0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
24 Şubat 2022 Perşembe 15:00:00 - Güncelleme:24 Şubat 2022 Perşembe 15:00:00

Başkan Erdoğan: Rusya'nın harekatı kabul edilemez

Başkan Erdoğan, Uluslararası Demokratlar Birliği heyetini kabulünde önemli açıklamalarda buludu. Başkan Erdoğan, "Askeri harekatı kabul edilemez olduğunu ve reddettiğimizi söyleyerek başlamak istiyorum. Uluslararası hukuka aykırı gördüğümüz bu adım bölgenin istikrarına vurulmuş bir darbedir" dedi. Erdoğan, "Türkiye'nin, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü korumak için verdiği mücadeleyi desteklediğini, biraz önce görüştüğüm Sayın Zelenskiy'e de ifade ettim." ifadelerini kullandı. Başkan Erdoğan, "Rusya ile Ukrayna arasındaki sorunların Minsk Mutabakatları çerçevesinde diyalog yoluyla çözülmesi çağrımızı tekrarlıyoruz." diye konuştu.

Başkan Erdoğan, Rusya'nın işgali için "Askeri harekatı kabul edilemez olduğunu ve reddettiğimizi söyleyerek başlamak istiyorum. Uluslararası hukuka aykırı gördüğümüz bu adım bölgenin istikrarına vurulmuş bir darbedir" dedi.

Başkan Erdoğan'ın açıklamasının tamamı şu şekilde:

"Uluslararası Demokratlar Birliğinin kıymetli üyeleri,

Değerli kardeşlerim,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesine, dünyanın neresinde olursa olsun milletimizin her bir ferdinin evine, bu gazi mekâna hoş geldiniz.

Avrupa'nın 17 farklı ülkesinden külliyemizi teşrif eden siz kıymetli kardeşlerimle bir araya gelmekten, hasret gidermekten, hasbihal etmekten büyük memnuniyet duyuyorum.

Sizlerin şahsında, Uluslararası Demokratlar Birliği bünyesinde yurt dışındaki vatandaşlarımızın birliğinin, beraberliğinin, uhuvvetinin güçlenmesi için çalışan tüm kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum.

Uluslararası Demokratlar Birliği'nin, vatandaşlarımızın ve bulundukları ülkelerin vatandaşlığına geçmiş insanlarımızın, örgütlü sivil toplum yapıları içinde siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik etkinliklerini artırmaları yönünde gösterdiği çabaları takdirle takip ediyorum.

Bir yandan kendi köklerine, kendi tarihlerine, kendi medeniyet değerlerine sıkı sıkıya sarılan vatandaşlarımızın, bunun yanında, yaşadıkları toplumla birlikte ortak bir gelecek inşa etme iradesiyle hareket etmelerini önemli görüyorum.

Esasen, bu ikisinin arasında herhangi bir tenakuz da yoktur.

Türkiye, tarihin derinliklerindeki diğer sayfaları bir kenara bırakarak söylüyorum, Osmanlının ilk asrından itibaren bir Avrupa ülkesidir.

Geçen asrın başına kadar, bugün üzerinde çok sayıda Avrupa ülkesinin yer aldığı topraklar, bizim vatanımızın bir parçasıydı.

Bugün de, tarihi ve sosyal bağlarımızın ötesinde, Trakya bölgemizle Avrupa kıtasının ayrılmaz bir kısmını oluşturuyoruz.

Dolayısıyla, çeşitli Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın, bulundukları yerlerin siyasi, sosyal, ekonomik faaliyetlerine etkin şekilde katılmaları ve söz sahibi olmaları kadar tabii bir durum yoktur.

Kimi çevrelerin ülkemizi Avrupa'dan dışlama, Avrupa'nın karşısında bir coğrafya ve toplum olarak gösterme çabaları kesinlikle art niyetlidir.

Balkanlardan Orta ve Doğu Avrupa'ya kadar her yerde, tüm kazıma, yok etme, silme çabalarına rağmen, hala izlerimizi takip ederek kıtanın her köşesine ulaşmak mümkündür.

Böylesine köklü bir tarihi ve sosyolojik gerçeğin olduğu yerde, hiçbir Türk vatandaşı kendini dışlanmış, ötekileştirilmiş, hele hele aşağılanmış hissedemez.

Sizlerden, vatandaşlarımıza Avrupa'nın her yerinde, başları dimdik bir şekilde, hayatın tüm alanlarında varolma, kendini gösterme, hakkı olan konumu elde etme özgüvenini, şevkini, moralini aşılamanızı istiyorum.

Anavatan Anadolu'yla gönül bağımızı ve irtibatımızı sürdürürken, yeni vatanımız Avrupa'yı, tüm ülkeleriyle, tüm şehirleriyle kucaklamalı, benimsemeli, geleceğimizin ayrılmaz bir parçası haline getirmeliyiz.

Maziden atiye kurduğumuz köprünün bundan sonraki ayağı, Avrupa'da yaşadığımız yerler olmalıdır, olacaktır.

Uluslararası Demokrat Birliği olarak çatınızı ne kadar genişletirseniz, faaliyet ve etki alanınızı ne kadar artırırsanız, vatandaşlarımıza bu mesajları ulaştırma, onları örgütleme, geleceğe hazırlama misyonunu da o derece başarılı şekilde yerine getirebilirsiniz.

Hiçbir vatandaşımızı marjinal örgütlerin, ülke ve millet düşmanı yapıların insafına terk edemeyiz, onların pençesine düşmüş olanları da görmezden gelemeyiz.

PKK ve FETÖ gibi yapıların, köken ve mezhep ayrımcılığı üzerinden insanlarımızı bölmeye çalışanların oyunlarını hep birlikte bozacak, tuzaklarını beraberce başlarına geçireceğiz.

Dikkat ederseniz; ülkesine, milletine, tarihine, kültürüne, değerlerine bağlı insanlarımızın boş bıraktığı her alan, bu kesimler tarafından doldurulmaktadır.

Avrupa'daki seçimlerde yerel ve ulusal parlamentolara giren şahıslara baktığımızda, isimleri Türk ve Müslüman kökenli olsa da, maalesef, çoğunun milletimizle gönül bağı kopmuş kişilerden oluştuğunu görüyoruz.

Aynı şekilde, sivil toplum faaliyetlerinden medyaya kadar her alanda benzer dengesizliklere rastlamak mümkündür.

Halbuki biz, bu profilin, Avrupa'daki vatandaşlarımızın kahir ekseriyetinin duruşunu yansıtmadığını biliyoruz.

Öyleyse, eksiği kendimizde arayacağız.

Onların arkasında kim olursa olsun, unutmayınız, sizin arkasında 85 milyon ferdiyle Türk Milleti var, sizin arkanızda koskoca bir tarih ve medeniyet mirası var, sizin arkanızda Hak ve hakikat davasına gönül vermiş yüzlerce milyonluk dost ve kardeş halklar var.

Bu gücü gerektiği gibi harekete geçirdiğimizde, önümüzde hiçbir örgüt, hiçbir şer yapı, hiçbir gizli-açık engel duramaz.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, diğer ülkelerin egemenlik haklarına saygılı bir şekilde, daima vatandaşlarımızın ve ülkemiz kökenli insanların yanlarında yer aldık, almayı sürdüreceğiz.

Artık Türkiye de, eski Türkiye değildir.

Artık, herhangi bir vatandaşımızın, hangi sebeple ve dünyanın neresinde ihtiyacı olursa, tüm kurumlarıyla yanında olan bir Türkiye var.

İnşallah önümüzdeki dönemde, bu hizmetleri hem daha yaygın, hem daha güçlü bir şekilde vermeye devam edeceğiz.

Değerli kardeşlerim...

Türkiye'nin, vatandaşlarına sahip çıkması konusunda en somut örneklerden biri sağlık hizmetleridir.

Eskiden, ülkemizde rahatsızlanan vatandaşlarımızın, Avrupa'da sahip oldukları sağlık sigortası vasıtasıyla aldıkları hizmetleri gıptayla takip ederdik.

Şimdi ise, biz dünyanın dört bir yanında sağlık desteğine ihtiyaç duyan vatandaşlarımızın imdadına koşuyoruz.

Geçtiğimiz 12 yılda, 4 ayrı kıtadaki 82 ayrı ülkeden bin 113 hasta vatandaşımızı ambulans uçaklarla alarak ülkemize getirip, tedavilerini burada yaptırmalarını sağladık.

Son dönemlere baktığımızda, 2020 yılında 231 vatandaşımızı, 2021 yılında 169 vatandaşımızı, bu yılın ilk 1,5 ayında da 27 vatandaşımızı tedavi için ülkemize naklettiğimizi görüyoruz.

Sadece bununla kalmadık, her alanda benzer hizmetlerin vatandaşlarımıza sunulmasını sağladık.

Dış temsilciliklerimizde vatandaşlarımıza 73 farklı türde konsolosluk hizmeti veriyoruz.

Yılda ortalama 2 milyon işlemi bulan bu hizmetler, salgının da etkisiyle geçen yıl 3 milyonu geride bıraktı.

Kurduğumuz bilişim altyapısı öylesine verimli işliyor ki, pek çok ülke benzer bir sistemi kurmak için bizden yardım talep etti.

Salgın döneminde 142 farklı ülkeden 100 bini aşkın vatandaşımızın ülkemize dönmesini sağlayarak, herhangi bir mağduriyet yaşanmasının önüne geçtik.

Türkçe'nin yanı sıra 9 farklı dilde hizmet veren çağrı merkezimiz vasıtasıyla günün 24 saati vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz.

Tarihi bir adım atarak, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza bulundukları ülkelerde oy kullanma imkânı tanıdık.

Konsolosluklarımızda, vatandaşlık işlemleri, pasaport, evlenme, boşanma, miras, vesayet, vekâlet, ikamet, tapu, sürücü belgesi, adres beyanı, adli sicil belgesi, harç ödemesi, dövizle askerlik, mavi kart gibi işlemlerin kolayca yapılabileceği bir altyapı kurduk.

Bu başlıkların her birinde vatandaşlarımıza verdiğimiz hizmetleri, getirdiğimiz kolaylıkları, sağladığımız avantajları saatlerce anlatsak bitiremeyiz.

Son olarak, gelen talepler üzerine, TOKİ vasıtasıyla yurt dışındaki vatandaşlarımızı ev sahibi yapmaya yönelik yeni bir projeyi daha hayata geçirdik.

İlk olarak İstanbul-Sancaktepe'de 420 konutla başlayacak bu projeyi, talebe göre yaygınlaştırarak sürdüreceğiz.

Sadece geçtiğimiz 2 yılda çeşitli kanunlarda yaptığımız 9 ayrı değişiklikle, yurt dışındaki vatandaşlarımıza verdiğimiz hizmetlerin hukuki altyapısını güçlendirdik.

Büyükelçilik ve konsolosluklarımızdaki çeşitli kurumlarımızın temsilcilerinin yanısıra, Yurtdışı Türkler Başkanlığımızla, Yunus Emre Enstitülerimizle, Maarif Vakfımızla vatandaşlarımızın hizmetindeyiz.

Bundan sonra da, sizler vasıtasıyla vatandaşlarımızdan gelen talepler doğrultusunda, mevcut hizmetleri geliştirmeye ve gerekiyorsa yeni hizmetler ihdasa devam edeceğiz.

Değerli kardeşlerim...

Vatandaşlarımıza bu hizmetleri verir, bulundukları ülkelerde yaşadıkları sıkıntıların çözümünü temin ederken, yükselen İslam ve Türk düşmanlığına karşı da gereken adımları atıyoruz.

Maalesef Avrupa, tarihi ve güncel olarak, her başı sıkıştığında ırkçılık hastalığının yükselişine engel olamayan bir coğrafyadır.

Irkçı saldırıların ilk ve öncelikli hedefi de bizim vatandaşlarımız ve onların yoğun olarak bulundukları yerlerdir.

Mesela, 2018 yılında Avrupa'da doğrudan vatandaşlarımızı ve derneklerimizi hedef alan 184 saldırı, 2019 yılında 253 saldırı, 2020 yılında 389 saldırı, 2020 yılında 350 saldırı kayıtlara geçmiştir.

Saldırıların neredeyse yarısı camilerimize yöneliktir.

Hatta mezarlıkları hedef alan saldırılar bile görülmüştür.

Tabii bunun yanında, özellikle bireylere yönelik kayıtlara geçmeyen, bilinçli olarak geçirilmeyen, çok sayıda taciz ve saldırı da meydana gelmiştir.

Bir süredir, vatandaşlarımızın can ve mal güvenlikleri ile onurlarını hedef alan nefret suçlarını raporlaştırarak, Avrupa'nın ve dünyanın gündemine getirmeye başladık.

Müslümanları terörle eşleştirerek, bunun üzerinden kapsamlı bir İslam düşmanlığı kampanyası yürüten sinsi bir projeyle karşı karşıyayız.

Bu alçak projeyi başarısızlığa uğratmak için, öncelikle Avrupa'nın siyaset, hukuk ve kamuoyu oluşturma mekanizmalarını etkin şekilde kullanmak şarttır.

Ülkesine ve milletine bağlı vatandaşlarımızın kamuoyu oluşturma ve onun üzerinden diğer mekanizmaları yönlendirme konusunda, terör örgütlerinin uzantılarının gerisinde kaldığını üzüntüyle görüyoruz.

Hak arama kültürü, dünyanın her yerinde olduğu gibi Avrupa'da da temel araçtır.

Kendi meselelerimize öncelikle kendimiz sahip çıkmalı, bunları siyasi ve hukuki dile dönüştürerek, medya, sivil toplum kuruluşları, bireysel ilişkiler vasıtasıyla herkese bıkmadan-usanmadan anlatmalıyız.

Aynı şekilde, sadece Müslüman kimliği sebebiyle benzer saldırılara ve tacizlere maruz kalan kardeşlerimizle de dayanışma içinde olmalıyız.

Ancak, bu tür hadiselere takıp kalarak, hiçbir alanda kendimizi geriye çekmemeli, tam tersine daha çok mücadele ederek, daha çok başarı ortaya koyarak, ırkçılık dalgasının üstüne çıkmalıyız.

Avrupa'nın kimi ülkelerinde uygulanmaya çalışılan sosyal mühendislik projelerini başarısızlığa uğratmakta kararlıyız.

Özellikle, daha evvel Bektaşi ve Alevi toplumları üzerinde oynanan oyunun, şimdi "Avrupa İslam'ı" gibi girişimlerle, tüm Müslümanlara teşmil edilmek istendiğini görüyoruz.

Dernekler ve camiler üzerinde giderek yoğunlaşan baskıları, siyaset ve hukuk kanalları üzerinden etkisiz hale getirmenin çaresine bakmalıyız.

Aramızdaki birliği, beraberliği güçlendirdiğimizde, Avrupa'da hiçbir devletin, hiçbir siyasi partinin, hiçbir kamu kurumunun görmezden gelemeyeceği, sesine kulak vermek, hassasiyetine saygı duymak zorunda kalacağı bir güce ulaşacağımızdan şüpheniz olmasın.

Vatandaşlarımızı birlikten doğacak güç konusunda bilinçlendirerek, Avrupa'daki 60 yıllık varlığımızın temel handikabı olan bölünmüşlüğe bir son vermeliyiz.

Bu konuda en büyük görev de Uluslararası Demokratlar Birliği olarak sizlere düşüyor.

Biz, her zaman olduğu gibi, bundan sonra da hep yanınızda yer almayı sürdüreceğiz.

Rabbim yar ve yardımcınız olsun.

Bu duygularla teşrifleriniz için bir kez daha her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

Kalın sağlıcakla..."

Etiketler : 0
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanan aydınlatma metnimizi okumak için buraya, mevzuata uygun çerez politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya, gizlilik politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.
closeX