• Bist 100
    95.305
  • Dolar
    5,7655
  • Euro
    6,5722
  • Altın
    260,7716
İstanbul
22 / 31
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
23 Mayıs 2019 21:14 | Perşembe

Başkan Erdoğan: 29 bin 689 sağlık çalışanını kamuda istihdam edeceğiz

Başkan Erdoğan Ankara'da 12. Çalışma Meclisi Toplantısı'nda konuştu. Başkan Erdoğan, " Bu yıl içerisinde 29 bin 689 sağlık çalışanını kamuda istihdam edeceğiz" dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sergi Salonu'nda sağlık çalışanlarıyla iftarda bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle;

Bu güzel ramazan akşamında bizleri böylesine mümtaz bir toplulukla bir araya getiren sayın bakanımıza şahsım milletim adına şükranlarımı sunuyorum.

Bu mübarek günlerde yoksullarla, gariplerle dayanışmasını artıran ihtiyaç sahiplerine el uzatan mazlumların hamisi olan milletimizin tüm fertlerine teşekkürlerimi iletiyorum. Hamdolsun ki ramazan ayının manevi ikliminde yardımlaşmasını artıran bir milletin evlatlarıyız.

Ülkemizin dört bir yanında kurulan ramazan sofralarıyla yüreklerimiz bütünleşiyor. Ramazanın gelişi ile beraber milletimizin birliği kardeşliği de güçleniyor.

Ramazan oruç ayıdır sabırla nefsimizi terbiye ettiğimiz kutlu bir aydır. Ramazan'a ruh veren oruç ibadeti ise insanın kendi iç muhasebesini yapabilmesidir. Oruç kişinin kendisini yoksulların muhtaçların yerine koyarak onların içinde bulundukları durumu hissedebilmesidir. Oruç sadece açlık değildir. Susuzluk değildir oruç insanın kendisini hayatını sorgulaması bu fani dünyadaki varlık gayesini nereden gelip nereye gittiğini etraflıca tefekkür etmesidir. Kendi nefsini terbiye edemeyenler dünyaya istikamet veremezler. 

Yakın coğrafyamızda yaşanan hadiseleri bize İslam alemi olarak çok ciddi bir muhasebe yapmamız gerektiğini söylüyor. O kadar acı manzaralarla karşılaşıyoruz ki bir Müslüman olarak tarif etmekte anlanlandırmakta zorlanıyoruz. Zaman zaman öyle hadiselere şahit oluyoruz ki hayata ve geleceğe dair umutlarımız yerini karamsarlığa bırakıyor. Bir sapkın çıkıp üzerine sardığı bombalarla bir ibadethaneyi içerisindeki masumlarla beraber havaya uçurabiliyor. Bir başkası o ülkede yaşayan milyonlarca Müslümanı töhmet altında bırakmak pahasına kilisede dua eden insanları vahşice öldürebiliyor. İslam adına hareket ettiğini zanneden zavallılar İslam beldelerini işlediklerini cinayetlerle kan ve gözyaşına boğabiliyor.

Yakın coğrafyamızda yaşanan hadiseleri bize İslam alemi olarak çok ciddi bir muhasebe yapmamız gerektiğini söylüyor. O kadar acı manzaralarla karşılaşıyoruz ki bir Müslüman olarak tarif etmekte anlanlandırmakta zorlanıyoruz. Zaman zaman öyle hadiselere şahit oluyoruz ki hayata ve geleceğe dair umutlarımız yerini karamsarlığa bırakıyor. Bir sapkın çıkıp üzerine sardığı bombalarla bir ibadethaneyi içerisindeki masumlarla beraber havaya uçurabiliyor. Bir başkası o ülkede yaşayan milyonlarca Müslümanı töhmet altında bırakmak pahasına kilisede dua eden insanları vahşice öldürebiliyor. İslam adına hareket ettiğini zanneden zavallılar semalarından ezanların asırlardır eksilmediği İslam beldelerini işlediklerini cinayetlerle kan ve gözyaşına boğabiliyor.

Komşumuz Suriye'de olduğu gibi diktatörler, sırf iktidarlarını korumak adına hiçbir kural, ahlak tanımadan kendi ülkelerini enkaz yığınına çevirebiliyor. Gönül coğrafyamızın dört bir yanına baktığımızda maalesef barışa, sükunete, huzura aç bir İslam dünyası görüyoruz. Yüzyıllardır esenlik yurdu olarak nam salmış ilim irfan merkezlerimiz bugün iç çatışmalarla varil bombalarıyla daha kundakdaki çocuklarını kara toprağa veren annelerin feryatları ile anılıyor. İşte Şam işte Bağdat, işte Arakan hepsi böyle. Hiç şüphesis bu kötü tablonun failleri bellidir. Bir damla petrolü bir damla kandan değerli gören karanlık zihniyetin elbette coğrafyamızda yaşanan tüm dramlarda rolü payı vardır. Menfaatlerine kul köle olan tüfeğlilerin gerilimi körükledikleri böl parçala yönet politikası ile bölgemizi sömürdükleri bir hakikattir. Elbette batı başkentlerinin şatafatlı görüntüsünün altında yüz milyonlarca Afrikalı ve Asyalının alın teri gözyaşı olduğu inkar edilemez bir gerçektir. Ancak yüreklerimizi dağlayan ramazan sevincimize gölge düşüren bu sahnenin müsebbibi sadece işgalciler sadece emperyalist güçler değildir.

"İslam aleminin iç karartıcı durumunun vebali Müslümanlara aittir"

Irak'ta, Libya'da, Afganistan'da, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da hüküm süren dramların tek sorumlusu çıkarlarının peşinde koşanlar da değildir. Açıkça söylemek gerekirse İslam aleminin iç karartıcı durumunun vebali öncelikle bize aittir Müslümanlara aittir. İmsakla birlikte oruç ibadetine başlayanlar, günde 5 kez aynı kıbleye yönelenler, aynı yaratıcıya, aynı mukaddes kitaba inananlar kalkıp birbirlerine silah doğrultabiliyorsa, birbirlerine hunharca katledebiliyorsa burada yanlış giden başka şeyler var demektir.

Kendi muhasebemizi kendi iç sorgulamamızı yapmadan başkalarından insaflı olmalarını bekleyemeyiz. 1400 yıllık kardeşliğimize biz sahip çıkmazsak, kardeşlik hukukunu biz yüceltmezsek unutmayalım ki bunu başkaları bizim adımıza yapmayacaktır. Biz problemlerimizin üzerine cesaretle gitmezsek hiç kimse bizim için elini taşın altına koymayacaktır. Ramazan işte bunun için önemlidir. İşte bunun için anlamlıdır. Ramazan hatalarımızı görmemiz yanlışlarımızı düzeltmemiz için yaralarımızı iyileştirmemiz kardeşliğimizi yeniden perçinlememiz için çok büyük bir imkandır. 

29 bin 689 yeni sağlık çalışanına kamuda istihdam

Bu yıl içerisinde 29 bin 689 yeni sağlık çalışanını kamuda istihdam etmek için süreci başlattık. İnşallah ilk etapta 12 bin sağlık personelinin alımını gerçekleştireceğiz.

  • MAGAZİN
  • SPOR
  • YAŞAM
  • SANAT