YAZARLAR

Skolyoza ameliyatsız tedavi

Omurga eğriliği anlamına gelen ve her yaşta görülebilen skolyozun 'eğriliğin açısı' ve 'büyüklüğüne' göre ameliyatsız da tedavisi mümkün. 

İlk çağlardan beri skolyoz hastalığı, kamburluk gibi olaylar insanoğlunun ilgisini çekmekte bazen bu problemi olanlara anormal tanımlamalar, toplumsal yargılamalar, ayinsel yaklaşımlar gibi bir çok sıra dışı davranışlara, tavırlara konu olunmaktaydı. Skolyozu bir rahatsızlık olarak ele alıp tedavi etme girişimleri M.Ö. 5. yüzyılda Hipokrat tarafından başlatılmıştır. 

ÇEKME YÖNTEMİ UYGULANIYORDU 

Hipokrat duruş bozukluğunun neden olduğunu düşündüğü skolyozun çekme yöntemiyle tedavi edilmesini öneriyordu. Deformiteleri skolyoz, kifoz ve lordoz terimlerini kullanarak tarifleyen Galen (MS 131-201) Hipokrat'ın çekme cihazlanın yanı sıra çeşitli göğüs sargıları ve ceketler kullanarak eğriliyi kontrol etmeye çalışmıştır. Günümüzde sık duyduğumuz bir halk sağlığı sorunudur skolyoz. Çocuklarda annelerin, gençlerde kendilerinin veya çevrenin dikkatleri sonucu acaba omurgada bir yamukluk mu var diye merak edilmesi sonucu doktora gidildiğinde kendilerine skolyoz tanısı konmuş olabilir. 

Fiziksel olarak kişiyi zorlar 

Bir insana yandan baktığımızda; ense ve bel bölgesinde çukurluk, girintiler olduğunu sırt ve kalça bölgesinde çıkıntılar olduğunu görürüz. Bu normal bir fizyolojik durumdur. Aynı insana önden baktığımızda; hiçbir eğriliğin girinti ve çıkıntının bulunmaması dümdüz bir şekilde yukardan aşağıya görülmesi gerekir. Eğer omurgada sağa veya sola eğrilik varsa buna skolyoz denir. Buradan da anlaşılacağı gibi skolyoz omurga eğriliği anlamına gelmektedir. Çekilen MR'larda yana doğru eğrilik 10 derecenin üzerinde ise skolyaz olarak adlandırılır. Hemen her yaş grubunda skolyoz görülebilir. Skolyoz kişiyi fiziksel olarak zorlayan bir durumdur. Omurganın çeşitli bölgelerinde görülebilir. 

4 boyutlu açıölçerle belirlenir

Egzersiz ve korse gerekir

En sık bel ve göğüs bölgesini tutmaktadır. Son zamanlarda skolyoz tanısını çok duyar olur. Bunun nedeni iletişim araçlarının gelişmesine bağlı olabilir. Oysa normalde skolyoz yüzde 3'ü ile yüzde 5'i arasında görülmektedir. Bu rahatsızlık bayanlarda daha sık görülmektedir. Skolyozların büyük bir kesiminde tedaviye gerek duyulmamaktadır. Skolyoz tanısını koymak için özel skolyoz röntgen filmleri gerekmektedir. Bu filmler derecelendirilerek tedavide yol gösterici rol oynarlar. Ayrıca 4 boyutlu açıölçer formedrik cihazlar geliştirilmiş olup, her omurganın eğriliğini, açılarını ölçmek, tedavi etkinliğini takip etmek gibi fonksiyonları bulunmaktadır. 

Eğrilik fazlaysa egzersizin yanında korse de önerilebilir. Egzersizde amaç, kasları güçlendirmek, kaslar arasındaki dengesizliği gidermek, omurganın dengesini arttırmak, omurganın esnekliğini arttırmak amaçlanır. Genel tedbir olarak düzgün, deforme olmamış yatak kullanılır. İki sırt üstü veya dizleri hafif bükerek yan yatılır. Daha ziyade sert iskemle ve koltuklar tercih edilir. Masa ve sandalyede dik oturarak çalışılması önerilir. Uygunsuz yerlerde çalışılması önerilmez. 

Hastalığın çeşitleri

1. İdiopatik skolyoz: İdiopatik nedeni bilinmeyen anlamına gelmektedir. Genellikle skolyozun en sık görülen şeklidir. Genetik nedenler söz konusu olabilir. 

2. Konjenital (doğumsal) skolyoz: Üçüncü sıklıkla görülen skolyoz türüdür. Çocuğun anne rahminde gelişimi sırasında meydana gelen omurga anomalilerine bağlı olarak ortaya çıkar. Genellikle ilerleyici özelliktedir. 

3. Nöromusküler skolyoz: Yaygın olarak görülen skolyoz çeşitlerinden bir taneside nöromusküler skolyozdur. Nedeni sinir-kas hastalığı olabilir. Sinir hastalıkları beyin veya omurilikten kaynaklanabilir. 

Örneğin; çocuk felci, serebral palsi (beyin felci), meningomyelosel, travmaya bağlı omurilik yaralanması ve felç olan çocuk hastalar. 

Omurgalarını kontrol edin 

Annelere düşecek görev, çocuklarının üzerlerini değiştirirken omurgalarının düz, orta hatta olup olmadığına ya da kürek kemiklerinin eşik yükseklikte olup olmadığına dikkat etmeleri gerekmektedir. Özellikle kız çocukları önemlidir. Çünkü; erkek çocuklarına göre kız çocuklarında skolyaz görülme sıklığı  8-10 kat daha fazladır. Skolyoz nedeniyle çocukların bedenlerinde oluşabilecek değişikler her zaman fark edilmeyebilir. Özellikle kısa boylu şişman çocuklarda skolyoza bağlı şekil değişikliklerini fark etmek güçtür. 

Erken teşhis edilmeli

Skolyoz hastalığı ne kadar erken tanınırsa hastanın ilerdeki yaşamı o denli rahat olur. Genellikle ergenlik öncesinde çocuklara dikkat etmek gerekir. Bluğ çağına girmek üzere olan çocuklar bedenlerine daha çok odaklanırlar. Kendilerinde bir kusur bulunmasından rahatsız olurlar. 

Hasta takibi çok önemli

Eğriliğin açısı, büyüklüğüne göre ameliyat ya da ameliyat dışı tedaviler önerilebilir. Ameliyat önerilecekse bile ameliyat öncesi ve sonrası egzersiz programları tavsiye edilir. Hastanın takibi, korse uygulamaları ve düzeltici egzersiz programlarının sürekli kullanılması tedavinin temelini teşkil eder. Kural olarak omurilik eğrilikleri 40 dereceden fazla ise operasyon düşünülebilir. 40 dereceye kadar olan omurga eğriliği olan skolyoz hastalarında takip gerekmektedir. Takip edilmesi gereken faktörler şunlardır: 

- Skolyozun omurganın hangi bölgesinde olduğu, 

- Kamburluk durumunda artma ve azalmanın olması, 

- Ağrının olup olmaması,

- Solunum problemlerinin varlığı ve yokluğu

- Hastanın dengesidir 

Neden olur? 

Kötü duruş pozisyonları, sürekli dengesiz yük taşıma gibi nedenler skolyozu tetikleyebilir. Diğer taraftan doğuştan oluşan bazı deformasyonlar, genetik etmenler, omurga bölgesinde oluşan kırıklar ve enfeksiyonlar, romatizmal hastalıklar, tümörler skolyoz hastalığının oluşma riskini arttırmaktadır.