yazarresmi
Prof. Dr. Mehmet Çelik

mehmetcelik@gunes.com

06 Ekim 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Şu İsrail’e kimse bir şey demeyecek mi? 

Hafta başında Filistin’de önemli bir gelişme yaşandı. İki başlılık sona erdi… Okuyucu konunun önemini kavrasın diye, geçmişe ait bir-iki kısa not aktarayım. 

2006 yılında Filistin’deki seçimlerde Hamas ile El-Fetih cephesi arasındaki çekişme, Hamas’ın Gazze’de hâkimiyet kurmasıyla çatışmaya dönüştü. Bu parçalanma ve çekişme tabii olarak İsrail’in işini kolaylaştırdı. İşgalleri hem daha rahat yapmaya başladı, hem de Hamas’ı dünyaya bir terör örgütü olarak kabul ettirmeye çalıştı. 

Bu iki başlılık hem Filistin halkına zarar verdi, hem de İsrail’in yayılmacı politikalarının önünü açtı… Bu süreçte İsrail, Gazze’de çok kan döktü. 

Bu parçalanmışlığın hem Filistin halkına, hem de Filistin davasına verdiği zarar, nihayet duyguların yerini akla bırakmasıyla, 2014 yılında iki taraf da (Hamas ve El-Fetih) olumlu bir adım attı ve bir Ulusal Uzlaşı Hükümeti üzerinde antlaşmaya vardılar. 2 Haziran 2014’te kurulan bu hükümet, iki tarafında bazı konularda ayak diretmelerinden dolayı, bugüne kadar birliği sağlayamadı. Nihayet bu hafta başında Ulusal Uzlaşı Hükümeti Gazze’de görevi devraldı. Hükümet başkanı Rami Hamdallah basına yaptığı açıklamada “Hükümetimiz, Gazzede’ki bütün görevlerini eksiksiz bir şekilde devralacaktır. İhtilaf konusu olan bütün sorunları, Filistinli gruplarla müşavere ederek, hep beraber çözeceğiz!” dedi. 

Hamdallah ayrıca uluslararası topluma da  “Gazze’ye uygulanan ablukanın kaldırılması için de İsrail’e baskı yapılması” çağrısında bulundu. 

Hamas’ın İdari Komitesi’nin yönetiminde bulunan kurumların (bakanlıklar) Ulusal Uzlaşı Hükümetine devir-teslimden sonra, hükümet sözcüsü Yusuf Mahmud da, önümüzdeki günlerde Kahire’de yapılacak olan Hamas-El-Fetih görüşmesinin ardından tüm pürüzlerin giderileceğini söyledi. 

Filistin’de bu iki başlığın ortadan kalkması, rahatça tahmin edilebileceği gibi,  İsrail’in canını sıktı. İsrail, artık karşısındaki muhatabını terör örgütü olarak suçlamayacak, işgal ve katliamlarına meşruiyet gerekçesi bulamayacak. 

Filistin’de bu gelişme yaşanırken, normalde İsrail’in bu gelişmeden memnun olması gerekirken, tabiatı gereği kan dökme bahanesinin elinden alınmasıyla, rahatsız oldu. Yeni Filistin yönetimini rahatsız etmek, Filistin halkını kışkırtmak için Netanyahu hiç vakit geçirmeden Doğu Kudüs yakınlarında İsrail ordusunun işgal altında tuttuğu Filistin toprağı olan Ma’ale Adumim denilen bölgeye gitti ve burada binlerce yeni konut inşa ederek, yeni bir Yahudi yerleşim bölgesi kuracaklarını söyledi. 

Şimdi bu ne demek?.. 

Filistin gençlerini tahrik edip, taş attırmak, arkasından da bunu bahane edip, bölgede katliam yaparak, yeni bir toprak parçası ele geçirmek kurnazlığı, alçaklığı değil de, nedir?.. 

Birleşmiş Milletler ve kapitalist-emperyalist dünya için seyirlik yeni bir sahne inşa edecek, İsrail!... 

Bakıp, göreceğiz!...