben de haritadan ekrandan takip ediyorum kaptana sordum şu anda İstanbul'un durumu ne Ankara'nın durumu ne dedi ki İstanbul'da pistler karartılmış vaziyette. Dedim ki inebilir misin? Dedi ki inerim ama riskli olabilir dedi. Risk ne dedim pistte tır falan olabilir dedi. Dedim ki bu durumda ani bişey yapabilir misin riski büyük dedi. Sen dedim oraya yönel gerekirse alçak uçuşla pistin üstünden geç ondan sonra tekrar bir iniş yap.

 

Kuleyle iletişime geçtik. Onlar kuleyi hemen anında hallettiler oradaki işgalcileri derdest ettiler ve anında da pist aydınlatıldı. Biz de piste indik. Herkes aprona çıkmış fakat uçaklarda üstümüzde uçuyorlar alçak uçuş ve ses duvarını aşarak uçuyorlar. Ben tabi eşim kızım damadım torunlarım beraberce hemen arabaya bindik ve apronda vatandaşlarımızın arasına karıştığımız anda oradaki tablo farklıydı ben orada milletimle iç içe oldum beraber oldum. İsterdim ki aynı anda orada başkaları da olsaydı. Biz içerde konuşurken dediler ki buraya 23'te Kılıçdaroğlu inmiş. Nerede diye sordum biz de bilmiyoruz dediler. Sonradan öğrendik ki Bakırköy ilçe başkanı mı belediye başkanı mı onun evine gitmiş. Millet burada darbeye karşı herkes gövde gösterisi yapıyor sen neredesin? Eğer bu örtülü bir darbe girişimi ise bunu sana kim söyledi, belediye başkanının evine niye gidiyorsun? Diyordun bir zamanlar darbe olsa ilk tanka ben çıkarım, niye çıkmadın? Bu iş lafla olmuyor.

 

 ZERRE KADAR HAYSİYETİN VARSA AÇIKLA 

Ey Kılıçdaroğlu dürüstsen haysiyet sahibi isen örtülü darbe girişimi ile ilgili elinde hangi belge varsa açıkla yargıya da bize de yardımcı ol. Zerre kadar milliyetperver vatanseversen açıkla bize de yargıya da yardımcı ol bizler de gereğini yapalım.

 

 HER GEÇEN GÜN EVET'İN TIRMANIŞI DEVAM EDİYOR 

Kampanyamızı başlattığımız günden bugüne ben meydanların dilini bilirim çünkü ömrüm buralarda geçti. Şu anda da meydanlar bunu söylüyor. Kamuoyu araştırmalarımız yoğun şekilde sürüyor. Ben inanıyorum ki bu hafta çok daha belirleyici olacak. Yarın örneğin Bursa'dayım sonraki gün Balıkesir'deyim, Cumartesi İstanbul, Pazar günü İzmir var bu arada akşamları televizyon programlarım sürecek. Sayın Başbakan'ın aynı şekilde meydan mitingleri, İstanbul İzmir'de beraber olacağız. Sayın Bahçeli'nin meydan mitingleri var, bunun yanında televizyon programları da olacak bu vesile ile tabi Cuma günü de Adana ve Hatay var.

 

GERÇEK UYGULAMA 2019 SEÇİMLERİ İLE OLACAK 

 Bu son iki hafta 'Evet' tırmanışını daha da arttırarak devam edecektir.  Kartopu çığ haline geldi. Çeşitlendirdik şimdi bir de bayanlarla olan, sanatçılarla olan, gençlerle olan toplantılarımızla çok farklı çeşitlerde bakan arkadaşlarımız milletvekili arkadaşlarımız yoğun çalışma içerisinde. Temennimiz odur ki bu 16 Nisan inşallah bir milat olacaktır ve bu miladı milletimiz özellikle de en kısa zamanda görmeye başlayacaktır. 17 Nisan'dan itibaren Türkiye'de bu anayasa değişikliği tümüyle uygulamaya girmeyecek sadece bir kaç maddesi uygulamaya geçecek. Asıl uygulama 2019 seçimleri ile olacak ve o zaman şu an geçen paket uygulamaya girecek.

 

Tek adamlık kavramı burada çok çirkin ve burada yaklaşımlarını yaparken çok çirkin yapıyorlar. Burada tek adamlık diye bir şey söz konusu değil. Burada yasama yürütme yargı. Burada bir defa bunların yanlış yaklaştıkları bir yer nedir Yasama organını kaldırıyorlar diyor.  Soruyorum Yasama organı kalkıyor mu? (Hayır), sayısı 550'den 600'e çıkıyor. Yasama organı şu ana kadar HSYK'ya oradan herhangi bir aday atama yetkisi yokken şimdi o kurula 7 üyeyi Yasama organı atıyor.

 

 İKİ SEÇİMİN AYNI ANDA YAPILMASI İSTİKRAR HEDEFİDİR 

Bizim iki sihirli kavramımız var. İstikrar ve güven. Eskiden seçimlerde bir sürü sandık olurdu şimdi 2 sandık olacak. Biri hükümet biri cumhurbaşkanlığı sandığı. Akşam gidecek evine ve sonuçları öğrenecek.

 

 İŞADAMLARI BİZDEN ÖNCE HEDEF KOYAMIYORDU, 16 AYDA BİR SEÇİM OLUYORDU 

Cumhurbaşkanı için başbakan için hükümetler için aynı tepkiler konulabilir ama yeni bir seçime gitmenin şartları var. Cumhurbaşkanlığı'nda da yine şartlar var. Nedir o 5 seneyi bekleyeceksin. 5 Yılda bir yapılabilir veya parlamento böyle bir adımı Cumhurbaşkanı ile görüşerek belki atma yoluna gidebilir ama şu anda istikrar için böyle bir yol yok. Çünkü istikrarın ön şartı siz hedeflerinizi ona göre koyacaksınız. İşadamlarını hedeflerini buna göre koyacak. Şu anda hedef koyabilme imkanı var mı bizden önce yoktu. 16 Ayda bir seçim olan ülkede yatırım imkanı olur mu ve yapamıyorlardı.

 

 BİZ İSTİKRAR GETİRDİK 

Yurtdışından gelen sermaye de istikrar olunca güveniyor. Yatırım yapacak işadamları bize ilk sorusu seçim var mı oluyor. Bizim seçimimiz 2019 Kasım'ında olacak. Bunu gören sermaye o tarihe kadar gelecek yatırım için planlamasını yapacak ve adımını ona göre atacak. 16 Nisan aslında Türkiye'de iş dünyasının kaderini belirleyen bir seçimdir ve iş dünyası bu konuda elinden geleni yapmalı. Biz bugüne kadar hep ön açtık.

 

 15-20 YIL ÖNCEKİ DİYARBAKIRLA ŞİMDİKİ DİYARBAKIR AYNI MI 

 İstikrarın olmadığı bir ülkede işadamları yatırım yapmaz. Bizim işadamlarımız Doğu'da Güneydoğu'da niye yatırım yapmıyor terörden dolayı yapmıyor. Son ziyaretlerimde gördüm. 15-20 yıl önceki Diyarbakır'ı düşünüyorum şimdi Diyarbakır'ı görüyorum. Arada çok büyük farklar var bunu biz inşa ettik.  Şimdi kentsel dönüşümle beraber çukurların açıldığı yerler de elden geçiyor oralar da bittiğinde çok daha farklı bir hale gelecek.

 

KILIÇDAROĞLU SSK'YI REZİL ETTİ  

Bu iş yine partili başkanlık sisteminde bu devreye girecek. Kılıçdaroğlu konuşuyor diyor ki siz gelip de ilinizin herhangi bir sorununu nasıl anlatacaksınız  diyor. Eline bir SSK'yı vermişler orayı da rezil etmiş. Savaş Ay'ın programını izleyince o hal ile bugünkü hal geliyor. 

 

 KADINLARI ORADA ERKEK Mİ TEMSİL EDECEK? BIRAKALIM KADINLAR YAPSIN  

Dikkat ederseniz kadınlarımızın parlamentoda yer alışı bizimle önem kazandı. Biz bu kapıları açtık. Hele benim hanım kardeşlerimizin üzerinde agresif bir yaklaşım var. İstiyorum ki bu toplumun yarısı hatta yüzde 51'e çıktığı dönemler de oldu hanımlardan oluştuğuna göre gerek eğitim öğretimde gerek devletin kurumlarında çok daha etkin hale gelmesi ve istihdamda kadınlarda artış görüyoruz.  Parlamentoda da kadınların temsili noktasında orada erkekler kadınlar adına mı konuşacak? Kadının derdinden kadın anlar. Bırakalım da kadının derdini orada kadınlar dile getirsin bundan çekinmeyelim. 

 

CUMHURBAŞKANI ALİ KIRAN BAŞ KESEN OLMUYOR YENİ SİSTEMDE 

Anayasa ve anayasada yer almayan yasalar bu ikisinin dışında boşlukta olan konular vardır ki bir kararname çıkacaksa Anayasa'ya ve bu yasalara ters olmaksızın Cumhurbaşkanı kararname çıkartabilir. Bu konuda parlamento eğer buna da itirazı bir durum söz konusu olursa burada denetim yetkisini kullanır hatta bu yetki sadece orada kalmaz Anayasa'da da aynı şekilde devam eder. Bu kadar  güçlü bir kontrol altında yani Cumhurbaşkanı Ali kıran baş kesen olamıyor. Yani öyle anlatıldığı gibi bir Cumhurbaşkanlığı kurumu yok. 

 

 CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: AKLIMDAN BÖYLE BİR ŞEY GEÇMEDİ  

Yasa metninde Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi diyor. Sen onu yine kullanabilirsin, dert başka. Sağ olsun orada birisi bir şey söyledi. Yavuz Sultan Selim köprüsü bulunduğumuz yerden gözüyordu. Ben içeri girerken ilginç bir şey oldu. Niye hayır diyorsunuz dedim 'Çağdaş bir Türkiye'de yaşamak istiyoruz' dedi. Şu an Türkiye çağ dışı mı dedim durdu durdu biz çağdaş bir Türkiye'de yaşamak istiyoruz dedi. Çünkü bilmiyorlar. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü gösterdim ve dedim ki kim derdi böyle olacak diye. Ne dese beğenirsin 'Neden Tayyip Erdoğan değil de Yavuz Sultan Selim Köprüsü adını koydunuz' diye sordu. Dedim ki bak ben mütevazi davrandım ve Osmanlı Sultanlarından Yavuz Sultan Selim'in ismini verdik. Sonra Alevilerle ilgili bir konuyu açtı üzüldüm. Aklımızın ucundan böyle bir şey geçmedi. Bu köprüden benim Alevi kardeşim geçmeyecek mi? Sünni kardeşim, Kürt kardeşim geçmeyecek mi? Bu sloganik yaklaşımları bırakın dedim. Bir tane dedi Alevi üniversitesi yapmadınız dedi. Yahu dedim Nevşehir'de bir üniversiteye Hacı Bektaş-ı Veli adını ben vermedim mi dedim? Bir tane yeter mi dedi, bir tane de sen yap dedim.

 

HESABI CUMHURBAŞKANI VERECEK 

Milletle gelen milletle gider. Ama millet de bizden hizmet bekliyor. Bizim patinaja tahammülümüz yok. Kararda seri olmak çok önemli. Eğer parlamento zaten senin arkanda ise daha seri bir çalışmaya da girmiş olacaksınız. Niye muhalefetin elinde bazı şeyler var ki alınmış olacak. O alındığında çok daha rahat çalışacak parlamento.  Bakan gelip Parlamentoda hesap vermeyecek deniliyor, hesabı Cumhurbaşkanı verecek.  Senin Bakan'dan bizzat istediğin bir şey varsa bakana yazılı olarak soru önergeni gönderirsin bakan da yazılı olarak sana cevabını verir. Vakit de kaybolmuyor.

 

KANDİL'İN TALİMATINI MECLİS'TE DİLLENDİREMEZSİN 

Sen Kandil'den talimat alacaksın oradan aldığın talimatı parlamentoya taşıyacaksın geleceksin kürsüden onu dillendireceksin. Burası yol geçen hanı değil ki! Kandil'den aldığın talimatı Meclis'te dillendiremezsin.

 

 GENÇLERİMİZ GEÇMİŞİ GÖZDEN GEÇİRSİN 

Ben genç kuşaklara şöyle 10-15 yıl öncesini incelemelerini tavsiye ediyorum. 10 yıl öncesini incelesinler. Cumhurbaşkanı Başbakan ilişkileri ne durumdaydı daha geri gitmiyorum, Gazi Mustafa Kemal ve İnönü ilişkileri iyi değildi. İnönü kendi başbakanı ile aynı durumu yaşadı. 1950'den sonra 10 yıl sağlıklı bir süreç yaşandı ve darbeyle yine Türkiye alt üst oldu.

 

 CHP İL BAŞKANLARI TEK PARTİ DÖNEMİNDE İL VALİSİYDİ 

CHP'nin il başkanları aynı zamanda il valisiydi. Bu hiç gündeme geliyor mu konuşuyorlar mı? Şimdi gündeme gelebilir mi gelemez çünkü biz varız. Atayanlar vardır atanmışlar vardır ama atayan ağırlıklı seçilmiştir.

 

 KILIÇDAROĞLU BUNU BİLE OKUMAMIŞ 

Kanunla mukayyet olan güvence altına alınan bir muhtarı siz ancak yasal düzenlemeler veya yasal değişiklikler yaparak alırsınız yoksa alamazsınız. Ama bunu bile okumamış.

 

 KIDEM TAZMİNATI VE ASGARİ ÜCRET KALDIRILACAK MI? 

Bunların hepsi yasal düzenlemeyle teminat altına alınmıştır. Yine yapılabilecek bir yasal düzenleme olursa buralarda değişiklik yapılabilir. Aksi takdirde hiç bir değişikliğe gidilemez. Hiç bir Cumhurbaşkanı memuruna verilmiş bir hakkı almaz, böyle bir yanlışı asla yapmaz.

 

ÜST AKIL İFADESİNİ SENELER ÖNCE KULLANDIM  

Darbe girişimiyle ilgili olarak atılan bu adımın öncesi var.  Darbe girişimi bu işin pik yaptığı noktadır. Örneğin şimdi MİT teşkilatımızın Müsteşarına yapılan operasyon aslında bu işin ilk adımı idi.  Ama o adımın devamı şahsıma idi. Onu başaramadılar. Daha öncesi var mıydı evet vardı. Daha öncesinde adımı atmadan geri çekilmek durumunda kaldılar. Şu anda ellerinde bizim süreçte öğrendiğimiz şeyler milyarlarca dolar var. Burada söylüyorum bazıları hafife alıyor.  Bir üst akıl ülkemiz üzerinde çok ciddi oyun oynadı. Ben bu üst akıl ifadesini bir kaç yıl oldu bir yurt dışı seyahatten gelirken basın mensubu arkadaşlarla sohbette konuşmuştum 2012-2013 olabilir.  O zaman dedim ki bir üst akıl bu operasyonları yapıyor dedim. Kimdir diye sordular, siz gazetecisiniz hangi ülke olduğunu siz bulacaksınız dedim.

 

 CHP BU GERİZEKALILAR YÜZÜNDEN BİTECEK 

Ben CHP liderinin bunu uyardığını zannetmiyorum. Onun dili başka söyler hafızası başkadır. Ödüllendirmiş olabilir. Biz, evet diyoruz. Birisi hayır derse hayır diyeni de anlayışla karşılarız. Ama öyle ifade ile giriyor ki işe. Samsun'dan gireriz diyor Seni Samsun'a Amasya'ya Ankara'ya bile sokmaz bu millet. Sen kimi denize döküyorsun yahu.  Sen bu ülkenin vatandaşlarını Yunanlarla nasıl aynı kefeye koyarsın. Sen nasıl gerizekalısın. Bunun bir dakika tutulmaması lazım, ihraç kararı ile partiden atılması lazım. CHP bu adamlar sayesinde bitecek. 

 

YAZIKLAR OLSUN BU CHP'NİN YÖNETİCİ KADROSUNA  

Biz onları denize dökmeyiz. Biz onları demokrasi müzesinde objelerle süs eşyası olarak saklarız. Bunlar millete milletin iradesine saygısı olmayan tipler. Ama en güzel cevabı milleti bunlara 16 Nisan'da verecek. Çünkü, bu siyaset değildir. Siyasetin dili değildir benim milletim buna layık değildir. Sen kalkıp yüzde 50+1 diyelim verdi sen ona İzmir'den denize dökeriz diyeceksin. Yüzde 52 bana oy verdiğinde neredeydin? Yok Kaddafi, yok Saddam benzetmeleri yapılıyor.  Yakışıyor mu yahu, çok çirkin. Yazıklar olsun bu CHP'nin yönetici kadrosuna. Ben yönetici kadrodan bir şey beklemiyorum ama CHP'ye oy veren kardeşlerime söylüyorum. Bunlardan bir şey beklenmez. Bu tabloyu görün