• Bist 100
    86.796
  • Dolar
    6,0560
  • Euro
    6,7695
  • Altın
    248,7850
İstanbul
16 / 24
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Sanal pazarlar 

Günümüzde ticaretin önemli bir kısmı çarşı, pazar, AVM ve iş hanlarından e-ticaret ortamlarına yönelmektedir. Dijital pazarlamaya yani teknoloji kullanımına ayak uyduramayan işyerleri, esnaf, çarşı, pazar ve “eski” usul ticaret ve sanat erbabı, siftahsız günler yaşamaktadır. 

Küresel, bölgesel ve ülkesel ekonomik süreçler piyasaları şu veya bu şekilde etkilese de klasik çarşı, pazar, esnaf, tacir, tüccar, çiftçi gibi birçok işyeri ve iş tanımı, hızla eski anlamlarını yitirerek yeni tanımlamalar kazanmaktadır. Bu hızlı değişim ve dönüşüm yıllarını kavrayanlar, sürece uyum sağlamak için gerekli teknolojik adımları atarak darbe almaktan kurtuldukları gibi daha da güçlenerek konumlarını güçlendiriyorlar. 

Sanal işyerlerinin daha çok iş yapmaya başladığını görenler klasik iş anlayışı ile yeni e-ticaret iş konseptini aynı zamanda yürütecek stratejiler izlemeye çalışıyorlar. Böylesi bir “geçiş” çoğu zaman sancılı da olabiliyor. Dijital pazarlamanın da birçok etabı bulunmaktadır. Bu etaplar aşılsa bile “pazarın incelikleri” her geçen gün artıyor. Bu incelik, nitelik ve nicelik artması ile de işin rengi ve sırrı sürekli değişerek gelişiyor. 

Ürün tedariki, dijital pazarlama platformu ve platformları, tanıtım, lojistik, finansal alt yapı kurma ve klasik ticarete göre çok daha yoğun olan rekabet ve dijital pazara giren ürün ve aktör sayısındaki hiper hızlı artış, ticaretin mecrasını değiştirmenin de kolay olmadığını ortaya koymaktadır. Bunun sonucunda sayısız “başarı” ve “başarısızlık” öyküsü piyasada dolanmaktadır. Bir zamanlar Amerika'da yaşanan “altına hücum” furyasının bir benzeri de “dijital pazarlamaya hücum” şeklinde yaşanmaktadır. Daha çok genç kuşak işi olarak da görülen e-ticaret veya dijital ticaret konusunda yerel ve küresel konuşlanma konusunda ciddi kafa karışıklıkları da var. 

Yerel, ülkesel, bölgesel ve küresel pazar arzlarından hangisinde yer alacağını bilememek en büyük sorunu oluşturuyor. İşe gitmek, iş yerine gitmek kavramları bazı alanlarda tarih olurken bazı alanlarda da işyeri ve meslek içeriği değişmekte ve bu yeni duruma uyum sağlamak konusunda da ciddi sorunlar yaşanmaktadır. 

Dijital pazarlamanın başarılı ülkesel örneklerinin hikâyelerinin birçoğu ise objektif olmaktan uzaktır. Bu durum, dijital pazarlama ile ilgili hayli spekülatif ortamın oluşmasına sebep olmaktadır. 

“Gelecek dijital pazarlamanındır” hükmü doğru olmakla beraber, bu hükmün hangi tür bireyler, hangi tür işler, hangi sektörler, hangi ürünler gibi sayısız sorunun cevabını bulmayı da içerdiği unutulmamalıdır. Bu ilk aşamayı hızlı atlayanlar için başarı, tesadüfi olma tehlikesini barındırıyor. 

Konu ile ilgili yayınların çokluğu, tecrübelerin, yol ve yöntemlerin de çokluğunun göstergesidir. Herkesin uymak zorunda olduğu süreçler kadar kendi özgün çözümlerini, yol ve yöntemlerini oluşturmanın da imkan dahilinde olması, işi hem kolaylaştıran hem de zorlaştıran boyutlar eklemektedir. 

Dijital pazarlamanın birçok boyutu olduğu ve her geçen gün boyutlanmakta olduğu gerçeği yolun henüz başında olunduğu bir “nazik” duruma da dikkat çekmeyi gerektiriyor. Burada da işin püf noktaları var. Pazarın büyüklüğü ve dinamikleri, ürünün yerelden küresele yolculuğu, devletlerin hukuki düzenlemeleri ile bir anda oluşacak pazar ve müşteri kayıpları, dijital pazarlamanın yazılım sektörü ile ilgili yaşamsal boyutu, rekabet şartlarının acımasızlığı ve yoğunluğu, hepsinden önemlisi Alibaba ve Amazon gibi küresel e- ticaret platformlarının geliştirdikleri analiz yöntemleri ile pazarlara girecek ve çıkacak aktörleri seçebilme “yetenekleri” gibi daha nitelikli ve incelikli sorunların varlığı da konunun ne kadar stratejik öneme sahip olduğunu göstermektedir

Türkiye’nin içinde bulunduğu jeopolitik, jeostratejik ve jeoticari konum, küresel lig ve rol dağılımı konularının henüz yeni düzenlenmekte olması, ülkelerin mali, ticari, hukukî ve sair önlemler paketlerine müracaat edebilme dinamikleri, dijital pazarın risklerini yükseltmektedir. 

Unutulmamalıdır ki yerel, ülkesel, bölgesel ve küresel kabul gören yeni ticaret yöntemleri her şeye rağmen kendi dinamiklerinin kurallarını da muhataplarına dikte ederler. Yani bu konuda da çalışan kazanacak ve kuralları koyma imtiyazını elde edecektir. 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları