• Bist 100
    85.309
  • Dolar
    6,0514
  • Euro
    6,7583
  • Altın
    247,8974
İstanbul
16 / 23
0530 708 54 54
0530 708 54 54
SON DAKİKA

YAZARLAR

Binlerce istihbaratçı kardeş

“Dünya, Yedi Kız Kardeş -Exxon, Mobil, Chevron, Gulf, Texaco, Shell, BP- denilen küresel petrol şirketleri tarafından yönetilir” ibaresi bir zamanlar dünyayı izah ve ifade etmeye yetiyordu. Herkes bilirdi ki Yedi Kız Kardeş’in elindeki imkânlar, Alaaddin’in Sihirli Lambası’nın milyonlarcasından bile sihirli idi. Tüm petrol üreticisi ülkelerden, tüm petrol tüketicisi ülkelere petrol ve türevlerini üretmek ve taşımak tasavvur edilebilir gibi görünmemekteydi. Böylesi bir “ağ”ın kudretini ve nüfuzunu tartışmak boşunaydı. Çünkü Yedi Kız Kardeş’in büyüklüğü dünyadan fazla idi. 

Bütün İslami Asya ve Ortadoğu özeli kaynarken arada bir sadece Aramco adının geçmesi, Yedi Kız Kardeş’in “gelin” olup gittiği gibi bir düşünce oluşturacaktır. Yedi Kız Kardeş’in “sırrına” ermek Güneş’le voleybol oynamak gibidir. Bugün Yedi Kız Kardeş’in büyüklüğü, gücü, istihbari ve diplomatik gücü, teknolojik düzeyi, petrol biliminde ulaştığı seviye ve küresel öngörüleri artık bilinir ve tanımlanır olmaktan çıkmıştır. 

İnternet ya da bilişim devrimi, sonra playstore tekniği artık yedi binlerce istihbaratçı kardeş ilave etmeyi zorunlu kılmaktadır. Herkese bir çip takmak hayali artık gerçek olmuştur. Sim kartsız kimsenin kalmadığı kalanın da bir önemi olmadığı gerçek ve sanal dünyada istihbarat, “toplanan” bir “şeyler” olmaktan çıkıp çoktan şu veya bu şekilde kerhen veya gönüllü olarak “verilen” şekle bürünmüştür. 

Akıllı telefonlara indirmek istediğiniz her uygulama, sizin tüm bilgilerinizi kullanmak ve hatta sizi yönlendirmek, manipüle, speküle, dezenforme ve dikte etmek” gibi sayısız eylemi yapmak için kullanıcıdan “onay” da almaktadır. Böyle bir durumda Yedi Kız Kardeşi oluşturan petrol tanrıları pek de masum kalmakta olabilir. 

“İnsan denen meçhul”den “insan denen malum”a dönüşürken, nedenleri bilinmeyen davranışlar, düşünceler, fikirler, sözler, yorumlar ve insan olarak bilinmeyenlerimizin kalmadığına tanık oluyoruz. Dolayısıyla playstore tartelasından indirilen her uygulama, bireysel olarak dünümüzü, bugünümüzü hemen öğrenmekte, yarınımızı da hemen bilmekte ve öngörmektedir. Öngörülemez insandan an be an öngörülen ve yönetilen insana doğru sonsuz hızla yol almaktayız. Fazla toptancı olmak gibi bir tehlikeyi barındırsa da bu kadar bilinen bir “insan” ve “kurumlar” dünyasında ABD’nin Suriye'den ya da Ortadoğu'dan çekilmesinin veya dönmesinin bir anlamı kalmış olabilir mi? 

Yerel ve bölgesel tablonun yaşamsal boyutunu akılda tutarak ulaşılan bilimsel ve bilişimsel düzeyi de göz önüne alarak olayları analiz ve anlama tekniklerini değiştirmek gerekmektedir. ABD’nin takılıp kalmadığı ulusal ve küresel “değerler” listesi göz önüne alındığında dünyanın ne kadar değiştiği ve daha da değişeceği ortadadır. 

“Binlerce istihbaratçı kardeşin” her an hücrelerimizde meydana gelen tepkimeleri bile bildiği bir süreçte acaba bu tabloyu nasıl algılamalı ve “kendimiz olarak” kalıp kalmadığımızı tekrar analiz etmeliyiz. Eğer “kendimiz” değilsek “şimdi kimiz” sorusu, ABD’nin Suriye'den çekilmesi kadar ve hatta ondan da stratejik olabilir. 

Bölgesel ve küresel okumalar, analizler yapmak ve sonuçlar çıkarmak çok önemli olmakla birlikte acaba bölgemiz ve hatta küremiz ne kadar bizimdir? “Sahiplik” gibi duygular acaba hâlâ tarihteki gibi kalabildi mi yoksa bilişimsel bilimler, yani internet, google, sosyal medya platformları ve arama motorları tüm duygularımıza da mı format attı? 

Binlerce istihbaratçı kardeşin ürettiği sayısız yapay zekâdan mütevellit “genel cerrahlar” sadece beynimize ve duygularımıza dokunarak yepyeni bir “insan mı yarattılar”? Eğer böyle ise “bilgi, bilişim ve sosyal medya platformları devrimleri sonrasında insan, nasıl yeniden formatlandı” diye bir sorunun cevabını aramak da zorunludur. 

Elimizdeki akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve sayısız iletişim platformlarının “bireyi sürekli yeniden yaratması” gerçeği karşısında ne kadar “özgün ve özgür” kaldık? Bu sorunun karşılıkları “insan”ın yeni koordinatlarını verebilir. 

Tekli askeri kara hâkimiyeti teorilerinden çoklu hâkimiyet teorilerine geçtiğimiz bu süreçte Yedi Kız Kardeş’in ve onlara ilave olarak binlerce istihbaratçı kardeşin dünyayı “görkemli” bir şekilde nasıl değiştirdiğini izlemek çok da heyecan verici ve görkemli değil. 

Önümüzde “Çin sarayından çıkış” gibi çetin “bilişimsel, bilimsel ve istihbari çarktan çıkış” süreci var. Türkiye olarak ya yeni bir bilişimsel devrim yapacağız ya da yapılmış devrimin objeleri olacağız. Geç kalmış değiliz. 

Ömer Özkaya Diğer Yazıları