• BIST
    1034.4
  • Dolar
    7,2654
  • Euro
    8,6374
  • Altın
    479,7240
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA
13 Temmuz 2020 Pazartesi 18:19:00 - Güncelleme:14 Temmuz 2020 Salı 14:20:00

Ömer Çelik'ten Fransa'ya sert tepki: Libya'da sinsi bir oyun oynamaya çalıştılar

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MKYK ve MYK gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ömer Çelik; "Fransa'dan Libya politikasıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanımıza ve Türkiye'ye dönük yapılan bütün saldırıların sebebini biliyoruz. Orada sinsi bir oyun oynamaya çalıştılar" dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarından satır başları:

AZERBAYCAN-ERMENİSTAN SINIRINDAKİ ÇATIŞMA

Ermenistan ayağını denk alsın. Türkiye her zaman Azerbaycan'ın yanındadır

SREBRENİTSA KATLİAMI

Bu bir soykırımdır, Hollandalı askerler de sorumludur. Bu soykırıma karşı dünya gereken cevabı vermedi. Aradan geçen 25 yılda dünya ne öğrendi diye düşünülmeli

SURİYE'DEKİ MÜLTECİLER

Eğer Suriye'den kaçanların hepsi Avrupa'ya geçseydi, Avrupa'da demokrasi kalmazdı. Aşırı sağ iktidara gelirdi. Avrupa'daki aşırı sağ Erdoğan düşmanlığından.

FRANSA'YA LİBYA TEPKİSİ

Kendilerince ince bize göre sinsi bir oyun oynadılar. Fransa'nın Türkiye'ye söyleyeceği söz yok

İNTERNETTEN ÇOCUK TİCARETİ İDDİASI

Avrupa'daki kayıp çocuklar büyük bir yara haline gelmiştir. Avrupa'da kayıp çocukların sayısı binlerle ifade ediliyor.

Türkiye bir daha Srebrenista olmasın kararlılığa sahiptir. Suriyeli kardeşlerimizi, Kobani'deki Kürt kardeşlerimizi topraklarımıza almasaydık onların da başına Sreberenista'aki katliamların benzeri gelecekti. Yaşanan acılar emsalsizdir Srebrenista yanarken benzerlerinin olmaması için bir tefekküre, siyasi eylem planına ihtiyaç olduğu açıktır.

Bir Fransız parlamenter Türkiye'yi Avrupa medeniyetinin düşmanı olarak tanımlıyor. Toplu mezarların Avrupa medeniyetinin neresine düştüğünü bu parlamentere hatırlatmak isterim. Suriye'den kaçan mülteci kardeşlerimiz Avrupa'ya gitseydi bütün aşırı sağcılar iktidara gelir, demokrasi adına hiçbir şey kalmazdı.

Türkiye Fransız parlamenterin küstahça tanımlamasının tam tersine, Türkiye bugün yapılanları yapmamış olsaydı ortada ne Avrupa medeniyeti ne de Avrupa demokrasisi kalırdı. Avrupa Parlamentosu'nun bu tip fanatiklerinin elinde kalması maalesef üzüntü verici.

Çok derinlerde 2. Dünya Savaşı öncesi Avrupa'ya büyük acılar yaşatmış olan antimetizmin var olduğun görüyoruz. Bugün İslam, Türkiye, Erdoğan düşmanlarına sessiz kalanların yarın Avrupa değerlerini korumakta zorda kalacaklarına dair kendilirini uyarıyoruz. Yarın bir gün Avrupa'nın gerçek demokratlarını hedef alacaklarından kuşkumuz yoktur.

Fransa'dan Libya politikasıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanımıza ve Türkiye'ye yönelik saldırıların sebebini biliyoruz. Orada bir oyun oynamaya çalıştılar. Kendilerine göre ince bize göre sinsi bir oyun oynamaya çalıştılar. Hafter'e verdikleri destek Libya halkına toplu mezar olarak gördü. Şimdi Cezayir'e yönelik yapmış oldukları bir jest işittik. Savaş ganimeti olarak el konulup, Fransa'ya götürülen Cezayirli mücahitlerin kafataslarını iade etmişler.

Cezayirli mücahitler bir direniş sembolü olmasın diye bunların kafataslarını Fransa'ya götürdüler, 170 yıl boyunca pespaye bir şekilde sergilediler. Bize göre ahlaksız bir jest olarak iade ediyorlar. Uyarılarımızın ne kadar doğru olduğu burada da ortaya çıkıyor. 170 yıl boyunca kendi toprağını savunan insanları defetmekten mahrum olan vahşi bir zihniyettir.

Vahşi zihniyetin Türkiye'ye eleştirileri kendilerine bu tarihi yaklaşımları hatırlatıyoruz. Her gelen özür dilemesi gerektiğini söylüyorlar ama yine aynısını yapıyorlar Libya'da. Burada Fransa'nın Türkiye'ye söyleyeceği hiçbir söz yok. Fransa Cumhurbaşkanı, Cunmhurbaşkanımızı hedef alarak oradaki toplu mezarların üstünü örtemez. Türkiye'nin bu konuda vereceği hiçbir hesap yoktur. Kendisinin sömürge geçmişiyle bir kez daha hesaplaşmasını hatırlatıyoruz.

SANAL ORTAMDAN ÇOCUK TİCARETİ İDDİALARI!

Sosyal medya hesaplarında gerçek midir, değil midir, bilmiyorum, yabancı alışveriş sitesinden kaçırılmış çocukların pazarlandığına dair gündem oldu. Pekçok anne bu konudaki kaygılarını ilettiler. Yabancı bir alışveriş sitesi, çocuk elbisesi 300 bine, 500 bine satılıyor. Bu kadar yüksek fiyattan satılır mı diyerekten birileri çocuk istismarına dair bir kanaate varmıştır.

Bu kayıp çocuklar Avrupa'da yara haline gelmiştir. İstanbul milletvekilimiz Serap Hanımefendinin, Avrupa'da kayıp ve mülteci, göçmen çocukların durumunu araştıran bir raporu vardır. Çok takdir görmüştür bu rapor. Bu rapora göre 20017-19 yılları arasında kayıp mülteci çocuk Almanya'da, İtalya'da, İsveç'te, Hollanda, İngiltere'de kayıp. Bunu defalarca sorduk, bu kadar güçlü istihbarata sahip olan devletlerin bu çocukları bulamaması hiçbir şekilde kabul edilebilir değildir. Bu çocukları kimler kaçırıyor, organ mafyasıyla bir sonucu var mıdır?

Ayrınıtlar geliyor