• BIST
    1328.83
  • Dolar
    7,8228
  • Euro
    9,4308
  • Altın
    459,3260
0530 708 54 54
0530 708 54 54
08 Ocak 2018 Pazartesi 21:07:00 - Güncelleme:08 Ocak 2018 Pazartesi 21:09:00

Ruhani'den devlet televizyonuna eleştiri

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, ülkesinin devlet televizyonunu eleştirerek, "Devlet televizyonu siyasi bir grubun değil milletin aynası olmalıdır." dedi.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, şeffaflık vurgusu yaptığı konuşmasında devlet televizyonunu eleştirdi.

Ruhani, başkent Tahran'da Ekonomi Bakanı Mesud Kerbasiyan ve yardımcılarıyla gerçekleştirdiği toplantı sırasında yaptığı konuşmada, 28 Aralık 2017'de başlayan ve yaklaşık bir hafta süren protestolarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Halkın sorunlarına kulak verilmesi ve İran Radyo Televizyon Kurumu'nun (IRIB) herhangi bir siyasi grubun değil halkın emrinde olması gerektiğine işaret eden Ruhani, "İşsizlik ve fakirlik sorunu sloganla çözülecek bir mesele değildir. Herkes şeffaf olmalı. Halk kanaat sahibi olacak şekilde bilgilendirilmeli. Devlet televizyonu siyasi bir grubun değil milletin aynası olmalıdır." dedi.

"Kendi yaşantı tarzımızı gelecek nesillere dayatmak doğru değil"

İranlı gençler ile yöneticiler arasında "kuşak çatışması" yaşandığını dile getiren Ruhani, şunları söyledi:

"Kendi yaşantı tarzımızı gelecek nesillere dayatmak doğru değildir. Sorunun temelinde yatan nokta genç nesil ile yöneticilerimiz arasındaki ayrılık. Halkın ekonomik, siyasi, kültürel ve sosyal talepleri var. Eğer halkla diyalog kurup şeffaf olursak sorunlar çözülecektir."

Devlet televizyonu olarak bilinen IRIB, 8 ulusal ve 30 bölgesel kanalıyla ülkede TV yayıncılığı yapan tek kuruluş. İran Lideri Ali Hamaney'e bağlı olan kurum dışında ülkede özel kanalların çalışması yasak. IRIB ülkedeki ılımlılar ve reformistler tarafından "muhafazakârlar lehine yayın yapmakla" eleştiriliyor.

İran'ın Meşhed kentinde 28 Aralık 2017'de bir grup göstericinin, ülkedeki hayat pahalılığı, işsizlik, yolsuzluk gibi sorunları protesto etmesiyle başlayan olaylar kısa sürede rejim karşıtı gösterilere dönüşmüştü. Tahran, Kirmanşah, Senendeç, Zencan, Şiraz, Kum, Şiraz, Ahvaz, Zahidan, Erak, Hurrem Abad gibi pek çok kente yayılan olaylarda 20'nin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği, binden fazla göstericinin gözaltına alındığı belirtilmişti.