yazarresmi
Prof. Dr. Mehmet Çelik

mehmetcelik@gunes.com

11 Ekim 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Düşük değil, doğum olmalı! 

Yaklaşık bir asır önce, ihtiyarlaşmış imparatorluğumuzu tasfiye ettiler… Bunu önlemek için elimizden gelen her şeyi yaptık; beş milyon insanımızı bu uğurda kaybettik… Sonunda kolu-kanadı kırılmış bir vaziyette Anadolu coğrafyasına sığındık ve o zor şartlar içinde yeni bir devlet kurmaya muvaffak olduk!.. 

Bir devlet kurmaya muvaffak olmuştuk ama, elde-avuçta hiçbir şey yoktu… Nüfusun yüzde 85’i köylerde yaşıyordu; her evde babaları Trablusgarp’ta, Filistin’de, Balkanlar'da, Yemen’de, Sarıkamış’ta, Çanakkale’de, Sakarya’da… şehit olmuş 3-5 yetim çocuk vardı. Bunların karınlarını doyuracak ekin için, kimsede tohum yoktu, çift sürecek öküz yoktu!.. 

Yol, su, okul, hastane… hak getire!.. 

Eski deyimle bu ahval ve şerâit içinde, devlet gemisini dünya okyanusunda batırmadan yüzdürmeye çalışıyorduk!.. 

Dışarıya, muhtaçtık: Para için de, ilaç için de, her türlü araç-gereç için de muhtaçtık!.. İçeride kuyruğu dik tutmaya çalışırken, dışarıda boynumuzu eğik tutmaya mecburduk!.. 

1950’li yıllardan itibaren, insanımız kuru ekmekle de olsa karnını doyurmaya, ayağına lastik giymeye başladı!.. 

Dünyaya açılmaya başlamıştık ama, bu açılım ekmek bulmak içindi… Tabir câiz kabul edilirse, onun-bunun suyuna giderek, ihtiyaçlarımızı gidermeye çalışıyorduk. 

Ordumuzun ihtiyaçlarını ABD karşılıyordu… Marshall yardımıyla da diğer ihtiyaçlarımız, eh işte o kadarcık gideriliyorduk. 

Tasma, tamamen boynumuza geçirilmişti… Bunun farkındaydık ama, elden bir şey gelmiyordu… Bayrağımız ve istiklal marşımız dışarısı için bir şey ifade etmese de, içeriyi idare ediyordu!.. 

1960’lara doğru az da olsa bitimiz kanlanınca, eksen kaymalarının belirtileri başlayınca, bizi sopayla istedikleri çizgiye tekrar getirdiler. 1960, 1980 askeri darbeleri ile 1971, 28 Şubat, Gezi kalkışması, MİT TIR'ları operasyonu, 17-25 Aralık emniyet-yargı operasyonu ve nihayet 15 Temmuz darbe girişimi ve işgal planları hep bu amaca yönelikti!.. 

Türkiye, 2007’de boynundaki tasmayı çıkarıp atınca, işler iyice bozuldu… Hamilelik dönemi bitmişti. Bu çocuk sağlıklı doğmalıydı… Biz bunun planlarını yaparken, beşli çete ve kovboyu, elbet de buna seyirci kalamazlardı!.. 

Onların hedefi de, bu normal doğumu engellemek ve çocuğu düşürmek!.. 

Batı’nın Türkiye’ye yönelik tüm politikalarını ve attıkları, atacakları her adımı, hepimiz artık bu gözlükle görmeliyiz!.. 

Bu çocuk ya sağlıklı doğacak!.. 

Ya da, düşürülecek!.. 

(Devam edecek)