YAZARLAR

Gel, gözündeki gözlüğü çıkaralım! 

Peki sen ne yapıyordun efendi?.. 

Sanayi Devrimi’ni algılayamadın bile!.. Teknolojik gelişmelere dönüp bakmadın bile!.. Fatih dönemindeki top teknolojisi senin elinde yerinde sayarken, elin adamı senin elindekinin üç misli mesafeye gülle atan topu geliştirdi. 

Sen ise buna karşı tabur imamları, alay imamları icat ederek, top mermilerine karşı şehadet nutukları atıp, cennet vadettin Mehmetlerine!.. 

1840-1920 arasında 750 askerî marş icat ederek, köylü çocuklarını motive edip cepheye sürdün!.. 

Sonuç, Sünnetullah’a uygun tecelli etti tabi… Esbâbı yerine getiren hırsız kârlı çıktı bu işten!.. 

Sen de “toprağı sıksan şüheda fışkıracak!” hamasetiyle, hâlâ işi idare etmeye çalışıyorsun!.. 

Peki, bugüne geldin. Tarihten ders çıkardın mı? 

Ne gezer!.. 

İşin kolayını buldun, mağlubiyetleri şehitlik şalıyla sarmalayarak, yine kazançlı çıktığın algısıyla gelecek nesillerin beynini iğdiş ediyorsun!.. 

Koca bir imparatorluk avuçlarının içinden kaydı gitti, Anadolu coğrafyasına sıkıştın kaldın, 90 senedir kurtuluş şenlikleriyle avunup duruyorsun, hamasi nutuklarla yeni nesillerin şuuraltını zafer algılarıyla işgale tabi tutuyorsun!.. 

Bir asır önce seni 40 parçaya böldüler, ama hâlâ uyanmadın!.. 

Bak senden vazgeçmiyor Korsan!.. 

Bir eli hâlâ senin cebinde, diğer eli de yakanda, seni rahat bırakmıyor. 

Dün ordularıyla topraklarını işgal etmişti… Artık onu yapmıyor, masraflı olur diye!.. 

Baltanın sapını senin ağacından yapmış!.. 

Taliban, el-Kaide, DEAŞ, Nusra, Boko Haram… Kim bunlar?.. 

Kesnezânî, Minhacu’l-Kur’an, Fetö… Kim bunlar?.. 

Hırsız, bunları uzayda bir laboratuvarda üretip, getirip bizim coğrafyamıza mı serpiştirdi?.. 

Hayır, bu örgütlerin militanlarının tamamı bizim coğrafyanın çocukları. Kimi Suriyeli, kimi Suudlu, kimi Ürdünlü, kimi Pakistanlı, kimi Afganistanlı, kimi Endonezyalı, kimi Malezyalı, kimi Özbekistanlı, kimi Kazakistanlı, kimi Bosnalı, kimi Faslı, kimi Cezayirli… Daha detayına girelim, kimi Mardinli, kimi Trabzonlu, kimi Çeçenistanlı… 

Mutfağa baktım: Masanın üzerinde domates, biber, patlıcan, kabak, maydanoz, marul, soğan, sarımsak var… 

Hepsi, bizim bostandan!.. 

Et, bizim kasaptan!.. 

Tuz, yağ bizim marketten!.. 

Sadece AŞÇI hırsızın adamı!.. 

Aşçı, ihtiyaca göre tas kebap veya imam bayıldı yapıyor!.. 

Aşçı’nın tek yaptığı bu!.. 

Aşçı’yı suçlayarak işin içinden sıyrılamazsınız, sıyrılamayız!.. 

Hırsızın ellerine bakın, gerçeği çıplak olarak göreceksiniz: 

Sağ elinde: Ilımlı İslam Eldiveni. 

Sol elinde: Radikal İslam Eldiveni. 

Hâlâ göremedinse, gözlerindeki gözlüğü çıkar ahmak!..