• BIST
    1283.58
  • Dolar
    7,8161
  • Euro
    9,3506
  • Altın
    448,5670
0530 708 54 54
0530 708 54 54
07 Kasım 2017 Salı 21:39:00 - Güncelleme:07 Kasım 2017 Salı 21:40:00

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: 2 bin 371 kişinin Bakanlık ile ilişiği kesildi

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 2010 KPSS soruşturması kapsamında 2 bin 371 kişinin Bakanlık ile ilişiğinin kesildiğini bildirdi.

Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığının 2018 bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
 

Eğitimin önemine işaret eden Yılmaz, eğitime kesinlikle siyasetin karıştırılmasını istemediklerini ifade ederek, "Eğitim hepimizin ortak zorunluluğudur." dedi.
 

Eğitimin Türkiye'yi ekonomik olarak ilk 10 ülke arasına getirecek bir sistem olduğuna işaret eden Yılmaz, bunun için eğitimde başarıyı yakalamak gerektiğini, herkes için kaliteli eğitim ve fırsat eşitliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
 

Bilgi ekonomisine geçişi kolaylaştırmanın en önemli basamağının yetişmiş insan gücü ile olduğunun altını çizen Yılmaz, bütün bakanlıkların ihtiyaç duyduğu nitelikli personel kaynağının da eğitim olduğunu söyledi. Yılmaz, "Diyoruz ki Türkiye'de ne eksiklik varsa bunun bütün sorumlusu Milli Eğitim Bakanlığı, bunu kabul ediyoruz. Sağlıkta memnuniyette 70'in üstünde bir rakam var. Bunu eğitim sistemine borçluyuz. Doktorlar, hemşireler, hastabakıcılar, hastane yöneticileri bizim eğitim sistemimizden çıktı." değerlendirmesini yaptı.
 

Türkiye'nin ihracatının 36 milyar dolardan 154 milyar dolara çıktığını belirten Yılmaz, buradaki başarının da eğitimden kaynaklandığını ifade etti.
 

Kaliteli eğitimin sadece ekonomiyi ileri götürmeyeceğini, aynı zamanda demokrasinin kökleşmesine de katkı sağlayacağını kaydeden Yılmaz, "Ben inandığımı söylüyorum. Eğitim iyiye gidiyor diyorum. Adeta bizi desteklediğini söyleyenler bile 'İsmet Bey böyle diyor ama adeta gerçeği ifade etmiyor.' şeklinde yaklaşıyor. Ben de o zaman diyorum ki; Allah için eğitimin kötüye gittiğini nereden çıkardınız?" diye konuştu.
 

İsmet Yılmaz, uluslararası sınav olan TIMMS sınav sonuçlarını değerlendirirken, 2015'te bu sınavda bir başarının yakalandığını söyledi. Yılmaz, "TIMSS'teki başarı ile Fransa ile aşağı yukarı aynıyız. Fransa, öğrenci başına 15 bin dolar harcıyor, biz 3 bin dolar harcıyoruz. 3 bin dolar harcamakla Fransa'nın yakaladığı başarıyı yakalıyoruz. Bu büyük bir başarıdır. Çok net. TIMMS'e herkes baksın. TIMMS'teki 1999'daki seviyesi ile son verilerini karşılaştırın." dedi.
 

Mevlana'nın "Yüzde ısrar etme doksan da olur, insan dediğinde noksan da olur." sözünü dile getiren Yılmaz, kendilerinin de eksiklerinin olabileceğini belirtti.
 

PISA'da Türkiye'nin ortalamasının arttığını aktaran Yılmaz, "2006'da Türkiye'nin ortalaması 424 iken 425'e çıktı. Türkiye'nin sırası 54'te. Önce 47 idi. 57 ülke arasında 47'nci olmuşsunuz, sizden sonra 10 ülke geliyor. Şimdi ise 72 ülke katılmış, 54'üncü sırada. PISA'ya bakışım belli. Vietnam, ABD'nin önünde. PISA'da önde olmak eğitimde çok ileri gittiği anlamına gelmez. Vietnam'ın ABD'den çok daha iyi eğitim verdiğini söyleyebilir misiniz? Vietnam, orta gelişmişlik düzeyini bile yakalamamış bir ülke." ifadelerini kullandı.
 

"BM raporlarına bakın"
 

Türkiye'de eğitimin iyiye gittiğini yineleyen Yılmaz, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı İnsani Gelişmişlik Raporu'nda Türkiye'nin eğitime ayırdığı paylara ilişkin verilere bakılmasını istedi.
 

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, 2015'te milli gelirden eğitime ayrılan payın yüzde 5,8 iken bu oranın OECD ülkelerinde 5,2 olduğunu kaydetti. Yılmaz, bu rakamlara il özel idarelerinin bütçesinden eğitime ayrılan payın, vatandaş hibelerinin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının şartlı eğitim yardımının, ücretsiz kitapların, 60 bine yakın güvenlik ve temizlik görevlisi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından aktarılan ödeneklerin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bütçesinden verilen üzüm ve süt dağıtımı ödeneklerinin de eklenmesi gerektiğini söyledi.
 

Uluslararası raporların Türkiye'deki değerleri sağlıklı bir şekilde almadığının altını çizen Yılmaz, en son OECD Eğitime Bakış Raporu'nda da gerçek bilgilerin yansıtılmadığını ifade etti.
 

Raporda, Türkiye'de engelli öğrencilerin belli bir kademeden sonra eğitime devam etmediğinin yer aldığını aktaran Yılmaz, "300 binin üzerinde engellimiz var. 200 binin üzerinde öğrenci, kaynaştırma eğitimine gidiyor. Takip etmediğinden bunların kaynaştırma eğitimi ile eğitimlerine devam ettiğini bilmiyor. İlkokuldan sonra hemen bu öğrenci sayısında bir azalma olduğunda bunu Türkiye'nin bir başarısızlığı olarak görüyorlar." değerlendirmesinde bulundu.
 

"Velileri, evlatlarını dershaneye gönderme baskısından kurtardık"
 

Yılmaz, velileri ders kitabı alma yükünden, çocuklarını dershaneye gönderme baskısından kurtardıklarını söyledi.
 

Çocuğu üniversite sınavına girecek bir velinin, kendisine, "TEOG'da dershaneye göndermiştim ama şimdi dershaneye gitmiyor." dediğini aktaran Yılmaz, "Dedim ki siz de sorun lütfen. Arkadaşlarınız arasında dershaneye giden var mı? İnan ki 'Yok' dedi. Biz geldiğimizde dershaneye giden öğrenci sayısı 4 milyondu. Şimdi ise 15 bin." ifadelerini kullandı.
 

Muhalefet milletvekillerinin itirazları üzerine Yılmaz, tek bilim grubunda hizmet veren özel öğretim kursları bulunduğunu ifade etti.
 

Özel okullara giden öğrencilerin eğitim giderlerine katkı verdiklerini, üniversite öğrencilerini öğrenim harcı yükünden kurtardıklarını anlatan Yılmaz, "Bugün Türkiye'de eğitimde kalite konuşuluyorsa bu, eğitimde alt yapının büyük ölçüde tamamlanmış olmasından kaynaklanıyor. Siz hiç, 'Hastanesi olmayan bir yerde beyin cerrahı yok' denildiğini duydunuz mu?" diye konuştu.
 

Yılmaz, kız öğrencilerin yükseköğretimde okullaşma oranının erkek öğrencilerin önüne geçtiğine dikkati çekerek, okul öncesi eğitimi de yaygınlaştırdıklarını, yüzde 10 dolayında olan bu oranın son verilere göre yüzde 74'ün üzerine çıktığını bildirdi.
 

"80 milyonun hepsini eşit derecede görüyoruz"
 

İsmet Yılmaz, bir milletvekilinin, "Kahkaha Gülleri" adlı masal kitabının toplatılmasına ilişkin haberlerle ilgili sorusu üzerine, kitabın ders kitabı olmadığını, Bakanlıkla da bir ilişiğinin bulunmadığını söyledi. Yılmaz, kitaptaki gibi bir içeriği onaylamalarının da mümkün olmadığını dile getirdi. Yayıncının, "bir süre Özbekistan'da görev yapan bir öğretmen tarafından hazırlanan bir masal derlemesi olduğu" bilgisinin kendisine ulaştığını anlatan Yılmaz, kitabın yayıncı tarafından 2009'da toplatıldığını belirtti.
 

Yılmaz, "2010 KPSS soruşturması kapsamında, 2 bin 371 kişinin ilişiği kesilmiştir." açıklamasını yaptı.
 

Bir milletvekilinin, "Bu evlatlarımızı tarikatlara emanet etmeyin, yurtlarınızın kapasitesini artırın." dediğini aktaran Yılmaz, "Bu konuda elimizden geleni yapıyoruz. Anahtarı birisinden alıp da diğerine vermek gibi bir durum olmaz. 80 milyonun hepsini eşit derecede görüp gerekenleri yapmaya çalışıyoruz." dedi.
 

Yılmaz, 2002'de YURTKUR'un 182 bin kapasitesi bulunduğunu, bunu 622 bine çıkardıklarını, Bakanlığa bağlı kurumlardaki 349 bin olan kapasiteyi de 536 bine yükselttiklerini kaydetti.