0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
08 Nisan 2022 Cuma 16:00:00 - Güncelleme:08 Nisan 2022 Cuma 16:05:00

Büyük Çamlıca Camisi'nde tarihi gün! Başkan Erdoğan'dan İslam Medeniyetleri Müzesi açılışında önemli açıklamalar

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Çamlıca Camisi avlusunda gerçekleştirilen 39. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı Açılış Töreni'ne katıldı. Daha sonra Büyük Çamlıca Camisi Külliyesi'nde yer alan Milli Saraylar İslam Medeniyetleri Müzesinin açılışında önemli açıklamalarda bulunan Başkan Erdoğan, "Milletimizi küresel rüzgar önünde savurmak isteyenlere meydanı bırakmayacağız." dedi. Erdoğan, "Maziden atiye milletimize yeni gelecek inşa etmek için çalışıyoruz. Bizim olan muhteşem bir medeniyeti yeniden ayağa kaldırıyoruz" ifadelerini kullandı. Pek çoğu daha önce teşhir edilmemiş 800'e yakın eserin sergilendiği İslam Medeniyetleri Müzesi, 1200 yıllık geçmişin izlerini taşıyor. Müze, selatin camilerinin ana kubbelerinin tavana yansıtıldığı bölüm, İslam medeniyetinin suya atfettiği mana ab-ı hayat enstalasyonu, müziğin iyileştiren gücünün anlatıldığı ses istasyonları, Kur'an-ı Kerimlerin yer aldığı bölümlerde kullanılan ultrasonik hoparlör teknolojisiyle dikkati çekiyor.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Çamlıca Camisi Külliyesi'nde yer alan Milli Saraylar İslam Medeniyetleri Müzesinin açılış töreninde konuştu.

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Tarih boyunca mekanla insanın buluştuğu yerlerde öncelikle şehirler kurulmuş ardından medeniyetler inşa edilmiştir. Medeniyetler kültür, sanat ve bilime değer katan şehirlerin ortak eseri olarak gelişmiştir. Her medeniyet kendi ahlak, sanat, felsefe ve din anlayışı çerçevesinde şehre bir anlam bir kimlik kazandırmıştır. Şehirlerin kimlikleri tarihi, edebi ve kültür sanat birikimleriyle şekillenmiştir. Türkiye bir çok medeniyete beşiklik etmiş, farklı inanç ve kültürleri potasında eritmiş tarihin akışında başrol oynamış çok özel bir coğrafyadır.

Kadim şehirlerimizin her biri birer açık hava müzesidir. Bu coğrafyanın göz bebeği olan İstanbul ise bizim en büyük müzemizdir. Bütün klasik müzeler sadece maziyi muhafaza ederken İstanbul mazi ile bugünün iç içe geçtiği bir arada hayat sürdüğü bir müze hüvviyetindedir. İstanbul'un en taze incisi Büyük Çamlıca Camii'ni de bünyesindeki sanat galerisi, kütüphanesi, konferans salonu, atölyeleri ve müzesi ile coğrafyamızın zenginliğinin nişanesi olarak asırlar boyunca hizmet verecek bir eser olarak medeniyet mirasımıza kazandırdık.

Bu vesileyle geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz camimizin ve müzemizin inşasında büyük katkıları olan Gürsoy ailesinden Abdurrahman kardeşimizi rahmetle yad ediyorum. Gerçekten de yaklaşık 3 yıl önce ibadete açtığımız camimiz ve külliyemiz İstanbul'un silüetine değer katan bir eser oldu. Bugün açılışını yapacağımız İslam Medeniyetleri Müzesi de külliyemizin en önemli bölümlerinden biridir. Müzemizde sergilenecek eserler bu topraklara yepyeni çehre kazandıran İslam medeniyetinin bin yıllık birikimini temsil ediyor.

Milli Saraylar İdaremiz tarafından hazırlanan bu müzenin tematik bölümlerinde İstanbul'daki seçkin müzelerden getirilen 650 eser sergileniyor. Bunlar arasında peygamber efendimizin eşyalarından Kur'an-ı Kerim'in ilk nüshalarına, Türk dokuma sanatının örneklerinden mimari ve dekoratif eşyalara, hüsnühat sanatından çini örneklerine kadar her biri diğerinden kıymetli eserler de bulunuyor. İslam Medeniyetleri Müzemizin şehrimize, ülkemize ve kültür sanat dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.

Muhteşem tarihimizin kadim medeniyetimizin en kıymetli izlerini gelecek nesillere taşıyacak olan bu müzenin şehrimize ve ülkemize kazandırılmasında emeği geçenleri özellikle tebrik ediyorum. İstanbul'un tarihi, coğrafi ve kültürel yapısını yansıtan şehrimize çok yakışan bu müzenin ziyaretçileri medeniyetleri inşa eden asli gücün ilim ve hikmet olduğunu fark edeceklerdir.

Diğer bütüm kültür sanat eserleri işte bu ilim ve hikmet çatısının altında kendini üretmekte inşa etmekte, yükseltmekte, geliştirmektedir. Asırlar boyunca tıptan edebiyata, mimariden giyime, astronomiden şehirciliğe her alanda dünyanın öncülüğünü yapan bir medeniyetin mensupları olarak önce kendimizi tanımaya ihtiyacımız var. İslam medeniyetini yok sayarak dünya tarihi yazmanın ve bilimde bugünkü seviyeye nasıl gelindiğini kavramanın imkansızlığı müzemizde sergilenen eserler sayesinde bir kez daha anlaşılacaktır.

Asırlar boyunca farklı inanışların, farklı kültürlerin, farklı yaşama biçimlerinin beşiği olmuş İstanbulumuz bu eseri de gururla taşıyacaktır.

Tarih bizlere sadece geçmişle ilgili değil geleceğe dair de çok aydınlatıcı imkanlar sunuyor. Bugünü anlamak ancak dünü iyi bilmekle, geçmiş zamanda neler yaşadığını doğru kavramakla mümkündür. Nasıl büyük bir insanlık birikiminin varisi dünya barışı için ne kadar anlamlı kültürel mirasa sahip olduğumuzu ancak bu şekilde anlayabiliriz. Yakın geçmişte bu konuda pek de iyi duygularla hatırlamadığımız tecrübelerimiz oldu. Ülkemiz bir dönem malesef tarihi ile, medeniyeti ile kültürü ile bağını koparmak için özel gayret sarfeden bir zihniyetin tasallutu altında kaldı. Ecdadın binbir emekle kurduğu şehirlerimiz binlerce yıllık medeniyet değerlerimiz bilinçli şekilde tahrip edildi. Yakın tarihimiz bu acı hakikatin hatıralarıyla doludur.

39. TÜRKİYE VE KÜLTÜR FUARI TÖRENİ

Başkan Erdoğan, daha sonra Büyük Çamlıca Camisi avlusunda gerçekleştirilen 39. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı Açılış Töreni'ne katıldı.

İşte Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

Sevgili İstanbullular, kıymetli misafirler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Böyle bir müstesna bir ay içinde maşallah bu kitap fuarlarıyla birlikte bir de Büyük Çamlıca Camimizin altında inşallah müzemizi de açıyoruz ve bu müze de senede 1 bazen 2 kez elimizdeki tüm objeler sergilenecek. Milletimizin hizmetinde olacak. Salgın sebebiyle 2 yıldır arada verilen fuarlarımızın yeniden başlamış olmasından memnuniyet duyuyorum. Kuran-ı Kerim'i her şeyin üstünde tutan bir kültürel müktesebata sahibiz. İslam Medeniyetleri Müzesi'nde pek çok sanat eseri sergileniyor.

"BUGÜN TÜRKİYE ULUSLARARASI YAYINCILAR BİRLİĞİNDE İLK 10'DA"

Tarihimizde Gazali gibi, İbni Sina gibi isimler vardır. Ecdanın kalem, kılıçtan keskindir sözü okumaya ve yazmaya verdiği öneme işaret eder. Ülke ve millet olarak beka mücadelesi yürüttüğümüz asırlarda sadece topraklarımızı geride bırakmakta kalmadık, aynı zamanda kültürel bir çoraklıkla da karşı karşıya kaldık. Uzunca bir süre devam eden Türkiye'nin geri kalmışlığı sadece insanlarımızın günlük hayatlarındaki eksiklerle ilgili değildi. Asıl geri kalmışlığı zihinlerde yaşamıştık. İnsanların kılıklarına, kıyafetlerine, ibadetlerine, konuşmalarına, oturmalarına, kalkmalarına takılıp kalanlar milletimiz aklı selim, zevki selim, kalbi selim gibi bizi biz yapan asıl mirasına sırt dönmüştü. Ülkemizin son 20 yılda gerçekleştirdiği büyük demokrasi ve kalkınma atılımının en hayırlı neticelerinden biri; milletimizin diğer alanlarla birlikte okuma, yazma alanlarında da önünü açmış olmasıdır. Bugün Türkiye kitap üretimi ve sektörün büyüklüğü bakımından uluslararası yayıncılar birliğinde ilk 10'da yer alan bir yere gelmiştir. Mesela 2000 yılında kitap sayısı 9 bini bile bulmazken bu rakam geçtiğimiz yıl 87 bini aşmıştır.

Etiketler : Başkan Erdoğan Türkiye Diyanet Vakfımızı Ramazanı
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanan aydınlatma metnimizi okumak için buraya, mevzuata uygun çerez politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya, gizlilik politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.
closeX