• Bist 100
    111394
  • Dolar
    5,7820
  • Euro
    6,4630
  • Altın
    273,4430
İstanbul
7 / 15
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Osmanlı’nın evrakları 

Osmanlı insanların uzun zamandır özlemini duydukları düzeni getirerek bunun üzerine oturdu. Uzun ömrünü biraz da buna borçlu. Özellikle Balkanlarda yaşayan insanlar, kralların ve kilisenin ağır baskısı altındaydı. Bu durum Osmanlı’nın Balkanlar’a yerleşmesini kolaylaştırmıştır. 

Osmanlı, 14. Yüzyıl ila 19. Yüzyıl arasında geniş bir coğrafya üzerine yayılmış, bünyesinde çok çeşitli etnik ve dini kökenden insanların sosyal, ticari, ekonomik, kültürel, dini, mezhebi faaliyetlerini icra ettiği bir devletti. Farklı ırk, dil, din ve tenden milyonlarca insanı 600 yıl idare etmek, ancak bilmekle ve bilgiyi aktarmakla, her şeyi ve her gelişmeyi kayıt altına almakla mümkün olabilirdi, Osmanlı da öyle yaptı. 

Osmanlı bir kayıt devletidir, mahallenin delisinden, imparatorluktaki nalbant sayısına ve o gün doğan buzağıya kadar toprakları üzerindeki her türlü gelişmenin kaydını tutmuştur. ABD onun kabaca taklitidir. 

Bir sureti merkeze gönderilen ve bir sureti de yerinde tutulan defter şeklindeki kayıtlardan her bölgenin nasıl yönetildiği, Türklerin fetih ve yerleşme politikaları ortaya çıkarılabilir. Bölgede Osmanlı’nın yolunu açan askerler ve dervişler ve bunlara yardımcı olan yerli aileler de bu defterlerde kayıtlıdır. 

Başkent’ten gönderilen adalet-nameleri, fermanları, berâtları, valilerin yazdıkları buyrukları, kadıların vermiş olduğu çeşitli mahkeme kararlarını, vergi taksimlerini, etnik ve mezhebi anlaşmazlıkları, kadılara arz edilen şikâyetleri, dava konularını, kadıların İstanbul’a yollamış oldukları ilamları kapsayan Şer’iyye Sicilleri, zamanın Osmanlı düzenini, şehirlerin iktisadi ve sosyal yaşantısını ortaya koyar. 

Osmanlı belgelerinin en kıymetlisi tahrir defterleridir. Osmanlı’dan sonra her biri ayrı devlet olan 30’a yakın ülkenin ekonomik, sosyal, kültürel, tarihi yapısını bunlar kadar detaylı ortaya koyan başka kaynak yoktur. Libya, Mısır, Kıbrıs, Filistin, Suriye, Lübnan, Irak, Gürcistan, Kafkasya, Kırım, Yunanistan, Bosna Hersek, Arnavutluk ve Sırbistan gibi bugün dünyanın en sıcak noktalarını oluşturan bölgelerin, etnik ve mezhepsel yapılarını, ekonomik durumlarını, görülen açlık, kıtlık, kuraklık ve hastalıkları, madenleri, şifalı suları, iklim, bitki örtüsü ve yetişen meyveleri, âdet ve gelenekleri, nüfus kayıtları ve nüfus hareketlerini, arazi ve sermaye sahiplerini, bölgeye öteden beri ilgi duyan yabancı güçleri, bunların işbirlikçilerini ve bunlara karşı dikilenleri, sanat, zanaat ve ilim sahiplerini, kimin kime sempati ve düşmanlık hissi içinde olduğunu köy köy, mahalle mahalle bu defterlerden öğrenmek mümkündür. 

Bu kayıtlar, hem içerdikleri bilgi ve hem de imparatorluk aygıtının nasıl çalıştığını anlamak açısından oldukça kıymetlidir. Uzun yaşayan imparatorlukların sırları kapsamında 600 yıl boyunca türlü cereyanlara, fırtınalara rağmen ayakta kalabilmiş bir imparatorluktan bugüne uyarlanabilecek bir davranışın olup olmadığı da, peşinde olunan şeylerden biridir. Bu sebeplerle özellikle de Osmanlı’dan ayrılan toprakların idaresine açık veya gizli tâlip olan Batılı devletler, tahrir defterlerindeki bilgilerin peşinde olmuşlardır hep. 

Mamafih Cumhuriyet’in ilk yıllarında bir kısım Osmanlı evrakının Bulgaristan’a satıldığı iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Bir kısım evrak parça parça kaçırılmış, bunu örtmek için de “satıldı” denmiştir. Evraklar Osmanlı’nın özellikle Balkanlarda izlediği siyasete dairdi. Evraklarda Osmanlı’nın ekonomik, askeri, istihbâri ve adli sırlarını görmek mümkün. Evrakların kaçırılmasından Atatürk’ün haberi sonradan olmuştur. Bir heyetin oradaki evrakların başlıklarını almasıyla operasyon kısmen önlenmiştir. 

Bu evrakların kaçırılması, Balkanlardaki Türklerin mal varlıklarının üzerini örtme, Balkanlardan Türkiye'ye göç etmiş çeşitli ailelerin etnik, dini izlerini kaybetme, Balkanlarda etnik köken tarihini yeniden yazma, istihbarat amacıyla Türkiye’ye Balkanlar üzerinden sokulmuş ve sokulacak ailelerin tespitini güçleştirme, eski yıllarda Osmanlı’nın yanında yer almış olanları tespit etme, Osmanlı’nın dış topraklardaki haber alma ağını deşifre etme, İngiltere’nin bölgedeki ağırlığını çözme, İngiltere’nin Osmanlı içindeki varlığını deşifre etme, Osmanlı’yı önceleyen şürekâyı (yandaş, destekçi) tespit edip yok etme çabasıdır. Bu operasyon ve bu vizyon, Bulgaristan’ın boyunu kat kat aşar. 

Evrak bir milletin hafızasıdır, mahremidir, sır odasıdır, toplumun zayıf ve güçlü yanlarının kaydıdır, irade beyanıdır, hayalleridir, hatıralarıdır, edebiyatıdır. Evrakına sahip çıkmamak, kıymetini bilmemek, intihar etmektir. Defaatle intihar edene “bırakınız ölsün” denir. Evrak istihbaratın namusudur.

Ömer Özkaya Diğer Yazıları