yazarresmi
Prof. Dr. Mehmet Çelik

mehmetcelik@gunes.com

31 Mayıs 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Üniversitelerin ayıbı ve Adnan Menderes Üniversitesi

Üniversitelerin görevi sadece öğrenci yetiştirmek ve bilim üretmek değildir. (Gerçi Türk üniversitelerinin bu alanlardaki başarısı/başarısızlığı da ayrı bir konudur ama neyse…) Üniversiteler, toplumun ve ülkenin yol gösteren feneridirler. Siyasetten-ekonomiye, sağlıktan-mimariye, hukuktan-sosyolojiye… kısaca hayatın tüm gerçekleriyle iç içe, topluma lokomotiflik görevi üstlenen kuruluşlardır. 

Bu nedenle üniversiteler kampüslere, akademisyenler de 40-50 kişilik sınıflara hapsedilemezler. Üniversitelerin öğrenciden sonra gelen ikinci görevi de toplumu aydınlatmaktır. 28 Şubat sürecinde üniversitelerimiz bu alandaki görevlerini menfi derecede ne kadar istekli-iştahlı yerine getirdikleri hâlâ hafızalarda tazeliğini korumaktadır. Rektörler cübbeleriyle, hocalar ve öğrencileri otobüslere doldurup şehir şehir dolaştırdıklarını da unutmadık… Hatta AK Parti için, 'yüzde 95 oyla da gelseler, ülkenin yönetimini onlara teslim etmeyeceğiz' babalanmaları da hâlâ kulaklarda çınlamaktadır. 

Bu ülke son 50 yılda darbelerden ve darbecilerden çektiği kadar, kimseden çekmedi… Hele hele 15 Temmuz darbesi, televizyonlardan naklen yayınlanan bir darbe oldu. Milletin parasıyla alınan uçaklarla-tanklarla, hedef gözetilmeksizin masum halkın üzerine bomba ve kurşun yağdırıldı. Tarihte ve dünyanın dört bir tarafında bazı darbeler bastırılmıştır ama bu bastırmalar yine karşıt bir askeri güçle gerçekleştirilmiştir. Bunun tek istisnası, 15 Temmuz darbesidir. Bu darbeyi elinde silah olmayan bir halk, toplara-tanklara göğsünü siper ederek engellemiştir. Kendi iradesini, yani milli iradeyi canı pahasına koruyarak, bu Fetöcü katillere teslim etmemiştir. 

Cumhuriyet döneminde bu mazlum milletin maruz kaldığı darbelerin ilki 27 Mayıs 1960 darbesidir. Bir başbakanla iki bakan idam edilerek, milli irade katledilmiştir. 

15 Temmuz’un üzerinden daha bir yıl geçmeden, henüz sıcaklığını koruyorken, darbeyle ilintili FETÖ terör örgütünün elemanları devlet dairelerinden temizlenirken, 27 Mayıs tarihi, halkı aydınlatma ve bilgilendirme görevi olan üniversitelerimiz için bulunmaz bir fırsattı. Kendilerinden 28 Şubat’ın rektörlerinin performanslarını beklemese de millet; bir sempozyumla, bir panelle veya en azından bir konferansla darbeleri masaya yatırıp, öğrencilerine darbelerin ülke ve millete verdiği zararları hatırlatmalıydılar, demokrasi ve milli iradenin önemini vurgulamalıydılar. 

Bunu bir tek Aydın Adnan Menderes Üniversitesi yaptı. Bunu zaten bekliyordum. Rektör Prof. Dr. Cavit BİRCAN’ın 15 Temmuz gecesi Aydın Kent meydanında, daha saat 22:30’da, henüz herkes şaşkınlık içindeyken, kürsüye çıkıp halka nasıl hitap ettiğine, Aydın halkı şahitlik etmiştir ve o geceyi hâlâ unutamamaktadır. 

Adnan Menderes Üniversitesi’nin 26-27-28 Mayıs 2017 tarihlerinde düzenlediği, “27 Mayıs 1960’tan 15 Temmuz 2016’ya Darbeler, Geçmişten Günümüze Darbe Olgusu ve Millet Egemenliği Kültürü” adlı uluslararası sempozyum her yönüyle muhteşemdi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Sayın Rektörü bir kez daha kutluyorum.