YAZARLAR

Fazla naz

Konya B.Şehir. Bld. Stadı’nda Akhisarspor ile ilk resmi maçına çıkan Safet Susiç, Okan Buruk’un bıraktığı takımla fazla oynamamış. İki yenisi var, geçen yıl Gençlerbirliğ’inde forvet oynayan Elvis Manu ve Osmanlıspor’da sağ savunmacı görevi yapan Vrsajevic. Fatih Terim istediği yerlere transfer yapamadıysa da, elinde oturmuş ve ne yapacağını bilen bir takım var. Birbirini iyi tanıyan takımlar ve kadrolar, futbola susamış bizlere bakalım neler gösterecek. Oyunu önde baskı ile kurgulamaya çalışan Galatasaray, geçen yıldan süre gelen bu oluşumu yine pahalı ödedi. Daha 5. dakikada Akhisarspor, kontra bir çıkışla 2 hücumcusunu topla buluşturdu. Elvis Manu- Seleznyov ceza sahasını sızdı ; bu anda 5 Galatasaray savunmacısı seyirci pozisyonuna geçerken, Ukraynalı golcü şık bir hareketle topu filelere yolladı. Seleznyov 40 dakikada bu kez de Belhanda’nın hatasında hızlı çıkışla 2 golü buluyordu ki.. Durup hemen Fatih hocaya yöneleceğim; daha sezon başında bu hatalar sürerse, Feghouli ve Belhanda pas hatasını düzeltmezse işin zor hocam. İlk yarının hakimi gözüken Galatasaray’ın notuma bakıyorum tek bir net gol pozisyonu yok. Cüneyt Çakır ve ekibine ilk yarıyı neredeyse sıfır hata oranı ile bitirdi diyecektik ki Çakır, VAR’dan da bakmasına rağmen Rodrigues’in, Dany tarafından düşürülmesine kırmızıyı göstermeyerek kalitesini sarstı! İkinci yarı da aynı düzen devam ediyordu; Galatasaray 3 bölgeye Akhisarspor’u sıkıştırmış gol arıyordu ama golle sonuçlanacak bir atağı yoktu. Terim sinirlenip ceketini fırlattı ve Belhanda’yı çıkartarak çift santrfora döndü. 6 dk geçmemişti ki, Feghouli’nin şık ortasını Eren gole çeviremedi. Bu arada Akhisar da boş durmuyor; bu kez Serdar’ın hatasıyla Lopez önemli bir fırsatı harcıyordu. Fatih hocadan 2 hamle daha geldi ve Yunus ile Selçuk’u orta merkeze monte etti. 2 dakika sonrasında da Eren Derdiyok’un golü geldi. Skor eşitlenmişti de, bu kez iki takımda da yorgunluk baş gösteriyordu. Kolay değil sezon başı, ağır idmanlar ve de aşırı sıcak. Uzatmada maç, ‘Ayakta kalan, kupayı kazanır’ moduna geçmişti. Özellikle genç Yunus ayakta tutuyordu Galatasaray’ı, 97’de müthiş şutu takımına kupayı getiriyordu ki. Artık pil bitmişti her iki takımda da, iş penaltılara kalmıştı artık. Muslera mı, Fatih mi? Yok Gomis, iki laf edeyim:” Fazla naz aşık usandırır mış."

 

Osman Korkmazel Diğer Yazıları

Ne de olsa dostluk maçı

21 Kasım 2018

Oldu mu Çağlar!

18 Kasım 2018

Sistem kazandı...

10 Kasım 2018

Mesele çözüldü mü?

03 Kasım 2018

1 puan da iyidir!

25 Ekim 2018