• BIST
    1330.87
  • Dolar
    7,8158
  • Euro
    9,4809
  • Altın
    461,3880
0530 708 54 54
0530 708 54 54
21 Ocak 2019 Pazartesi 15:17:00 - Güncelleme:21 Ocak 2019 Pazartesi 15:18:00

'Hafter anayasa referandumu yapılmadan seçim istiyor'

Libya'daki Bingazi Göçmenler Birliği Başkanı Saduddin el-Ubeydi, "Hafter taslak çalışmaları bitirilen anayasayı okuduğunda lehine olmadığını görünce anayasa referandumunun iptali için gece gündüz çalışmaya başladı." dedi.

Bingazi Göçmenler Birliği Başkanı Saduddin el-Ubeydi, Libya'da reform yanlısı herkesin seçimlerden önce anayasa talep ettiğini, General Halife Hafter'in ise ülkede anayasa olmadan seçim yapmak istediğini söyledi.

Siyasi analist Ubeydi, AA muhabirine verdiği röportajda, anayasanın yöneticiler ile yönetilenler arasındaki ilişkiyi tanımladığını belirterek, "Hafter taslak çalışmaları bitirilen anayasayı okuduğunda lehine olmadığını görünce anayasa referandumunun iptali için gece gündüz çalışmaya başladı." dedi.

Anayasadan önce seçimlerin yapılmasını "ülkeye ihanet ve 17 Şubat 2011 Devrimi kazanımlarının kaybı" olarak niteleyen Ubeydi, Libya'da reform isteyen herkesin seçimlerden önce anayasa talep ettiğini vurguladı.

Hafter kuvvetleri arasında da eski uyumun olmadığını aktaran Ubeydi, şunları kaydetti:

"Hafter'in 2014 yılında 'Bingazi'yi aşırı gruplardan temizlemek' iddiasıyla başlattığı El-Kerame Operasyonu'nda yanında yer alan askeri komutanlar şu anda yok. Hafter, yoldaşlarından öldürme, tutuklama ve sürgünle kurtuluyor."

"Hafter dış güçlerin desteğiyle ayakta kalıyor"

Ubeydi, El-Kerame Operasyonu güçlerinin sözcüsü Albay Muhammed el-Hicazinin de Hafter'i eleştiren komutanlar arasında yer aldığını hatırlattı.

Mevcut şartlarda Hafter'in düşmesi gerektiğini belirten Libyalı siyasi analist, buna rağmen ayakta kalmasının sebebine ilişkin, "Kendisinin yönetimin başında olmasını isteyen dış güçler ile komşu ve bölgedeki ülkelerin desteğiyle ayakta kalıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Ubeydi, "Dış güçler, ülkedeki şartlar kendi istedikleri şekilde oluşana kadar Hafter'e destek verecektir. Sonrasında Hafter'i gönderip bir başkasını getirirler." dedi.

Doğu kabileleri artık Hafter'i desteklemiyor

Daha önce Halife Hafter'e güçlü destek veren doğu kabilelerinin bu desteklerini çektiğini aktaran Ubeydi, Hafter'in halk nezdinde bir tabanı olmadığını ve onu destekleyen bir kabilenin de kalmadığını söyledi.

Ubeydi, Hafter'in kendisinden desteğini çekenlerin yetkilerini ve silahlarını ellerinden aldığını, aileleriyle tehdit ettiğini, bazılarını hapse atarak bazılarını da sürgün ederek sindirdiğini, böylece kendisine karşı yapılacak hamlelere de bir set oluşturduğunu ifade etti.

Libya'da siyasi çözüme yönelik anlaşmalara da değinen Ubeydi, şu ana kadar Birleşmiş Milletler (BM) aracılığıyla Fas'ın Suheyrat kentinde Aralık 2015'te imzalanan anlaşmadan daha net bir siyasi çözümün olmadığını belirterek, "Normal şartlarda bu anlaşmaya uyulması lazımdı ama halen uygulanmadı" dedi.

Ubeydi, Suheyrat Anlaşması'nın uygulanmamasının halkı telaşlandırdığını ve işleri daha da kötüleştirdiğini aktardı.

Serrac zor durumda

Libya'da Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac'ın Hafter ile görüşmesinden dolayı UMH tarafından çok eleştirildiğini ifade eden Ubeydi, 40 yıllık baskıdan sonra tekrar işlenen hatalara karşı susmayacaklarını belirtti.

Ubeydi, "Serrac, düştüğü bu zor durumdan ve ülkedeki sorunlardan kurtulmak istiyorsa anayasa referandumu konusuna dönmeli." değerlendirmesinde bulundu.

Suheyrat Anlaşması'ndan sonra ülkedeki çatışmalarda ölenlerin ve yerlerinden edilen Libyalıların sayısının da önceki döneme göre daha fazla olduğuna dikkati çeken siyasi analist Ubeydi, şunları söyledi:

"Öldürülen 20 binden fazla insandan bahsediyoruz. Ölümlerin dörtte üçü Suheyrat Anlaşması'ndan sonra oldu. Hafter tarafından başlatılan El-Kerame Operasyonu ya da askeri darbede yaşanan ölümler, Muammer Kaddafi dönemindeki ölümlerden çok daha fazla."

Bingazi Göçmenler Birliği Başkanı Saduddin el-Ubeydi, Libya'da savaştan dolayı toplam 250 bin ailenin göç ettiğini, bunların 100 bininin Bingazi'den olduğunu hatırlattı ve Bingazi'de 35 bin yapının da yıkıldığını dile getirdi.

Libya'daki siyasi tıkanıklık

Libya'da 17 Şubat 2011'deki devrimin ardından yaşanan siyasi istikrarsızlık ve karşıt gruplar arasındaki çatışmalar sonucu biri Tobruk'ta Temsilciler Meclisi (TM), diğeri Trablus'ta Milli Genel Kongre olmak üzere iki meclis ve rakip yönetim ortaya çıkmıştı.

BM'nin girişimleriyle 17 Aralık 2015'te Fas'ın Suheyrat kentinde varılan "Libya Siyasi Anlaşması" uyarınca Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi kurulmuştu.

BM Güvenlik Konseyi 2259 sayılı kararla Başkanlık Konseyi'ni Libya'nın tek meşru temsilcisi olarak tanımış, ancak konseyin sunduğu hükümet listeleri General Halife Hafter'in baskıları nedeniyle Tobruk'taki TM'de onaylanmadığı için süreç tıkanmıştı.

Libya'daki referandum hazırlığı

Libya'da uluslararası toplum aracılığıyla 20 Eylül 2017'de uzlaşı sağlanan yeni yol haritasına göre, önce anayasa referandumu, ardından bu anayasa temelinde cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimlerinin yapılması kararlaştırılmıştı.

Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi, yaklaşık bir yıl ayak sürümesinin ardından anayasa referandumunun yapılmasını sağlayacak yasa tasarısını geçen eylül ayı sonunda kabul etmişti.

Yasaya göre yeni anayasa taslağının kabul edilmesi için ülkenin doğu, batı ve güney şeklinde ayrılan 3 bölgesinin her birinden yüzde 51 "evet" oyu alınması ve ülke genelinde ise toplam oyların üçte ikisinin yine bu yönde olması gerekiyor.

Libya'daki krize çözüm bulmak amacıyla İtalya'nın Palermo kentinde Kasım 2018'de yapılan uluslararası konferansta, ülkede 2019 yılında gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimleri aracılığıyla otoritenin yeniden tesis edilmesi ve silahlı grupların nüfuz için yol açtığı şiddetin azaltılmasının hedeflendiği belirtilmişti. Ülkede gerçekleştirilecek anayasa referandumu, yapılması planlanan diğer seçimler için ön hazırlık niteliği taşıyor.

(AA)