yazarresmi
Prof. Dr. Mehmet Çelik

mehmetcelik@gunes.com

01 Aralık 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

İç'te ve Dış'ta yapılan tek hesap 2019

1. Dünyanın Gidişatı ve Yeni Hedefler
Geçen yüzyılın başında Eski Dünya, özellikle Osmanlı coğrafyası ve Afrika kıtası ile Hint yarım adası ve çevresi emperyalist Batılı ülkelerce yeni bir düzenlemeye tabi tutuldu. Ortadoğu ve Afrika’da onlarca mandater yönetimlerle suni devletler kuruldu. 

I. Dünya Savaşı denilen bu süreç sonunda, mağluplar safında yer alan başta Almanya, İtalya ve Avusturya-Macaristan bu bölüşümü ve dizaynı içlerine sindiremediler. 
Kısa bir süre sonra, mağluplar bu mağlubiyetin rövanşını almak için tekrar kavgayı başlattılar. Bu seferki kavga kendi aralarındaydı. Birinci kavganın mağlupları bu sefer galip gelecekken, ABD’nin devreye girmesiyle mağluplar bir kez daha, hem de birincisine göre daha acı bir mağlubiyetle tanıştılar… 
Bu iki dünya savaşından sonra, özellikle Avrupalıların akılları başlarına geldi, artık bir daha kendi aralarında kavga etmeyeceklerdi. 
Bu nedenle II. Dünya Savaşı’ndan sonra bir yandan kendi çıkarlarını koruyacak bir çark inşa ederken (Milletler Cemiyeti’nin yeni bir dizaynla Birleşmiş Milletler’e dönüştürülmesi), diğer yandan da Avrupa Birliği Projesinin temellerini attılar. 
II. Dünya Savaşı sürecinde, başta Ortadoğu’daki mandater yönetimler olmak üzere, birçok ülke bağımsızlıklarını kazandılar. Bu değişim aslında tam bir bağımsızlık değildi… Sadece sistem değiştirilmişti. Bu mandater yönetimlerin yer aldığı ülkeleri direkt yönetmekten vazgeçtiler; yönetenleri yönetmek sistemini hayata geçirdiler. 
II. Dünya Savaşı’ndan sonra, artık dünya iki kutupluydu: Sosyalist blok Sovyetler’in denetiminde Varşova Paktı şemsiyesi altında örgütlenirken, Kapitalist blok da Nato Şemsiyesi altında yer alıyordu. 
Soğuk Savaş dönemi tabir edilen, yaklaşık 35 yıllık bu süreç, gerginliklere sebep olsa da, kazan-kazan felsefesiyle taraflarca devam ettirildi. 
1979 yılında Sovyetler’in Afganistan’ı işgali ile yeni bir sürece girildi. Yaklaşık 10 yıl süren Afganistan’ın işgali sürecinde, ABD özellikle Vietnam tecrübesinden çıkardığı derslerle, Sovyet işgaline direkt müdahale etmek yerine (ki böyle bir hareket kağıt üzerindeki uluslararası hukuka da aykırı düşecekti), başta Afganlılar olmak üzere, İslam dünyasının dört bir tarafından devşirdiği milis kuvvetleri eğiterek bu işgali başarısızlığa uğratmayı tercih etti. Nihayetinde bu yöntem başarılı oldu ve Sovyetler, Afaganistan’dan çekilmek zorunda kaldılar. 
Sovyetlerin gerek uzay çalışmalarında ABD ile yarışması, gerek sosyalist blokun yükünü taşıması ve gerekse yaklaşık 10 yıl süren bu Afganistan işgali, Sovyetleri ekonomik çöküntüye götürdü. Bunun sonucunda hem Varşova Paktı dağıldı hem de Sovyetler Birliği… 
Dünya artık tek başlıydı ve bunun liderliğini ABD yapıyordu. 
(devam edecek…) 

Prof. Dr. Mehmet Çelik Diğer Yazıları