• Bist 100
    86.072
  • Dolar
    6,0835
  • Euro
    6,8198
  • Altın
    251,3102
İstanbul
18 / 29
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

Provokatif bir söylem!

Seçim sath-ı mâilinde, siyasetçiler zaman zaman özellikle miting meydanlarında sözün şehvetine kapılarak, maksadını aşan sözler sarf ederler… 

Bu anlaşılabilir bir şeydir… 

Şöyle yarım saat düşünsek, Demirel’den, Özal’dan, Erbakan’dan, Ecevit’ten, Çiller’den… hemen hemen her siyasetçiden onlarca örnek hatırımıza gelir. Özellikle dil sürçmeleri, daha sık rastladığımız siyasi gaflar içinde yer alır!.. 

Maksadını aşan sözlere örnek, Demirel’ in 28 Şubat’ta başörtülü öğrenciler için sarf ettiği Arabistan’a gitsinler! deyişi… 

Dil sürçmesine örnek, Çiller’in bir mitingde sizi Allah’a emanet ediyorum diyeceği yerde, Allah’ı size emanet ediyorum, deyişi… 

Evet, bu tür şeyler anlayışla karşılanır, tolore edilir. 

Ama, bazı şeyler vardır ki, söyleyenin “bunu hesaplayarak, bir yerlere mesaj verme veya bir tartışma yaratma amacı taşıdığını gösterir!.. 

Bunun en bariz örneğini geçen günlerde HDP Başkanı Sezai Temelli bir mitinginde yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Bugün Türkiye’nin en bereketli toprakları burası. Buralar, vadedilmiş topraklar. Musa bütün ömrünü bu toprakları arayarak geçirdi. Geldiler, bu toprakları da kuruttular!” 

Tabii, bu söylem, toplumun her kesiminden büyük tepki aldı. 

Ancak dikkatlerden kaçan bir nokta var burada: 

Bu, heyecanlı bir miting ortamında, sözün şehvetine kapılarak sarf edilmiş sözler değildir!.. Hele hele maksadını aşan sözler veya dil sürçmesi kazası ile geçiştirilecek sözler hiç değildir!.. 

Bulanık suda, balık avlama kurnazlığıdır!.. 

Burada herkesten, her kesimde önce iş HDP yöneticilerine düşmektedir. Bu arkadaş ciddi olarak parti içinde sorgulanmalı, kamuoyunu tatmin edici açıklamalar yapılmalı ve parti disiplini açısından da ne gerekiyorsa, vakit geçirmeden harekete geçilmelidir. 

Şunu da not etmeden geçemeyeceğim: 

Bu arkadaş, meslek hayatı boyunca başarısız bir akademisyendir. O yaşına rağmen, sıradan bir doktor ile zar zor Yrd. Doç. kadrosuna atanmıştır. Bırakın arkadaşlarını, öğrencileri bile Prof. olmuşken, dişi bilimsel çalışmaya batmayınca, terör çevreleriyle iş tutmaya başlamış, bu nedenle de üniversiteden ihraç edilmiş biridir... 

Böylesi provokatif eylemlerle gündeme gelmeye çalışır. Tıyniyetini ifade açısından açılım sürecinde Diyarbakır’daki barış mitinginde Sayın Erdoğan’la çekilen Mesut Barzani’nin bir fotoğrafını sosyal medyada paylaşarak, altına şunları yazdı: 

Şayet düşmanın seni övüyorsa, mutlaka sende bir puştluk vardır! 

Tıyniyeti bu, bu adamın!.. 

HDP de bu adamı getirdi, partinin başına eşbaşkan yaptı. 

Sosyal medyada, herkes bu adamın kim, nereli olduğunu merak edip duruyor!.. 

Kimi Ermeni, kimi Yahudi… diyor… İddialar gırla gidiyor… 

Her ırktan, her dinden iyi insanlar da vardır, kötü insanlarda... Bu nedenle bu tür yakıştırmalar doğru değil!.. 

Ama karanlık bir geçmişi var, bu kesin: Ailesi, geçmişi ve kendisi hakkında hiçbir bilgi yok!.. 

Tipolojisine bakarak bir hükme varmak istemiyorum. 

Ama, adam değil… Hele hele adam gibi adam hiç değil!.. 

Anadolu toprakları, Türklerin, Kürtlerin, Çerkezlerin, Boşnakların… 81 milyonun anavatanıdır. Hiçbir karış toprağı, sadece şunun-bunun değildir… Her karışı hepimizindir!.. 

Temelli’yi ciddiye almayın… Hz. Musa’nın bu topraklara hiç gelmediğini bile bilmeyecek derecede cahildir!.. 

Sadece Netanyahu’yu sevindirdi!.. 

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları