• Bist 100
    121475
  • Dolar
    5,8966
  • Euro
    6,5457
  • Altın
    294,4590
İstanbul
1 / 8
0530 708 54 54
0530 708 54 54
09 Aralık 2019 Pazartesi 14:59:15 | Son Güncelleme: 09 Aralık 2019 Pazartesi 16:19:55

Başkan Erdoğan: Kuruluşundan bu yana İstanbul Sürecine sahip çıktık

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye olarak kuruluşundan bu yana İstanbul Sürecine sahip çıktık, çıkıyoruz. Asya'nın Kalbi İstanbul Sürecinin, barışa bölgesel destek sağlanmasında faydalı ve etkin işlev gördüğüne inanıyorum." dedi.

Başkan Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi'nde Asya'nın Kalbi İstanbul Süreci Bakanlar Konferansı'nda konuştu.

İşte Başkan Erdoğan'ın konuşmasından önemli satırbaşları;

Afganistan’la birlikte yine burada, kadim şehrimiz İstanbul’da başlattığımız Asya’nın Kalbi İstanbul Süreci’nin 8’inci Bakanlar Konferansı’na hoş geldiniz.  Bu önemli toplantı münasebetiyle sizleri ülkemizde misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Programı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Konferansımızın, Afganistan başta olmak üzere ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbim’den niyaz ediyorum.

"BİRLİKTE RAHMET, AYRILIKTA AZAP VARDIR"

Bu süreci, 8 sene önce büyük umutlarla, gerçekten büyük bir heyecanla başlatmıştık. Afganistan’ın karşı karşıya bulunduğu sınamaların kahir ekseriyetinin ancak işbirliği ve dayanışmayla aşılabileceğine inanıyorduk. Aradan geçen 8 yılın muhakemesini yaptığımızda, İstanbul Süreciyle bölgemiz için ne kadar kritik bir adım attığımızı çok daha iyi görüyoruz. Son yıllarda yaşadığımız pek çok hadise bize şu hakikati defalarca göstermiştir.

Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır. Bölgesel sorunların üstesinden ancak bölgesel sahiplenmeyle gelinebilir. Ne kadar çetrefil olursa olsun, dayanışma ve güç birliği olduğu sürece, aşılamayacak hiçbir engel yoktur.

"BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ VE DAYANIŞMA ŞARTTIR"

Güney Asya’da yaşayan kardeşlerimizin yüzleştiği sıkıntıların önemli bir bölümü, sınırlarının dışından kaynaklanıyor. Bu coğrafyadaki insanlar, çoğu zaman hiçbir dahillerinin olmadığı gelişmelerin olumsuz yansımalarıyla boğuşmak zorunda kalıyor. Güney Asya bölgesinin ve yakın çevresinin karşı karşıya bulunduğu problemlerin üstesinden gelebilmesi için bölgesel işbirliği ve dayanışma şarttır.

"İSTANBUL SÜRECİNE EN ÜST DÜZEYDE SAHİP ÇIKTIK, ÇIKIYORUZ"

İstanbul Süreci, işte bu ortak sınamalar karşısında, bölgesel, yerel çözümler üretilebilmesi için son derece faydalı bir platformdur. Bölge sorunlarının, sorumluluk, dayanışma ve sahiplenme ruhuyla ele alınmasına imkân sağlayan İstanbul Süreci, gerek işleyiş tarzı, gerekse prensipleriyle, bu anlamda eşsiz bir bölgesel işbirliği modeli sunuyor. Türkiye olarak kuruluşundan bu yana İstanbul Sürecine en üst düzeyde sahip çıktık, çıkıyoruz.

Sürecin güçlenmesi, etkinliğinin artırılması ve sorunlara çözüm üretme kabiliyetinin geliştirilmesi için çok büyük gayret sarf ettik. Burası, siyasi, güvenlik, ekonomik ve ticari boyutlarda Afganistan’la ilgili tüm paydaşları bir araya getiren tek platformdur. İkinci kez üstlendiğimiz eş başkanlığımız sırasında, İstanbul Sürecinden daha verimli ve pratik bir şekilde nasıl faydalanabiliriz sorusuna cevap aradık.

Bugün onaylanacak Bildiri, işte bu arayışların bir meyvesidir. Bildiride kayıtlı taahhütler ve kararlarla, Sürece olan ilgiyi artıracağımıza inanıyorum.

"AFGANİSTAN’I İHMAL ETMEK, TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN ZARARLAR DOĞURACAKTIR"

Afganistan hassas bir dönemden geçiyor. Uluslararası toplum olarak Afganistan’a 18 yıldır yapmakta olduğumuz maddi ve manevi yatırımları artırmamız gerekiyor. Her zaman ifade ettiğimiz gibi inşa etmek zor, yıkmak kolaydır. Uzun ve meşakkatli çabalar sonucunda elde edilen başarılar, şayet dikkatli olunmaz, gerekli özen gösterilmezse, kısa sürede yerini büyük bir hezimete bırakır.

Bu durum, Afganistan gibi kırılgan ülkeler için çok daha geçerlidir. Son yıllarda elde edilen kimi kazanımlara odaklanarak Afganistan’ı ihmal etmek, telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracaktır.

Bunun için hepimizin, Afganistan’ın barış, huzur ve istikrarını önemseyen tüm ülkelerin çabalarını artırması önem arz ediyor. Rehavete kapılmadan, içinde bulunduğu bu kritik dönemde Afganistan’ı imkânlarımız ölçüsünde her alanda desteklemeyi sürdürmeliyiz. Ancak bu şekilde terör örgütlerinin Afganistan’da palazlanmak için müsait ortam bulması engellenecektir.

Bununla birlikte, özel sektörün dâhil olmadığı hiçbir kalkınma hamlesinin hedefine ulaşamayacağını biliyoruz. Afganistan’ın ekonomik ve sosyal kalkınmasında, özel sektörün ve bölgesel projelerin büyük rolü olacaktır.

Bu doğrultuda atılan adımları takdirle karşılıyoruz.

"NATO ÜLKELERİNİ, AFGANİSTAN’A VERDİKLERİ DESTEĞİ DEVAM ETTİRMEYE ÇAĞIRDIK"

NATO Müttefikleri olarak Afgan Ulusal Savunma ve Güvenlik Kuvvetleri’ne katkımızın devamına yönelik taahhüdümüzü, geçen hafta Londra’da tekrar yineledik.

NATO ülkelerini, Afganistan’a verdikleri desteği devam ettirmeye çağırdık.  Türkiye olarak, gerek Afganistan ordusunun ve polisinin kapasitesinin artırılmasına, gerek Afganistan’ın ekonomik, ticari ve sosyal alanda kalkınmasına desteğimiz bakidir. Afgan kardeşlerimiz, talep ettiği müddetçe bunu devam ettirme yönündeki kararlılığımız da tamdır.

"AFGAN HÜKÜMETİNİN DE YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMESİ ÖNEMLİDİR"

Uluslararası toplum Afganistan’a yönelik taahhütlerine bağlı kalırken, Afgan Hükümetinin de yükümlülüklerini yerine getirmesi önemlidir.

Geçen sene Cenevre’de kabul edilen “Karşılıklı Hesapverilebilirlik Çerçevesi”nin uygulanmasında Afgan Hükümetince atılmakta olan olumlu adımları memnuniyetle karşılıyoruz.

Afgan kardeşlerimizin, kendi gelecekleri için, yolsuzluk, uyuşturucu üretimi ve ticaretiyle mücadele, kadının statüsünün güçlendirilmesi, eğitim gibi başlıklarda halen alacakları mesafeler olduğu görülüyor.