0530 708 54 54
0530 708 54 54
03 Aralık 2021 Cuma 08:00:00 - Güncelleme:03 Aralık 2021 Cuma 09:52:00

AB zorunlu aşıyı tartışıyor

Kaynak: Akşam Gazetesi

ABONE OL

Omikron varyantı endişelendirdi. AB zorunlu aşıyı tartışıyor. Avrupa ‘gönüllü aşılama'dan sonuç alamayınca ‘zorlayıcı tedbirler'e döndü, ancak Omikron varyantı vakaları arttırınca ‘zorunlu aşı'yı konuşmaya başladı

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, aşıyı teşvik için yapılması gerekenleri konuşma zamanının geldiğini, 'zorunlu aşıyı da tartışmak gerektiğini' söyledi. Almanya Başbakanlığına hazırlanan Olaf Scholz 'zorunlu aşı' konusunu Federal Meclis'e taşıyacağını açıkladı, Fransa'da da tartışma başladı. Zorunluluğa 'şimdilik' geçmeyen ülkeler ise tedbirleri sıkılaştırmaya, kapalı alanlarda 'aşı ya da dest' şartına geçtiler.

AB ORTAK KARAR ALMALI

Gazetecilerin sorularını cevaplayan Ursula von der Leyen, Omikron varyantının ortaya çıkmasıyla birlikte önlemlerin gerekli olduğunu belirtti ve "Bir yanda virüs ve varyantları, diğer yanda aşılarımız ve hatırlatma dozlarımız var. Ben ikincisinin kazanmasını istiyorum. Bu nedenle, Avrupa Birliği'nde aşıyı nasıl teşvik edebileceğimizi tartışmanın ve zorunlu aşılamayı düşünmenin uygun olduğu kanısındayım. Ancak bu karar üye devletlere ait. Şimdilik birlik üyesi bir tek devlet bu kararı aldı. Ortak bir yaklaşım gerekiyor, bir tartışma başlatılmalı" dedi. Von der Leyen, 5-11 yaş arası çocuklara aşı yapılmasına ilişkin olarak da, "Pfizer-BioNTech ile konuştum ve iyi bir haberim var. Firma, çocuklar için Kovid aşısı üretimine hız kazandıracağını söyledi" dedi ve Pfizer-BioNTech aşısının çocuk versiyonunun AB'de 13 Aralık'ta satışa sunulacağını açıkladı.

ALMANYA MECLİS'E SUNACAK

Almanya'da yeni hükümetin başbakanlığına hazırlanan 'trafik ışığı koalisyonu'nun SDP'li lideri Olaf Scholz da, aşı zorunluluğuna yeşil ışık yaktı. Alman medyasında yer alan haberlere göre, Başbakan Angela Merkel'in eyalet başbakanlarıyla yaptığı toplantıda konuşan Scholz, aşı zorunluluğunun Federal Meclis'te oylanmasına destek verdi. Teklifin yıl sonundan önce parlamento tarafından kabul edilmesini, 1 Şubat ya da 1 Mart'tan itibaren de uygulamaya girmesini isteyen Scholz, hastaneye yatanların çoğunlukla aşı olmayan kişiler olduğuna işaret ederek, bu tarihe kadar Alman halkını yoğun bir şekilde aşı olmaya davet etti. Toplantıda eyalet başbakanlarının çoğunun da aşı zorunluluğundan yana görüş belirttiği ifade ediliyor. Scholz'un kabinesinde Başbakan Yardımcısı olması beklenen Yeşiller lideri Robert Habeck, "Zorunlu aşılama bireysel özgürlüğe müdahale anlamına geliyor. Ancak bu, yaşamı ve sonuçta toplumun özgürlüğünü de korur" dedi.

TEDBİRLER SERTLEŞTİRİLDİ

Aşıyı zorunlu hale getirme konusunda uzlaşıya varamayan Fransa, Belçika, Lüksemburg gibi ülkeler ise mevcut önlemleri artırma yöntemini seçti. Buna göre, vaka sayıları günde 50 bini geçen Fransa'da yoğun katılımın olduğu açık hava mekanlarında maske zorunlu tutuldu. Fransa ayrıca, AB dışından ülkeye girecek herkese, tam aşılı olsalar dahi yolculuktan 48 saat öncesinde yapılmış negatif testi zorunluluğu getirdi. Aşı olmamış kişiler ise yolculuktan 24 saat önce yapılmış negatif testi sunmak zorunda.

Tedbirleri sertleştiren bir başka AB üyesi ülke de Lüksemburg oldu. Hükümet bütün şirketlerde aşı sertifikasını zorunlu hale getirdi. Ocak ayından itibaren, hiçbir restoran, bar ya da işyerine aşı olmadan gidilemeyecek. Almanya da aşılanmamış kişiler için ek kısıtlamalar da getirmeyi planlıyor. Bunlardan biri kapalı alanlara girişlerde 'aşı olma ve hastalığı geçirmiş olma' kanıtı sunulması, diğeri de okullarda yeniden maske zorunluluğunun getirilmesi.

Hollanda da kasım başında önce kısmi, sonra da geniş kapanmaya gitmiş, ülkede akşam 17:00 ile sabah 05:00 saatleri arasında kapanma önlemleri uygulamaya konulmuştu. Başbakan Mark Rutte, polisle çatışan aşı karşıtları için 'ahmaklar' ifadesini kullanmıştı.

FRANSA'NIN DA GÜNDEMİNDE

Fransa Sağlık Bakanı Olivier Veran, zorunlu aşı uygulamasının ise henüz gündemlerinde olmadığını duyurdu, ancak hükümeti destekleyen merkez sağ parti MODEM lideri François Bayrou, "Artık aşının zorunlu hale gelmesi konusu tartışmayı hak ediyor. Fransa'da doğan her çocuğa zorunlu olarak 11 aşı yapılıyor. Aşı, hastalığın ciddi boyutlara ulaşmasını engelliyor" dedi.

DSÖ: AŞILAMA KURTARIR

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Sekreteri Tetros Adhanom Ghebreyesus da, "Yaşamları kurtarmak için elimizde mevcut araçları kullanmamız gerek. Bunu yaparsak, Omikron varyantından da yaşamları kurtarabiliriz" dedi. WHO, salgına karşı yeniden seyahat yasakları uygulamak yerine yolcuların daha iyi kontrol edilmesi, yolculuk öncesi ve sonrası test ile belirtilerin değerlendirilmesini öneriyor.

AŞI VARYANTTAN KORUYOR

İsrail'in Sağlık bakanı Nitzan Horowitz, son 6 ay içinde iki kez aşı veya bir güçlendirici alan kişilerin Omikron'a karşı korunduğunu açıkladı. Horowitz, "Önümüzdeki günlerde aşının Omikron'a karşı etkinliği hakkında daha doğru bilgilere sahip olacağız, ancak şimdiden iyimseriz ve aşılananlar bir güçlendirici ile de bu varyanttan korunacaktır" dedi. Ülkede yayın yapan bir TV kanalı da, Pfizer aşısının Omikron enfeksiyonunu önlemede yüzde 90 etkili olduğunu belirten bir rapor açıkladı.

TÜRKİYE'DE ZORUNLULUK DEĞİL GÖNÜLLÜLÜK ESAS

İstanbul Üniversitesi-İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, AB'nin tartıştığı 'zorunlu aşı' uygulamasını AKŞAM'a değerlendirdi: "Türkiye'de yasalar zorunlu aşıya müsait değil. Yasal bir değişiklik gerekiyor. Türkiye'de aşılama toplumsal bilincin yükseltilmesiyle birlikte gönüllük temelinde cereyan ediyor. Aşının zorunlu kılınması çok yönlü bir konu. Toplumda ciddi dalgalanmalara neden olabilir. Hassas bir yanı var. Bir yanda aşıdan kaçıran bir kesim, bir yanda da aşı olmak istenler var. Zor bir karar. Aşılanmanın zorunlu olmasıyla ilgili toplumsal bir mutabakatın olması bu şartların oluşması önemli."

KİMSE BULAŞTIRMA HAKKINA SAHİP DEĞİL

İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çetiner ise 'zorunlu aşı' uygulamasını şu sözlerle değerlendirdi: "İnsanın bedenine insanın izni olmadan hiçbir girişimde bulunamazsın. Ancak aynı şeyi aşılar için söyleyemeyiz çünkü aşılar sadece aşılanan kişinin değil çevresindeki kişilerin de özgürlüğüne etki eden bir şey. Aşılanmadan aşıya inanan insanların arasında dolaşamazsın ve virüsü başkalarına bulaştırma hakkına sahip olamazsın. Tartışmanın temeli buradan çıkıyor. Zorunlu kılmak yerine insanları teşvik edici bir takım önlemler alınabilir. Örneğin; aşısızların maçlara, konserlere alınmaması gerekir. Seyahat hakkıyla ilgili ciddi sınırlamalar getirilebilir. PCR testlerini ücretli olabilir. Aşılananlara ise birtakım avantajlar sağlanabilir."

Etiketler : AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Omikron varyantı
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanan aydınlatma metnimizi okumak için buraya, mevzuata uygun çerez politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya, gizlilik politikamızla ilgili detaylı bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.
closeX