YAZARLAR

yazarresmi
Ömer Özkaya

omerozkaya@gunes.com

14 Aralık 2017

TÜM YAZILAR İÇİN TIKLAYINIZ

Sanal para (1) 

Kuşların efendisi Kartal’dır, en yükseklerde uçan kuş olduğu için göklerdeki tanrılarla görüştüklerine ve onların mesajlarını insanlara taşıyan “kutsal elçi” olduklarına inanılırdı. Metallerin efendisi ise altındır. Altın aynı zamanda diğer yaşam boyutlarıyla sağlıklı iletişim kurmayı kolaylaştıran bir madendir. 

Eskiden para altından idi, zamanla kâğıt para piyasaya hâkim oldu, böylece para, dünyanın her yerinde geçerli sağlam bir dayanağını ve altın gibi bir madenini kaybetti. Bugün kâğıt parayı hafife alıyoruz ama para yakında kâğıdını da kaybedecek ve siber âlemde tamamen spekülatif bir hale gelecek gibi… 

20 yıllık bir çalışmadan sonra, 2009’da “bitcoin” adlı sanal bir para birimi hayatımıza girdi. Bu yeni “para”, yazılımcılar tarafından internet ortamında üretiliyor. Sistem ilk kurulduğunda 21 milyon Bitcoin ile sınırlandırıldı, yeni Bitcoin’lerin dolaşıma girmesi de 16 haneli şifrelerin çözülmesine bağlı hale getirildi. Şifreyi çözen 25 Bitcoin’in sahibi oluyor, bunlarla tıpkı bildiğimiz parayla olduğu gibi harcama yapılabiliyor. “Madencilik” adı verilen şifre çözme işlemi için yüksek performanslı bilgisayarlara ihtiyaç var. İşte bu kapsamda Bitcoin üzerinden dünya çapında üstün teknik ve yetenek tespiti-avcılığı yapılıyor! 

Sanal para ve Bitcoin için “şaibeli para transferleri için ideal bir ödeme aracı” ve “kripto para” da deniyor. Ama bazılarına göre ise o bir “dijital altın”! Bu son tanımlamayı yapanlar haksız sayılmaz, çünkü değeri altını çoktan geçti ve hatta 7 Aralık 2017 günü, 1 Bitcoin, 19 bin dolar seviyesine kadar yükseldi. Bitcoin, ortaya ilk çıktığında 1 dolara zar zor satılıyordu. O zaman 100 dolar verip 100 Bitcoin alanlar şimdi yaklaşık 1,5-2 milyon doların sahibi! Yani 1 Bitcoin, 8 yılda 19 bin kat değer kazandı. Bu normal mi? 

Avustralyalı iş adamı Craig Wright, inandırıcılık sağlamak için olmalı, sanal para Bitcoin’in yaratıcısına ait olduğu iddia edilen teknik verileri de paylaşarak Bitcoin’in mucidinin kendisi olduğunu açıkladı, finans piyasası da bu açıklamayı doğru kabul etti ancak bizdeki bilgiler bunu teyit etmiyor. Burada dikkate alınması gereken tek gerçek, Wright’ın Avustralyalı olması. Bu kapsamda bir diğer husus ise Bitcoin’i tanımaya hazırlanan ilk devletin yine Avustralya olması. Bir devlet tarafından tanınmak kuşkusuz Bitcoin’e olan güveni artıracaktır. Avustralya, ekonomik deney sahasıdır. Avustralya’nın ufku bu çapta ekonomik operasyonlar yapmaya yetmez, yetmemiştir. 

Geleneksel tüm değerleme yöntemlerinin dışındaki bu “para” biriminin arkasında bir merkez bankası ve devletin olmadığı, herhangi bir ekonomiye de bağlı olmadığı iddiası da gerçeği yansıtmıyor. Bu para biriminin etrafında bugün milyar dolarlar dönüyor, bu uğurda cinayetler işleniyor. Bu yolla kara para aklamaların ortaya çıkarılmasına rağmen hiçbir devlet, bu girişimin karşısına dikilmiyor. Neden? 

Milliyetsiz ve devletsiz para çıkarma hazırlıkları Batı’da 1990’larda başladı. Bugün, Bitcoin ve diğer sanal paralar üzerinden finans tarihinin en nitelikli operasyonu ile ve aynı anda 500 sonuç üretebilecek bir oyun ile karşı karşıyayız. Oyunun sahibi finansal istihbarat âleminin en güçlüleri. 

Pazar günü devam edelim.