Ağrılar için umut kök hücre

Geçmeyen ağrıların tedavisinde kullanılmaya başlanan 'kök hücre yöntemi' vücuttaki hastalıklı hücrelerin sağlıklı olanlarla yer değiştirmesi esasına dayanıyor. 

Bügün sizlere sıradışı ve heyecan veren tedavi yaklaşımından söz edeceğiz. Son zamanlarda kök hücre tedavisini çok duyar olduk. Geçmeyen ağrıların tedavisinde gündeme gelen kök hücre tedavisi aslında 1960’lardan beri uygulanan bir tedavi. Kemik iliği transplantasyonu olarak bilinen bu tedavi, lösemi hastaları için hayat ışığı konumunda olagelmiştir.

EKLEM AŞINMALARI

Şimdilerde ağrılı kemik ve eklem problemlerinde, eklem aşınmalarında, sinir hasarlarında tercih edilmeye başlayan kök hücre tedavisi ülkemizde de ilgi görmeye başlamıştır. Kök hücre tedavisinde bilgi ve deneyim birikimi, teknolojik altyapı ve Sağlık Bakanlığımızın konuya yaklaşımı bu tedavinin bileşenlerini oluşturmaktadır. Bu koşulları sağlayan kuruluşlar tedavi yaklaşımlarındaki yeni modaliteleri devreye sokabilecek, bir yandan hastalara umut olurken diğer yandan sağlık turizmi bağlamında ülke ekonomisine katkılar yapabileceklerdir. Gelişen tıbbi teknolojik olanaklar kök hücre elde edilmesi ve uygulanması konusunda bizlere yeni ufuklar açmaktadır. Hücre kültürü yapılması yani kök hücrelerin çoğaltılması hususu Sağlık Bakanlığının iznine bağlıdır. Ancak dediğim gibi gelişen teknolojik olaylar Tıp da yeni tedavi alanlarını doğmasına neden olmaktadır.

KIKIRDAK YAPILAR

Bunlardan bir tanesi de “rejeneratif tıp ” uygulamalarıdır.  Rejeneratif yani yenileyici tedaviler. Rejeneratif tıp, “normal doku ve fonksiyonun değiştirilmesi, onarılması ve restore edilmesi işlemlerini yürüten bir tıp uygulaması.  Ağrı tedavisinde özellikle yıpranmış eklemlerin ki bunların başında dizler ve kalçalar gelmektedir tedavi edilerek eklemlerdeki kıkırdak yapıların düzeltilmesi, ağrılarının giderilmesi ve de hastaların protez korkularından uzaklaştırılması, diğer yandan omurgalar arasındaki dejenere olmuş disklerin tamiri, hasar görmüş sinirlerin tamiri gibi bir çok temel ağrı kaynaklarının ortadan kaldırılmasına yönelik rejeneratif uygulamalar güncel hale gelmeye başlamıştır. 

ONARMA ÖZELLİĞİ VAR

Kök hücreler, bir kelimeyle, “ayrışmamış hücreler”dir. Bu, vücudun diğer hücrelerinden farklı olarak, çok çeşitli diğer hücrelere dönüşme potansiyeline sahip olduğu anlamına gelir. Onlarla birlikte dahili sistemleri onarma ve geri yükleme becerisini de taşırlar. Dolayısıyla, teorik olarak, kök hücrelerin dokuları, kasları, kanları, kemikleri ve organları onarmasına, büyümeye yardım etmesine ve hatta eksik parçaları değiştirmesine yardımcı olabilir. 

SINIRLI YETENEKLER

Kök hücre tedavilerinde  bilinmesi gereken farklı  kök hücre türlerinin vücudun farklı yerlerinden geldiği  ve farklı işlevler sağladığıdır.  Bilim adamları, kök hücrelerin belirli ve sınırlı yeteneklere sahip oldukları düşünmekte, dokuya özgü kök hücrelerin iyileşme sürecinde oynayabileceği farklı rolleri araştırmaktadırlar.

İSTENMEYEN SONUÇ

Dokuya özgü kök hücreler laboratuvarda müdahaleye uğramazlarsa hangi dokudan elde edilmişlerse yaşadıkları o dokunun diğer hücre türlerini üretebilme kabiliyetine sahiptir. Kök hücrelerin nereden elde edildikleri, nereye ne amaçla konuldukları ve nerede konuldukları önem taşımaktadır. Aksi halde alakasız hücreler alakasız yerlere enjekte edilerek istenmeyen sonuçlara neden olunabilir.  

Vücuda enjekte edilir

Ağrı Tedavisinde  Mezenşimal  kök hücreleri kullanmaktayız. Mezenşimal kök hücreleri elde etmek için hücrelerin sayısal olarak en yoğun bölgeler seçilir. Bunlar Kemik iliği ve yağ dokusudur. 

HAREKETLİ RÖNTGEN

Adipoz doku dediğimiz yağ dokusunda çok fazla kök hücre bulunmaktadır ve bu amaçla göbek çevresindeki yağlar aspire edilmekte toplanmaktadır. Diğer verimli kök hücre kaynağı olan kemik iliği için kalça kemiği tercih edilmektedir.  Floroskopi denilen hareketli röntgen cihazları eşliğinde hedef kemik içersine girilir. Önce cilde bir miktar lokal anestezi yapılır. Ve iğne görüntüleme eşliğinde kolayca kemiğe girilir. Buradan kan aspire edilerek, çekilerek enjektörlerde toplanıp laboratuara gönderilir. Kök hücreler laboratuarda yaklaşık 4-5 saat işlenir,  konsantre edilir ve fraksiyonları izole edilir. Sonrası  hastaya, özellikle de hasar görmüş bölgelere enjekte edilir.

ÜÇ AYDA DÜZELİR

Kök hücreler işlevlerini yapmaya ve hasar bağlantısını iyileştirmeye başlarlar. Kök hücreler,  hasar gören dokuya yeniden naklediliyor. Hastalar yaklaşık 3 ay içerisinde klinik olarak iyilik hallerini hissetmeye başlamaktadırlar. Eski hale gelmek için 1 yıl yeterlidir. 

Hangi hastalara uygulanır? 

Kök hücrelerin geri döndürme ve yenileme yeteneği nedeniyle, ağrı tedavisinde  uygulanmaları mantıklı bir adımdır. Bir ağrı uzmanı olarak , tıbbın ancak ameliyat ile çözebildiği hastalıkların artık birer birer ameliyatsız yöntemlerle çözülmeye başladığını görmek ve bu bilgileri sizlere aktarmaktan mutluluk duymaktayım. Dünün olmazları bugünlerin olurları haline gelmektedir.

Nöropatik durum

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler bizlere yeni yeni ufuklar açmaktadır. Birçok organizasyon ve klinikler  şu anda ağrının tedavisinde kök hücrelerin güvenilirliği ve etkinliği üzerinde çalışmaktadır. Ağrı tedavisinde ön veriler umut vericidir. Ağrı Tedavisinde Kök Hücre uygulaması için, bilimsel araştırmaları yapılmış bizim de uyguladığımız  ağrılı durumlar hakkında kısa bilgiler vermek istiyorum. Nöropatik ağrılarda, Dejeneratif Disk Hastalığında (bel ağrısı), Yıpranmış, kireçlenmiş diz, kalça ve diğer eklem artrozlarında iyi sonuçlar elde edilmiştir. 

FİZİK TEDAVİ YAPILMALI 

Omurilik yaralanmaları sonrası 6 ayı geçmeyen yarı kesilerde iyi sonuçlar tam kesilerde ise duyu ve hareketlerde değişebilen derecelerde iyileşmeler görülebilmektedir. Kaza sonrası bakım, kapsamlı fizik tedavi, mesleki terapisi ve diğer rehabilitasyon terapilerine odaklanılmalıdır. Burada kök hücreler beyin omurilik sıvısına veya kan beyin engelini aşacak uygulamalarla birlikte damardan verilebilir. Amaç kök hücrelerin  omurilik kanalındaki hasar bölgesine göç etmesini sağlamaktır. Ayrıca felçli bölgelerdeki adalelerin  bilinen motor fonksiyon noktalarına da lokal kök hücre uygulaması aynı seansta yapılmalıdır. 

OMURİLİK YARALANMASI

Omurilik hasarları (Spinal Kord Yaralanması) en yaygın olarak, motorlu araç kazaları, düşmeler, şiddet eylemleri veya spor kazaları sonucu oluşan omurga  kırıklarının omuriliği ezmesi veya kesmesi sonucu ortay çıkmaktadır. Omurganın hasar görmesi genellikle kas hareketlerinde, kas kontrolünde, duyularda ve vücudun kontrolünde bozulmalara veya kayıplara neden olmaktadır. 

Prof. Dr. Nurettin Lüleci Diğer Yazıları