• Bist 100
    98415.3
  • Dolar
    5,7971
  • Euro
    6,4953
  • Altın
    277,6320
İstanbul
16 / 22
0530 708 54 54
0530 708 54 54

YAZARLAR

İçeriden vuruş (3) 

Son 350 yıldır içeriden bir hayli vuruş yedik. Eğer son 350 yılımızı bu açıdan iyi incelersek bundan sonra olabilecekleri önceden öngörebiliriz. Hiç yabancısı olmadığımız bu operasyonlar serisinin hep sonuç vermesi üzerine yabancılar ve onların iç uzantıları, yeni yol ve yöntemler arama ve bulma gereği bile duymamaktadırlar. Ekonomik, sosyal, siyasal ve sair tüm operasyonlara bu kadar kolay gelmemiz de incelenmesi gereken önemli ve öncelikli konulardan. 

Nüfus hareketleri, ideolojik akımlar, etnik ve dini çözülme ve ayrışmalar, hemen hemen tüm devletleri içeriden vuruş türü operasyonlara açık hale getirmektedir. Türkiye bu hususta geçmişte çok ağır testlerden geçmiş bir ülkedir. Bugün artık bu testler sürecine yeniden girmemek için gereken önlemler alınmalıdır. 

Olağanüstü hal gibi bir yönetim tarzını hiç bir devlet kolayca kabullenmez. Çünkü rutin dışı idari durumlar, ülkede değişik komplikasyonlara sebep olabilir. Türkiye olağanüstü hal uygulaması ile içerden vuruşlara karşı bir önlemler yelpazesi geliştirmektedir. Olağanüstü hal uygulaması bu süreçte içeriden vuruşlar şeklinde yapılan saldırılara karşı Türkiye’nin elini ciddi şekilde güçlendirmektedir. Ancak çok uzun süreli bir idari uygulama şekli olmadığı için olağanüstü hal önlemi bittiğinde yine içeriden vuruş operasyonları hız kazanacaktır. 

Ne yazık ki Türkiye’de demokrasi hak ve özgürlükler, insan hakları, hukuk ve daha birçok kurum, demokratik süreçlerde, içeriden vuruş enstrümanları olarak kullanılmıştır ve kullanılmaktadır. 

Tüm devletler değişik yoğunluklarda olmak üzere Türkiye’nin yaşadıklarını yaşamaktadır. Bu bağlamda son yıllarda terörist eylemler ile karşı karşıya kalan başta Batılı demokrasiler olmak üzere tüm devletler, demokratik çerçeveyi daraltan önlemler almak zorunda kalmışlardır. Dolayısıyla Türkiye’nin yaşadıklarını ve aldığı önlemleri tenkit edecek durumda da değiller. 

Buna rağmen bugün müttefik konumda olsun olmasın birçok devlet, Türkiye’ye içeriden vuruş yolu ile saldıranlara karşı hayli toleranslı davranmaktadır. İlerleyen süreçte içeriden vuruş operasyonları küresel bir saldırının aparatları olarak tüm devletleri zorlayacaktır. Türkiye’yi o zaman anlayacaklar fakat klasik ifade ile bazıları geç kaldıklarını da teslim edecek, bazıları da “nasıl olsa Türkiye hasar alıyor” diye toleranslı tutumlarını sürdüreceklerdir. (bitti)  

Ömer Özkaya Diğer Yazıları