YAZARLAR

Kudüs’ün önemi (3) 

Büyük devletleri, büyük kral ve komutanları Kudüs’e çeken neydi? Yahudiler Kudüs’ten ve bu şehrin mücavir alanlarından neden uzaklaştırılmak istendi? Onlar ısrarla ve inatla neden burada olmak istediler? Hakkında çok az bilgiye sahip olmalarına rağmen Haçlı ordularını buraya çeken neydi? Bu soruların karşılığı insanlık için, önemli bir kısım Yahudi ve İsrailoğlu için bir muammadır ve öyle de kalmaya devam edecektir. 

“İlk insan” Asya’ya mı, yoksa Kudüs’e mi inmiştir? Kudüs’ün önemi, bazı peygamberlerin burada doğmasından ibaret midir, yoksa Kudüs, bu peygamberlerden daha önce de kadim medeniyetler için önemli bir yer miydi? Kadim ilimlere göre “ilk insanın tam donanımlı ve evrenle ilgili tüm bilgilere sahip olarak indiği yer, Asya değil, Kudüs’tür”. Bu sebeple de kutsal şehir, dünyanın en stratejik noktası gibi durmaktadır. 

Kudüs’ün sırları konusunda yazılan çizilen sayısız yazı ve kitap, sırları daha da derinleştirmekten başka bir işe yaramamıştır. Kudüs, batılı, kuzeyli, doğulu ve güneyli tüm ezoterik okulların referans aldığı yer olma hüviyetini her geçen gün daha da artırmaktadır. 

Kudüs’te gerçekten ne tür bilgiler ve sırlar vardır? Kadim Yahudilerin çağdaşlarının çok az bir kısmının bildiği eşsiz sırlar nedir? Büyük olasılıkla insanlığın ihmal edilebilir bir azınlığı bu sırlara vakıf olacak ve olması gerektiği gibi, sırlar daha da gizemli hale getirilerek korunmaya devam edecektir. 

Bugün dünyada egemenliğini devamlı kılmak isteyen büyük devletler, Kudüs sahipliğini veya Kudüs’ün referansını ve kuvvetli desteğini hep önemsemişlerdir. ABD’nin ve Batı’nın yaptığı, geleneği devam ettirip Kudüs’ten güç almaktır. Fakat Kudüs’ün tarihi incelenirken karşımıza çıkan ve Batı’nın ıskaladığı en önemli gerçek şudur: “Bir kısım milletler Kudüs’ten ısrarla uzak dururken bir kısmı da ısrarla Kudüs’ü ele geçirme yolunda heder olmuştur. Kudüs sanki lanetlerden kurtulunulan bir merkez olduğu gibi lanetlere bulayan bir gizemli âlemdir de. Kudüs’ün sırlarını bilenler, Kudüs’ün usulünü, erkânını öğrenmek için tarih boyunca gizemli mâbedlerde talebe olmuşlardır.” 

Kudüs ya da İsrael, Tibet, Kahire, Madrid, Vikinglerin yurdu, Semerkant, Buhara, İstanbul, Petersburg, Tahran, Vietnam, Tokyo, Büyük Tibet denilen Hindistan ve Newyork gibi dünyada nadir elmaslar vardır. Bunların sırlarını bilenler ve taşıma olgunluğu ve akıllılığını gösterenler, varlıklarını çok boyutlu hale getirmek konusunda ehliyet sahibi olmuşlardır. 

Kudüs’ün tarihin her döneminde içten içe harlanan yanardağ misali sürekli izlenen ve gözlenen merkez olması özelliğini her gün artıran sırlar manzumesinin kapısını aralayanlar Hz. Süleyman, Hz. Musa, Hz. İsa,  Büyük İskender, Sultan Selahattin ve Hz. Muhammet (AS) olmuştur. 

Yarın, “Kudüs’ün kardeş merkezleri” ile konuya devam edelim. 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları

Operasyon 

18 Temmuz 2018

İnsanın geleceği 

15 Temmuz 2018

Evrenin dili

14 Temmuz 2018

Ortak köken 

11 Temmuz 2018

Kur savaşlarından ticaret savaşlarına

08 Temmuz 2018