yazarresmi
Prof. Dr. Mehmet Çelik

mehmetcelik@gunes.com

18 Ekim 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Okuyan Şehir 

Birçok vilayette, bazı büyük ilçelerde kitap fuarları açılmaktadır. Yoğun programlarım müsaade ettikçe, fırsat buldukça, belediyelerin bu davetlerine katılmaya çalışıyorum. 

Bu işi gayet güzel organize edenler olduğu gibi, “biz de yaptık!” havasında olanlar da yok değil!.. 

Geçen hafta Sayın Turgay Güler’le Kahramanmaraş Belediyesi'nin ısrarlı davetiyle, yoğun programlarımıza rağmen, buradaki kitap fuarına katıldık. 

Kitap fuarı dediğin böyle olur diye bir kalıplaşmış ifademiz vardır ya, aynen öyle!.. Bir sefer alanı geniş, rahat, ve muhteşem… Kapalı alanları da 10 numara… Yayınevlerinin stantları öyle iç-içe, bitişik değil; geniş ve ferah!.. 

Açılış da muhteşemdi… Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın M. Fatih Erkoç belediyenin kültür hizmetlerini konu alan anlamlı bir konuşma yaptı… Turizm ve Kültür Bakanlığı, bakan yardımcısı Sayın Hüseyin Yayman’ın açılışa gelmesi, bu şehrin kültürel genetiğinin ne kadar önemli olduğunu konuşmasında da vurgulaması, son derece anlamlıydı. Katar’dan Bosna-Hersek’ten gelen konuşmacılar da açılışa renk kattılar. 

Açılış konuşmasının finalini AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Mahir Ünal yaptı. Kültürel Genetik Kodumuzun İslam olduğunu merkeze alarak, muhteşem bir analiz yaptı ve konuşması sık-sık alkışlarla kesildi… 

İşin en güzel ve en samimi yönü ise, şurasıydı: Bu tür açılışlarda, protokolü teşkil eden zevat, açılıştan sonra mekandan ayrılırlar. Burada öyle olmadı… Başta Mahir Ünal, Hüseyin Yayman, M. Fatih Erkoç beyler olmak üzere, Kahramanmaraş milletvekilleri, şehrin üst yönetim kadrosu… Tüm stantları tek tek gezdiler. Okuyucularla, yazarlarla sohbetler ettiler, fotoğraflar çektirdiler ve kitap aldılar!.. 

Yazımın başlığını neden Okuyan Şehir koydum, diğer şehirler okumuyorlar mı… gibi provokatif bir soru gelebilir. Bu başlığın sebebi şuydu: Yaklaşık 10 yıl önceydi, Kahramanmaraş’a bir konferansa gitmiştim. Gün Cuma idi ve saat 16:00 sularıydı. Konferans akşam 20:00’daydı. Sohbet ediyorduk. Laf döndü, dolaştı Belediye’nin bastığı kitaplara, yaptığı sempozyumlara, panellere geldi. Hazırlayıp bastırdıkları kitaplar son derece önemli ve akademik ağırlıkları olan kitaplardı… Hayret etmiştim. Belediye’den bir arkadaş dedi ki, hocam bir de kütüphanelerimiz var, hem de 7 tane… Ne kütüphanesi dedim?... Belediyemizin mahallelerde açtığı kütüphaneler cevabını aldım. İşin doğrusu bir tabela, iki raf, bir masa 30-40 kitaptan müteşekkil tek gözlü yerler gibi düşündüm önce, bazı sorular yöneltince, birisi dedi ki, hocam hemen yakınımızda bir tane var, görmek ister misiniz?.. Cevap vermeden hemen kalktım, 100 metre kadar yürüdük… Muhteşem bir bina, saat 16:00 suları, okuma salonunda 100 sandalye var ve boş sandalye yok!.. Hepsi lise öğrencileri… Harıl harıl çalışıyorlar!.. 

Bu gidişimde sordum, kütüphaneler arttı  mı, güldüler, hocam 23 tane oldu!.. 

Şimdi bu şehir, bu sıfatı (Okuyan Şehir) hak etmiyor mu?.. 

Son 40-50 yıllık fikir ve düşünce dünyamızın yıldızlarına bakın bakalım, kahir çoğunluğu hangi şehirden?.. 

Maraş’tan!.., 

Edebiyatın başkenti Maraş, Kahramanmaraş!.. 

Dondurmana bayılıyorum ama, son hazırladığınız baskı aşamasındaki 23 eserinizi, sabırsızlıkla bekliyorum!.. 

Maraş’ı, bu nedenle çok seviyorum! 

Haksız mıyım?